Yeni Bilimsel Araştırma: Elektrikli Kamyonlarda Enerji Tüketimi %23'e Kadar Azaltılabilir
Avrupa Komisyonu Ortak Araştırma Merkezi (JRC) araştırmacılarının da yer aldığı uluslararası bilimsel çalışma, elektrikli ağır ticari araçlarda enerji tüketimini azaltabilecek teknolojileri karşılaştırdı.
- | Kamyonum
Araştırmanın simülasyon sonuçlarına göre aerodinamik iyileştirmeler, düşük yuvarlanma dirençli lastikler, daha verimli elektrik motorları ve optimize edilmiş aktarma sistemleriyle incelenen kamyon senaryolarında enerji tüketimi referans elektrikli araçlara göre %19–23 oranında azaltılabiliyor. Çalışma, kamyonlarda enerji tasarrufunun en önemli unsurlarından birinin aerodinamik olduğunu, menzil artışında ise batarya kapasitesinin belirleyici rol oynadığını ortaya koyuyor.
Elektrikli Kamyonlarda Rekabet Artık Yalnızca Batarya Kapasitesi Üzerinden Yürümüyor
Ağır ticari araç üreticileri elektrikli taşımacılığa yönelik yatırımlarını sürdürürken, araçların enerji tüketimini azaltmak ve kullanım menzilini artırmak amacıyla farklı mühendislik çözümleri geliştiriliyor.
Elektrikli kamyonların teknik özellikleri değerlendirilirken batarya kapasitesi ve tek şarjla ulaşılabilen menzil öne çıkıyor. Ancak yeni bir bilimsel araştırma, enerji verimliliğinde aracın bütün tasarımının belirleyici olduğunu gösteriyor.
Renewable and Sustainable Energy Reviews dergisinin Kasım 2026 tarihli 241. cildinde yer alan araştırma, Avrupa Birliği destekli araştırma ve yenilik projelerinden elde edilen teknik verileri kullanarak elektrikli ağır ticari araçlarda enerji tüketimini etkileyen teknolojileri değerlendirdi.
Nikiforos Zacharof ve çalışma arkadaşları tarafından hazırlanan, JRC araştırmacılarının da katkı sunduğu çalışmada; aerodinamik, lastik yuvarlanma direnci, elektrik motoru verimliliği, şanzıman optimizasyonu, yardımcı sistemler, batarya özellikleri ve araç üzerindeki fotovoltaik sistemler incelendi.
Araştırmanın temel yaklaşımı, tek tek teknolojilerin sağladığı kazanımları belirlemek ve bu teknolojilerin birlikte kullanılması durumunda ortaya çıkabilecek sonuçları araç simülasyonlarıyla değerlendirmek oldu.
Kamyonlarda %19–23 Enerji Tasarrufu Potansiyeli
Araştırmada farklı ağır ticari araç sınıfları için oluşturulan elektrikli referans araç modelleri üzerinde teknoloji iyileştirmeleri uygulandı.
Simülasyon sonuçlarına göre kamyonlarda enerji tüketiminin %19–23, otobüslerde ise %21–29 oranında azaltılabileceği hesaplandı.
Bu oranlar, belirli teknoloji kombinasyonlarının araştırmada tanımlanan referans araçlara ve kullanım koşullarına göre sağlayabileceği potansiyel kazanımları ifade ediyor.
Dolayısıyla bütün elektrikli kamyonların mevcut araçlara göre aynı oranda daha az enerji tüketeceği veya söz konusu tasarrufun gerçek yol testlerinde bütün koşullarda elde edildiği anlamına gelmiyor.
Araştırma, ağır ticari araçların kullanım alanlarına göre farklı teknolojik çözümlerin ön plana çıktığını da gösteriyor.
Uzun yol taşımacılığında aerodinamik direnç daha belirleyici olurken, dur-kalk koşullarında çalışan şehir içi araçlarda aktarma sistemi, yardımcı sistemler ve enerji depolama özellikleri farklı düzeylerde önem kazanıyor.
En Büyük Enerji Tasarrufu Potansiyeli Aerodinamikte
Araştırmanın dikkat çekici bulgularından biri, kamyonlarda aerodinamik direncin enerji tüketimi üzerindeki etkisi.
Özellikle yüksek hızlarda çalışan uzun yol araçlarında hava direnci, toplam enerji ihtiyacını belirleyen önemli unsurlar arasında bulunuyor.
Çalışmanın tek değişkenli duyarlılık analizinde aerodinamik iyileştirmelerin, incelenen kamyon senaryolarında enerji tüketimini %12,2'ye kadar azaltabildiği hesaplandı.
