






Türkiye’den Dev Altyapı Hamlesi: Ankara–İzmir Yüksek Hızlı Tren Hattında 36 Bin Tonluk Çelik Anlaşması
Anlaşma kapsamında İngiltere’nin Scunthorpe tesisinde üretilen 36.000 ton ray çeliği, proje için Türkiye’ye sevk edilecek. Şirket bu sözleşmeyi “sekiz haneli (tens of millions of pounds)” büyüklükte bir anlaşma olarak duyurdu.
Projenin Önemi
Ankara–İzmir hattı, Türkiye’nin en stratejik ulaşım projelerinden biri.
599 km’lik elektrikli yüksek hızlı hat, seyahat süresini ciddi şekilde azaltacak.
Karbon emisyonlarının düşürülmesi hedefleniyor.
Hat, başkent ile Ege’nin en büyük liman kentini doğrudan bağlayacak.
Uluslararası Finansman Boyutu
Anlaşma, UK Export Finance desteğiyle gerçekleşti.
Bu detay kritik çünkü:
• Devlet destekli ihracat finansmanı kullanıldı.
• Türkiye’nin mega altyapı projeleri uluslararası kredi ve tedarik zinciriyle ilerliyor.
• Proje küresel finans-ekonomi dengeleri içinde konumlanıyor.
???? İngiltere Cephesinde Kriz, Türkiye Cephesinde Yatırım
Bu anlaşma, zarar eden British Steel için can suyu niteliğinde.
Şirket günde 1,2 milyon sterlin zarar ediyor.
İngiliz hükümeti tesisi acil yasayla kontrol altına aldı.
Parlamento verilerine göre kamu maliyeti 359 milyon sterline ulaştı.
Bu dev sipariş sayesinde:
23 yeni istihdam oluşturuldu.
10 yılı aşkın süredir ilk kez 7/24 ray üretimi yeniden başladı.
Kamyonum Analizi
Bu haber sadece bir çelik tedarik anlaşması değil.
Bu gelişme şunu gösteriyor:
Türkiye yüksek hızlı tren yatırımlarında hız kesmiyor.
Altyapı projeleri yabancı finans ve tedarik zinciriyle destekleniyor.
Ray, köprü ve uzun çelik üretimi küresel rekabet konusu olmaya devam ediyor.
Ankara–İzmir hattı tamamlandığında;
• Lojistik,
• Liman bağlantıları,
• Yük taşımacılığı,
• İnşaat ve altyapı ekosistemi
çok daha güçlü bir yapıya kavuşacak.
İnşaat sektörüne etkisini derinlemesine analiz
Ankara–İzmir YHT Projesinin İnşaat Sektörüne Derin Etkisi
Altyapı Segmentinde Çarpan Etkisi
599 km’lik yüksek hızlı tren hattı;
Tünel
Viyadük
Köprü
Zemin iyileştirme
Elektrifikasyon
Sinyalizasyon
Ray döşeme
gibi çok katmanlı mühendislik süreçlerini içeriyor.
Bu tür projelerde her 1 birim ana yatırım, yan sektörlerde 2–3 kat ekonomik hareketlilik yaratır.
Özellikle:
Hazır beton
Çimento
İnşaat demiri
Prefabrik eleman
Ağır iş makineleri
Hafriyat ve taş ocağı operasyonları
segmentlerinde talep artışı kaçınılmaz.
Uzun Çelik ve Ray Üretimi Stratejik Hale Geliyor
Ray üretimi, standart çelikten farklıdır.
Yüksek dayanım, sürekli kalite ve hassas üretim gerektirir.
Bu durum Türkiye açısından iki kritik soruyu gündeme getiriyor:
Türkiye neden bu rayı yerli üretmedi?
Uzun çelik segmentinde kapasite yatırımı yapılmalı mı?
Bu proje, Türkiye’de ray üretimi ve özel çelik yatırımlarını yeniden tartışmaya açabilir.
Bölgesel İnşaat Ekonomisi Canlanacak
Hat Ankara – Afyon – Uşak – Manisa – İzmir aksını kapsıyor.
Bu koridorda:
Yeni sanayi alanları
Lojistik merkezler
Depolama tesisleri
Konut ve ticari gayrimenkul yatırımları
artış gösterebilir.
YHT hatları genellikle çevresinde 5–10 yıl içinde gayrimenkul değerlerini %20–40 artırabiliyor.
Kamu Finansmanı & Uluslararası Kredi Dinamiği
UK Export Finance desteği, şu mesajı veriyor:
Türkiye mega projelerinde artık sadece iç kaynak değil,
uluslararası kredi ve tedarik destekleri de aktif.
Bu model;
Kamu-özel iş birliği projelerinde
Altyapı finansmanında
Büyük ölçekli enerji ve ulaşım yatırımlarında
yeni bir finansman standardı oluşturabilir.
Ağır Vasıta ve Şantiye Dinamiği
Bu büyüklükte bir proje:
Damperli hafriyat kamyonları
8x4 inşaat kamyonları
Beton mikserleri
Lowbed taşımaları
Ray taşıma özel treylerleri
için uzun süreli operasyon hacmi yaratır.
Özellikle 2026–2028 arasında inşaat kamyonu talebine doğrudan katkı sağlayabilir.
Karbon ve Yeşil Dönüşüm Boyutu
Yüksek hızlı elektrikli hat;
Karayolu taşımacılığındaki yükün bir kısmını demiryoluna kaydırabilir.
AB Yeşil Mutabakat uyumu açısından avantaj sağlar.
Lojistik karbon ayak izini azaltır.
Bu durum, sürdürülebilir altyapı yatırımlarının hızlanmasını tetikleyebilir.
Stratejik Sonuç
Bu proje:
Sadece bir demiryolu hattı değil.
• İnşaat sektöründe kapasite artışı
• Uzun çelik ve ray üretiminde stratejik boşluk
• Bölgesel kalkınma etkisi
• Ağır vasıta talep artışı
• Uluslararası finansman modelinin güçlenmesi
anlamına geliyor.
Eğer Türkiye benzer 2–3 büyük demiryolu yatırımını daha eş zamanlı yürütürse, 2026 sonrası inşaat sektöründe yeniden ivmelenme görebiliriz.
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
|||||
|
|
|||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |





