Src’de çözüme adım adım…

Geçen ayki “Src Kabusu” başlıklı yazım bazılarının duygularına tercüman olurken bazılarının da bir hayli canını sıktı! Beni taraf tutmak ve insanları kışkırtmakla suçlayanlar bile oldu…

Bunlar olağan durumlar. Kiminin derdine çare olan başka birinin canını sıkabilir, menfaatlerine ters düşebilir. Ancak benim gibi konu ile menfaat boyutunda bir alakası olmayanların görevi de yaşanan sıkıntıların çözümüne vesile olacak hatırlatmalarda ve girişimlerde bulunmak! Kim ne derse desin, kim ne ile suçlarsa suçlasın!

Şayet mevcut durum dev bir problem olarak sektörün tepesine oturmuşsa, boş verip, bizim işimiz değil deyip, bu birilerini kızdırır diye düşünüp köşemize çekilemeyiz. Adamlar hakları olduğu halde belgelerini alamamışlar… Alamadıkları bu belge yüzünden evlerine ekmek götüremiyorlar… Alamadıkları bu belgenin yokluğu nedeniyle binlerce liralık cezalar ödüyorlar… Ne yapalım duyarsız mı kalalım? Olmaz! Olamaz!


Dediğim gibi karşılaştığımız bazı durumlar ve söylemler ne kadar hoş olmasa da yine de olağan! Mesleğin cilvesi, olmazsa olmazı… Bizim üstümüze düşen ise bu tepkileri hoş görüyle karşılayıp, saygıda kusur etmemek ve yolumuza devam etmek.

Ancak bu süreçte, tepki göstermesi beklenebilecek olan öyle bir kurum vardı ki sorunun tam ortasında olan… Yaşanan sıkıntıların en fazla sorumlusu olduğu düşünülen… Ancak sözü geçen bu kurum Başkanı aracılığı ile bize ulaşıp tepki göstermek şöyle dursun tam tersi çok olumlu ve nazik bir tavırla birçok şeyin artık eskisi gibi olmadığı ve değiştiğini belirtip, bu değişiklikleri bizzat yerinde görmemiz, güncel durumu daha iyi anlamamız için yerlerine davet etti. Daveti yapan kişi Karayolu Ulaştırması Uygulama ve Araştırma Merkezi (UBGUP) Başkanı Yrd. Doç. Dr. Mesut Düzgün. Hani benim “… Gazi Üniversitesi de bu işin altından kalkamadı.” dediğim Merkez’in yeni başkanı. Kendisi yerlerinde son durum hakkında çok detaylı bir bilgilendirme yaptı. Artık bazı şeylerin eskisi gibi olmadığını ve olmayacağını, en ufak detaya girerek, tüm birimlerde birebir yerinde göstererek anlattı.

Sevgili Başkan genç yaşına rağmen merkeze öyle bir düzen ve enerji getirmiş ki inanılmaz. Alt yapıyı tamamıyla değiştirip, arşiv sistemine ve genel işleyişe ilişkin mükemmel bir sistem kurmuş. Sadece sistem değil çalışanların motivasyonu ve havası bile değişmiş dersem abartmış olmam. Ben açıkçası çok etkilendim.

Ve şu anda sistem beklemeden, bekletmeden tıkır tıkır işliyor. Hemen hemen her şey online bir düzen içerisinde. Yapılmış olan başvurular çok kısa bir zaman zarfında belgelenip, ilgili kartlar sahiplerine ulaştırılıyor. Bilgilenme esnasında şaşırtıcı bir durumla da karşılaştım. Bunu da burada belirtmeden geçemeyeceğim. Önceden yapılmış başvurulara ilişkin bekleyen 300 bine yakın kart var! Evet bunlar hazırlanmış, bitmiş ancak sahibine ulaşamamış! Neden mi? Başvuruda bulunanların yaklaşık olarak 110 bin, 120 bin civarı ücretini yatırmamış. Yatırılacak ücret ise 30 tl.! Diğerleri ise ücreti yatırılmış ancak belge sahibi ikametgâhında bulunamamış. Ben buradan kartlarını bekleyen arkadaşlara hemen bir duyuru yapıyorum ve diyorum ki, arkadaşlar “SRC” belgeleriniz belki de merkezde bekliyor. Lütfen UBGUP’ e ulaşıp bir soruşturun!

Gelelim geçen sayıdaki önerime… “Şu SRC denen sitemi tümden kaldırın!”  Evet hala yanı fikirdeyim. Ancak eğitim ve sınav siteminde bir kolaylık getirilir ve belgelendirme süreci de yukarıda bahsettiğim şekilde sorunsuz işlemeye devam ederse ne ala! Yoksa bu iş her zaman bir sıkıntı olarak kalmaya devam eder.
Son söz: “ Sayın Yrd. Doç. Dr. Mesut Düzgün tebrikler”