Diğer teknolojilerin tek başına sağlayabildiği azami tasarruf potansiyelleri ise şöyle belirlendi:
-
Lastik yuvarlanma direncinin azaltılması: %4,1'e kadar
-
Elektrik motoru verimliliğinin artırılması: Yaklaşık %2,3
-
Şanzıman optimizasyonu: %2'ye kadar
-
Araç üzerindeki fotovoltaik sistemler: Yaklaşık %1,4
Bu değerler, araştırmadaki belirli araç ve teknoloji senaryolarının sonuçlarıdır.
Ayrıca farklı teknolojilere ait tasarruf oranlarının doğrudan toplanması doğru değildir. Birlikte uygulanan iyileştirmelerin toplam etkisi, teknolojiler arasındaki etkileşimler dikkate alınarak ayrıca hesaplanmalıdır.
Araştırmanın ortaya koyduğu önemli sonuç, özellikle uzun yol taşımacılığında aracın aerodinamik tasarımının enerji verimliliğinde belirleyici bir mühendislik alanı olduğudur.
Kamyonun Şekli Neden Bu Kadar Önemli?
Aerodinamik direnç, araç hareket halindeyken havanın oluşturduğu karşı kuvvetten kaynaklanıyor.
Hız arttıkça hava direncini yenmek için gereken güç de önemli ölçüde yükseliyor.
Bu nedenle uzun yol taşımacılığında kullanılan çekicilerin kabin tasarımı, araç ile yarı römork arasındaki boşluk, yan hava yönlendiricileri, şasi kaplamaları ve treylerin arka bölümündeki aerodinamik çözümler enerji tüketimini etkileyebiliyor.
Araştırmada değerlendirilen Avrupa projeleri arasında AEROFLEX de bulunuyor.
Bu proje kapsamında geliştirilen aktif aerodinamik çözümler, hava akışının araç çevresinde daha verimli yönlendirilmesini hedefliyor.
Çalışmada, farklı aerodinamik önlemlerin birlikte uygulanmasıyla çekici–yarı römork kombinasyonlarında hava direncinin azaltılabileceği değerlendirildi.
Ancak hava direncindeki yüzde azalma ile aracın toplam enerji tüketimindeki yüzde azalma aynı büyüklük değildir.
Gerçek enerji tasarrufu; araç hızı, yük, güzergâh, hava koşulları ve diğer teknik özelliklere bağlı olarak değişir.
Lastikler Enerji Verimliliğinde Önemli Rol Oynuyor
Ağır ticari araçlarda lastikler yalnızca yol tutuşu, taşıma kapasitesi ve dayanıklılık açısından değerlendirilmiyor.
Lastiklerin yuvarlanma direnci de aracın hareket etmek için ihtiyaç duyduğu enerji miktarını etkiliyor.
Araştırmada, yuvarlanma direncinin azaltılmasının elektrikli kamyonlarda enerji tüketimini düşürmeye katkı sağlayabildiği gösterildi.
İncelenen senaryolarda bu katkı %4,1'e kadar ulaştı.
Ancak lastik seçiminde yalnızca düşük yuvarlanma direncine odaklanılması yeterli değil.
Yük kapasitesi, ıslak zeminde tutunma, aşınma dayanımı, kullanım koşulları ve güvenlik gereklilikleri birlikte değerlendirilmeli.
Dolayısıyla en uygun lastik, yalnızca en düşük yuvarlanma direncine sahip olan değil; aracın taşıma görevine ve teknik özelliklerine uygun performans dengesini sağlayan lastiktir.
Elektrik Motorları ve Şanzımanlarda Yeni Verimlilik Arayışı
Elektrikli ağır ticari araçlarda enerji tüketimini etkileyen diğer önemli unsurlar arasında elektrik motoru, güç elektroniği ve aktarma organları bulunuyor.
Elektrik motorlarının farklı hız ve yük koşullarındaki verimliliği, aracın toplam enerji ihtiyacını etkiliyor.
Araştırmada motor verimliliğindeki iyileştirmelerin yaklaşık %2,3'e, şanzıman optimizasyonunun ise %2'ye kadar enerji tasarrufu potansiyeli sağlayabildiği hesaplandı.
Çalışmada POWERDRIVE, RHODAS, EM-TECH ve ZEFES gibi Avrupa araştırma projelerinden elde edilen bilgiler de değerlendirildi.
Bu projeler, elektrik motorları, güç elektroniği, e-aks sistemleri ve enerji yönetiminde verimliliğin geliştirilmesine yönelik çalışmalar içeriyor.
Ancak bütün elektrikli kamyonlar için tek bir motor veya şanzıman konfigürasyonunun en verimli çözüm olduğunu söylemek mümkün değil.
Araçların kullanım amacı, taşıdığı yük, hız profili ve çalışma koşulları uygun aktarma sistemi tasarımında belirleyici rol oynuyor.
