Dünya Lojistiğinde Trilyon Dolarlık Büyüme Beklentisi: Türkiye Pazarı 2031'de 86,5 Milyar Dolara Ulaşabilir
2026 yılında yayımlanan uluslararası araştırmalar, küresel lojistik sektöründe büyüme beklentisinin sürdüğünü ortaya koyuyor. Türkiye taşımacılık ve lojistik pazarının 2031'de 86,54 milyar dolara ulaşması öngörülürken, küresel araştırmalar trilyon dolarlık büyüme potansiyeline işaret ediyor. Orta Koridor yatırımları, e-ticaret ve dijitalleşme sektörün geleceğinde öne çıkıyor.
- | Kamyonum
Türkiye ve dünya lojistiğinde büyüme beklentisi sürüyor
Küresel ticaretin yeniden şekillendiği, tedarik zincirlerinin çeşitlendiği ve dijital teknolojilerin lojistik operasyonlarında giderek daha fazla kullanıldığı bir dönemde, sektörün geleceğine ilişkin yeni büyüme tahminleri yayımlandı.
2026 yılında açıklanan uluslararası pazar araştırmaları, dünya lojistik sektörünün önümüzdeki yıllarda büyümesini sürdüreceğini gösterirken, Türkiye'nin Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumu, üretim kapasitesi ve taşımacılık altyapısı büyüme beklentilerinde öne çıkıyor.
Ancak araştırmalar, küresel lojistik pazarının büyüklüğü ve büyüme hızı konusunda farklı sonuçlar ortaya koyuyor. Bu farklılıklar, araştırmaların kapsadığı hizmet alanları, kullanılan pazar tanımları ve hesaplama yöntemleriyle birlikte değerlendirilmesini gerektiriyor.
Türkiye lojistik pazarı 2031'de 86,54 milyar dolara ulaşabilir
Mordor Intelligence tarafından 11 Mart 2026'da güncellenen Turkey Freight and Logistics Market araştırmasına göre Türkiye taşımacılık ve lojistik pazarının 2025 yılı büyüklüğü 67,43 milyar dolar olarak hesaplandı.
Araştırmada pazarın 2026 yılında 70,12 milyar dolara, 2031 yılında ise 86,54 milyar dolara ulaşacağı tahmin ediliyor.
Bu öngörü, 2026–2031 döneminde yıllık bileşik ortalama %4,30 büyümeye karşılık geliyor. Pazarın beş yıllık dönemde toplam yaklaşık %23,4 genişlemesi bekleniyor.
Araştırmaya göre 2025 yılında Türkiye lojistik pazarında en büyük son kullanıcı grubunu %45,43 payla imalat sanayisi oluşturdu. Lojistik faaliyetleri içinde yük taşımacılığının payı ise %52,34 olarak hesaplandı.
Kurye, ekspres ve paket taşımacılığının 2026–2031 döneminde yıllık ortalama %7,43 büyümeyle en hızlı gelişen lojistik faaliyet alanı olması bekleniyor.
Raporda, Orta Koridor bağlantılarının güçlendirilmesi, ulaştırma altyapısındaki yatırımlar, üretim sektörünün taşımacılık talebi ve dijitalleşme, Türkiye pazarının gelişimini destekleyen unsurlar arasında gösteriliyor.
Küresel lojistik ve tedarik zinciri pazarı 2031'de 6,87 trilyon dolara ulaşabilir
29 Ekim 2026'da NAVADHI Market Research tarafından yayımlanan Global Logistics & Supply Chain Industry Strategic Research Report 2026–2031, dünya lojistik ve tedarik zinciri sektörüne ilişkin güncel büyüme tahminlerinden birini ortaya koyuyor.
322 sayfalık araştırmanın kamuya açık özetine göre küresel lojistik ve tedarik zinciri sektörünün 2025 yılı büyüklüğü yaklaşık 5,37 trilyon dolar olarak hesaplanıyor.
Pazarın 2031 yılında 6,87 trilyon dolara ulaşması ve 2025–2031 döneminde yıllık ortalama %4,2 büyümesi bekleniyor.
Araştırma; karayolu, demiryolu, denizyolu ve havayolu yük taşımacılığının yanı sıra ekspres ve paket teslimatı, depolama, sözleşmeli lojistik, taşımacılık organizasyonu ve tedarik zinciri yazılımları gibi hizmet alanlarını kapsıyor.