Batarya Kapasitesi: Rijit Kamyonlarda 360, Çekici–Yarı Römorklarda 779 kWh
Araştırmada farklı ağır ticari araçların günlük taşıma görevlerini tamamlayabilmesi için ihtiyaç duyabileceği batarya kapasiteleri de hesaplandı.
Referans kullanım koşullarında, ilave enerji verimliliği iyileştirmeleri uygulanmadan yapılan hesaplamalarda:
-
Rijit kamyonlar için 360 kWh,
-
Çekici–yarı römork kombinasyonları için 779 kWh
nominal batarya kapasitesi gerektiği sonucuna ulaşıldı.
Bu hesaplamalarda aracın tanımlanan günlük operasyonunu tamamlaması ve gün sonunda batarya doluluk oranının en az %15 seviyesinde kalması esas alındı.
Söz konusu değerler bütün elektrikli kamyonlar için geçerli teknik standartlar veya üreticilere yönelik zorunlu batarya kapasiteleri değil.
Araştırmada kullanılan referans araçların, günlük görev mesafelerinin ve enerji tüketimi varsayımlarının sonuçlarıdır.
Gerçek taşımacılık faaliyetlerinde ihtiyaç duyulan batarya kapasitesi; yük miktarı, güzergâh, hava sıcaklığı, hız, şarj olanakları ve araç verimliliğine göre değişebilir.
Ayrıca güzergâh üzerinde uygun ara şarj olanaklarının bulunması, bazı operasyonlarda daha küçük batarya kapasiteleriyle çalışmayı mümkün kılabilir.
Menzili Artırmak İçin Yalnızca Enerji Tüketimini Azaltmak Yeterli mi?
Araştırma, elektrikli ağır ticari araçlarda enerji verimliliği ile menzil artışının birbiriyle ilişkili ancak farklı kavramlar olduğunu gösteriyor.
Enerji tüketiminin azaltılması, aynı miktarda batarya enerjisiyle daha uzun mesafe kat edilmesine yardımcı olabilir.
Ancak araştırmanın sonuçlarına göre menzil artışında en belirleyici parametre batarya kapasitesi.
Teknolojilerin birlikte değerlendirildiği senaryolarda rijit elektrikli kamyonlar için %20 enerji tüketimi azalması ve %75 menzil artışı hedefini karşılayabilen kombinasyonlar belirlendi.
Bununla birlikte bu sonucun elde edilmesi için yalnızca aerodinamik veya motor verimliliğinin artırılması yeterli olmadı.
Batarya kapasitesinin geliştirilmesi de teknoloji kombinasyonunun önemli bir parçasını oluşturdu.
Çekici–yarı römork kombinasyonlarında ise batarya kapasitesi artırılmadan yapılan teknoloji iyileştirmelerinin menzili yaklaşık %16–25 oranında artırabildiği hesaplandı.
Daha yüksek batarya kapasitesinin de dahil edildiği kombinasyonlarda menzil artışı %64–77 aralığına ulaşabildi.
Bu sonuçlar, elektrikli uzun yol taşımacılığında enerji verimliliği kadar batarya kapasitesi ve şarj planlamasının da önemli olduğunu gösteriyor.
Daha Büyük Batarya Her Zaman Daha İyi Çözüm mü?
Batarya kapasitesinin artırılması menzil açısından avantaj sağlayabilse de araç tasarımında bazı teknik ödünleşimleri beraberinde getirebiliyor.
Daha büyük bataryalar aracın boş ağırlığını artırabiliyor ve dingil yükü dağılımını etkileyebiliyor.
Bu durum özellikle taşıma kapasitesinin önemli olduğu ağır ticari araç uygulamalarında dikkate alınması gereken bir mühendislik konusu.
Araştırmada, batarya ağırlığının bazı araç konfigürasyonlarında tahrik dingilinin yük sınırına yaklaşılmasına neden olabileceği değerlendirildi.
Bu nedenle üreticilerin batarya kapasitesi, araç ağırlığı, dingil konfigürasyonu ve taşıma kapasitesi arasında uygun dengeyi kurması gerekiyor.
Özellikle çekici–yarı römork kombinasyonlarında menzil hedefiyle yük taşıma kapasitesinin birlikte değerlendirilmesi önem taşıyor.
Uzun Yol Elektrifikasyonunda Şarj Altyapısı Belirleyici
Araştırmanın sonuçları, elektrikli ağır ticari araçların yaygınlaşmasının yalnızca araç üzerindeki teknolojik gelişmelere bağlı olmadığını da gösteriyor.
Batarya maliyetlerinin düşmesi, yüksek güçlü şarj altyapısının gelişmesi, elektrik şebekesine erişim ve uygun enerji fiyatları, elektrikli taşımacılığın ekonomik uygulanabilirliği açısından önem taşıyor.