Bununla birlikte araştırmanın kapsamı, küresel lojistik faaliyetleriyle bağlantılı bütün harcama kalemlerini içermiyor. Stok bulundurma maliyetleri, liman ve terminal operasyonları ile boru hattı taşımacılığı gibi bazı alanlar pazar hesabının dışında tutuluyor.
Araştırmaya göre Asya-Pasifik bölgesi, 2025 yılında %44,4'lük payla incelenen hizmetler açısından en büyük bölgesel pazarı oluşturuyor.
Bir başka küresel araştırma 2033 için 8,50 trilyon dolarlık pazar öngörüyor
Grand View Research tarafından Haziran 2026'da yayımlanan araştırma ise küresel lojistik pazarı için farklı bir büyüme projeksiyonu sunuyor.
Araştırmaya göre küresel lojistik pazarının 2025 yılı büyüklüğü yaklaşık 4,11 trilyon dolar olarak hesaplanırken, 2026 yılında 4,33 trilyon dolara, 2033 yılında ise yaklaşık 8,50 trilyon dolara ulaşması bekleniyor.
Araştırmanın 2026–2033 dönemi için öngördüğü yıllık bileşik büyüme oranı %10,1 seviyesinde bulunuyor.
Grand View Research; uluslararası ticaretin gelişmesi, e-ticaretin yaygınlaşması, depolama ve son kilometre teslimatına yönelik talep ile ulaştırma altyapısındaki gelişmeleri pazarın büyümesini destekleyen unsurlar arasında değerlendiriyor.
NAVADHI ve Grand View Research araştırmalarının pazar kapsamları ve hesaplama yöntemleri farklılık gösterdiğinden, açıkladıkları büyüme oranları ve pazar büyüklükleri doğrudan karşılaştırılabilir nitelikte bulunmuyor.
Bu nedenle 2031 ve 2033 projeksiyonlarının tek bir ortak küresel pazar tahmini olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Dünya Ticaret Örgütü: Mal ticaretinde 2027 büyüme beklentisi %4,1
Lojistik sektörünün geleceğini etkileyen önemli göstergelerden biri de uluslararası ticaret hacmindeki değişim.
Dünya Ticaret Örgütü (WTO), 8 Ekim 2026'da yayımladığı Global Trade Outlook and Statistics güncellemesinde, dünya mal ticareti hacminin 2026 yılında %3,9, 2027 yılında ise %4,1 artmasını beklediğini açıkladı.
WTO, 2026 yılı mal ticareti büyüme tahminini mart ayında öngördüğü %1,9 seviyesinden %3,9'a yükseltti.
Kuruluşun tahminlerine göre küresel ticari hizmetler ticaretinin hacim bazında 2026 yılında %3,3, 2027 yılında ise %6,4 büyümesi bekleniyor.
WTO, yapay zekâ altyapısına yönelik yatırımların ve ilgili ürün ticaretindeki artışın küresel mal ticaretini desteklediğini belirtiyor.
Bununla birlikte enerji maliyetleri, jeopolitik gelişmeler ve taşımacılık güzergâhlarındaki aksaklıklar küresel ticaret açısından risk oluşturmaya devam ediyor.
Açıklanan büyüme oranları doğrudan lojistik sektörünün gelir artışını değil, uluslararası ticaretin hacim bazındaki gelişimini gösteriyor.
UTİKAD: Türkiye'nin taşımacılık hizmetleri ihracatı 42,6 milyar dolara yükseldi
Türkiye lojistik sektörünün mevcut görünümüne ilişkin önemli veriler, Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD) tarafından 29 Eylül 2026'da yayımlanan Lojistik Sektörü Raporu 2025 ile ortaya konuldu.
Rapora göre Türkiye'nin taşımacılık hizmetleri ihracatı 2025 yılında bir önceki yıla göre %3,5 artarak 42,6 milyar dolara ulaştı.
Aynı yıl Türkiye'nin toplam dış ticaret hacmi 638,9 milyar dolar olarak gerçekleşti.
Taşıma türlerinin dış ticaret değerindeki dağılımında denizyolu %58,92 ile ilk sırada yer aldı. Denizyolunu %26,4 ile karayolu, %13,79 ile havayolu ve %0,89 ile demiryolu takip etti.
Türkiye limanlarında 2025 yılında elleçlenen toplam yük miktarı %4 artarak 553,3 milyon tona, konteyner miktarı ise %3,5 artarak yaklaşık 14 milyon TEU'ya ulaştı.
Karayolu ile gerçekleştirilen ihracatın değeri 87,2 milyar dolar, ithalatın değeri ise 69,5 milyar dolar olarak kaydedildi.
Bu veriler, Türkiye'nin dış ticaretinde denizyolunun değer bazında en büyük paya sahip olduğunu, karayolunun da önemli bir taşımacılık kanalı olmayı sürdürdüğünü gösteriyor.
UTİKAD'ın açıkladığı 42,6 milyar dolarlık taşımacılık hizmetleri ihracatı, Türkiye'nin toplam lojistik pazar büyüklüğünü değil, uluslararası hizmet ihracatından elde edilen geliri ifade ediyor.
Dolayısıyla bu tutarın Mordor Intelligence tarafından açıklanan toplam lojistik pazarı büyüklüğüyle aynı gösterge olarak değerlendirilmemesi gerekiyor.
Dünya Bankası: Orta Koridor'da ticaret hacmi 2040'a kadar üç katın üzerine çıkabilir
Türkiye'nin uzun vadeli lojistik potansiyeline ilişkin dikkat çekici değerlendirmelerden biri de Dünya Bankası'nın 28 Eylül 2026'da yayımladığı Integration: World-Class Trade Logistics Along the Trans-Caspian Transport Corridor raporunda yer aldı.
Rapora göre Doğu Asya, Orta Asya, Güney Kafkasya, Türkiye ve Avrupa'yı birbirine bağlayan Trans-Hazar Taşımacılık Koridoru'nda yapılacak stratejik yatırımlar, koridor üzerindeki ticaret hacminin 2040 yılına kadar üç katın üzerine çıkmasını sağlayabilir.
Araştırmada, altyapı yatırımlarıyla birlikte ticaret ve taşımacılık verimliliğini artıracak reformların uygulanması durumunda koridor hacminin dört katına çıkabileceği belirtiliyor.
Dünya Bankası'nın değerlendirmesine göre gerekli yatırımların gerçekleştirilmesi ve entegrasyonun güçlendirilmesiyle koridordaki taşıma süreleri yarıya kadar düşürülebilir. Daha kapsamlı reform senaryosunda ise sürelerde üçte ikiye varan azalma mümkün görülüyor.
Raporda, 2040 yılına kadar koridorun geliştirilmesi için 25 milyar doların üzerinde fiziksel altyapı yatırımına ve yaklaşık 30 milyar dolarlık tamamlayıcı yatırıma ihtiyaç duyulabileceği ifade ediliyor.
Söz konusu tutarlar, gerçekleşmiş veya kesinleşmiş yatırımları değil, Dünya Bankası'nın değerlendirdiği senaryolar kapsamında öngörülen yatırım ihtiyaçlarını gösteriyor.
Aynı şekilde ticaret hacmindeki artış ve taşıma sürelerindeki azalma tahminleri de yatırımların ve gerekli reformların hayata geçirilmesine bağlı bulunuyor.
Bu projeksiyonlar Türkiye'nin toplam lojistik pazarına ilişkin değil, Trans-Hazar Taşımacılık Koridoru'nun gelişme potansiyeline ilişkin tahminlerden oluşuyor.
Türkiye'nin koridor üzerindeki konumu, demiryolu, liman ve karayolu bağlantılarının geliştirilmesi açısından önem taşıyor.
Karayolu taşımacılığı, depolama ve e-ticaret lojistiğinde yeni büyüme alanları
Araştırmalar, lojistik sektöründeki büyümenin bütün faaliyet alanlarında aynı hızda gerçekleşmeyeceğini gösteriyor.
Türkiye için hazırlanan Mordor Intelligence araştırmasında kurye, ekspres ve paket taşımacılığı en hızlı büyümesi beklenen lojistik faaliyet alanı olarak öne çıkarken, imalat sanayisinin oluşturduğu yük talebi taşımacılık pazarının önemli dayanaklarından biri olmayı sürdürüyor.
Küresel araştırmalarda ise e-ticaret lojistiği, depolama hizmetleri, tedarik zinciri yönetimi ve entegre lojistik çözümleri büyümeyi destekleyen alanlar arasında gösteriliyor.