Araştırmacılar, kısa mesafeli ve şehir içi operasyonlarda elektrikli araçların yaygınlaşmasının uzun yol taşımacılığına göre daha elverişli koşullarda gerçekleşebileceğine dikkat çekiyor.
Uzun yol taşımacılığında ise yüksek güçlü şarj koridorları ve uygun şebeke altyapısına duyulan ihtiyaç daha belirgin.
Bununla birlikte araştırma, elektrikli kamyonların bütün taşımacılık operasyonlarında dizel araçlardan daha ekonomik olduğunu ortaya koyan kapsamlı bir toplam sahip olma maliyeti analizi değil.
Çalışmada ekonomik konular batarya ve şarj maliyetleri çerçevesinde değerlendirilirken, ayrıntılı ekonomik modellemelerin ayrıca yapılması gerektiği belirtiliyor.
TÜRKİYE AÇISINDAN NE ANLAMA GELİYOR?
Avrupa'da ağır ticari araçların enerji verimliliğine yönelik araştırmalar, Türkiye'nin ticari araç sanayisi ve uluslararası karayolu taşımacılığı sektörü açısından da önem taşıyor.
Türkiye'deki nakliyeciler için elektrikli kamyonların teknik performansını değerlendirirken yalnızca batarya kapasitesi veya katalog menziline odaklanmak yeterli olmayacak.
Aracın gerçek kullanım koşullarındaki enerji tüketimi, taşıma kapasitesi, şarj gereksinimi, servis altyapısı ve toplam sahip olma maliyeti birlikte değerlendirilmeli.
Özellikle Türkiye ile Avrupa arasında taşımacılık yapan işletmeler açısından güzergâh boyunca şarj altyapısına erişim, elektrikli çekicilerin kullanımını belirleyecek önemli unsurlar arasında bulunuyor.
Araştırma aynı zamanda Türkiye'deki ticari araç üreticileri ve tedarik sanayisi için aerodinamik tasarım, lastik teknolojileri, elektrik motorları, güç elektroniği ve enerji yönetimi alanlarında geliştirme fırsatlarına işaret ediyor.
Ancak çalışmanın simülasyon sonuçları Türkiye'deki belirli bir güzergâhta veya filoda doğrudan ölçülmüş veriler değil.
Türkiye'ye ilişkin kesin enerji tasarrufu, menzil ve maliyet sonuçları elde edebilmek için yerel kullanım koşullarına dayanan testlere ihtiyaç bulunuyor.
KAMYONUM DEĞERLENDİRMESİ: GELECEĞİN KAMYONUNU YALNIZCA BATARYA BÜYÜKLÜĞÜ BELİRLEMEYECEK
Yeni bilimsel araştırma, ağır ticari araç teknolojilerindeki dönüşümün önemli bir yönünü ortaya koyuyor.
Elektrikli kamyonlarda rekabet yalnızca daha büyük bataryalar veya daha yüksek motor gücü üzerinden şekillenmeyecek.
Aerodinamik tasarım, lastik yuvarlanma direnci, elektrik motoru verimliliği, aktarma organları ve enerji yönetimi sistemleri birlikte değerlendirilecek.
Özellikle uzun yol taşımacılığında enerji tüketiminin azaltılması, araçların ihtiyaç duyduğu batarya kapasitesi ve operasyonel kullanım olanakları açısından önemli avantajlar sağlayabilir.
Ancak araştırmada hesaplanan teknolojik potansiyelin gerçek taşımacılık koşullarında karşılık bulabilmesi için bağımsız testlere, uygun altyapıya ve ekonomik uygulanabilirlik analizlerine ihtiyaç bulunuyor.
Kamyonum Dergisi olarak bu araştırmadan çıkardığımız en önemli sonuç şu:
Geleceğin en verimli kamyonu, yalnızca en büyük bataryaya sahip olan değil; taşıdığı yükü, kullandığı enerjiyi ve sahip olduğu teknolojileri en verimli biçimde yöneten kamyon olacak.
ARAŞTIRMANIN KAYNAĞI
Makale: Evaluating technological advancements enhancing energy efficiency and driving range in electric heavy vehicles based on European R&I projects and recent literature
Yazarlar: Nikiforos Zacharof, Markos A. Ktistakis, Ilias Cheimariotis, Guillaume Alix, Evangelos Bitsanis, Nicolas Deschle, Jette Krause, Monica Grosso ve Georgios Fontaras.
Bilimsel dergi: Renewable and Sustainable Energy Reviews
Cilt: 241 – Kasım 2026
Makale numarası: 117242
DOI: 10.1016/j.rser.2026.117






YORUMLAR
Yorum Yap