Türkiye açısından karayolu taşımacılığının geleceği yalnızca toplam yük miktarındaki artışa değil, uluslararası ticaretin yönüne, üretim faaliyetlerine, alternatif güzergâhların gelişimine ve taşımacılık maliyetlerine de bağlı bulunuyor.
Özellikle Orta Koridor'un geliştirilmesi, demiryolu ve denizyolu bağlantılarının güçlendirilmesi ve taşımacılık operasyonlarının dijitalleşmesi, sektörün önümüzdeki dönemdeki rekabet koşullarını etkileyebilecek gelişmeler arasında yer alıyor.
Büyüme beklentilerinin önündeki riskler
Uluslararası kuruluşların tahminleri, lojistik sektöründe büyüme potansiyeline işaret etmekle birlikte bu büyümenin kesinleşmiş bir sonuç olmadığını da ortaya koyuyor.
Dünya Ticaret Örgütü, jeopolitik gelişmelerin enerji maliyetleri ve taşımacılık güzergâhları üzerindeki etkilerine dikkat çekerken, Mordor Intelligence Türkiye araştırmasında düzenleyici maliyetler, bölgesel riskler ve altyapıya ilişkin sınırlamaları büyümeyi etkileyebilecek unsurlar arasında değerlendiriyor.
Küresel ticarette yaşanabilecek yavaşlama, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, sınır geçişlerinde karşılaşılan sorunlar ve uluslararası taşımacılık maliyetleri de sektörün büyüme performansını etkileyebilecek unsurlar arasında bulunuyor.
Bu nedenle gelecek yıllarda lojistik sektörünün gelişimi, yalnızca taşımacılık talebinin artmasına değil, operasyonel verimliliğin yükseltilmesine ve tedarik zincirlerinin değişen koşullara uyum sağlamasına da bağlı olacak.
2031'e doğru Türkiye lojistiğinde büyümenin yönü
2026 yılında yayımlanan araştırmalar bir arada değerlendirildiğinde, Türkiye ve dünya lojistik sektöründe önümüzdeki yıllara ilişkin büyüme beklentisinin devam ettiği görülüyor.
Türkiye taşımacılık ve lojistik pazarının 2031 yılında 86,54 milyar dolara ulaşacağı yönündeki tahmin, sektör için ölçülebilir bir büyüme projeksiyonu sunuyor.
Küresel pazarda ise NAVADHI'nin 2031 için 6,87 trilyon dolarlık, Grand View Research'ün 2033 için yaklaşık 8,50 trilyon dolarlık tahminleri, farklı araştırma kapsamlarında da olsa lojistik hizmetlerine yönelik uzun vadeli büyüme beklentisini ortaya koyuyor.
Türkiye açısından bu büyümenin nasıl şekilleneceğinde üretim ve dış ticaret hacminin yanı sıra Orta Koridor yatırımları, taşımacılık türleri arasındaki entegrasyon, dijitalleşme ve lojistik hizmetlerinin çeşitlenmesi belirleyici başlıklar olacak.
Araştırmalar, önümüzdeki dönemde lojistik sektörünün yalnızca daha fazla yük taşıyan bir faaliyet alanı olarak değil, uluslararası ticaretin sürekliliğini sağlayan, farklı taşımacılık türlerini birleştiren ve teknolojiyle dönüşen bir hizmet sektörü olarak gelişeceğine işaret ediyor.
Türkiye'nin bu büyümeden sağlayacağı kazanımlar ise ulaştırma altyapısındaki gelişmelere, uluslararası bağlantıların güçlendirilmesine, operasyonel verimliliğe ve rekabet koşullarına uyum sağlanmasına bağlı olacak.
KAYNAKLAR
-
Mordor Intelligence – Turkey Freight and Logistics Market, 11 Mart 2026.
-
NAVADHI Market Research – Global Logistics & Supply Chain Industry Strategic Research Report 2026–2031, 29 Ekim 2026.
-
Grand View Research – Global Logistics Market, Haziran 2026.
-
Dünya Ticaret Örgütü (WTO) – Global Trade Outlook and Statistics, 8 Ekim 2026.
-
UTİKAD – Lojistik Sektörü Raporu 2025, 29 Eylül 2026.
-
Dünya Bankası – Integration: World-Class Trade Logistics Along the Trans-Caspian Transport Corridor, 28 Eylül 2026.







YORUMLAR
Yorum Yap