Bir Yaz Daha Bitti.
Günler, haftalar, aylar, nasıl da hızla geçip gidiyor. Sanki zaman söylendiği gibi hızlandı! Yoksa böylesi bir sürat yaşanmaz; aynı hissiyatı birçok insan paylaşmaz değil mi? Acaba bu fantezi bize yoğun yaşantımızın bir hediyesi mi? Ondan mı böyle hissediyoruz…
Her neyse bu yoğun tempo içinde “yaşamak” için vakit çalmaya çalışıyoruz! Bu ne demek mi? Yaşamanın temel amacı nedir, anları keyifle yaşayıp mutlu olmak mı? Bizi insan yapan duygularla yoğrulmuş bir ömür tüketmek mi? Gülmek gibi sevmek gibi heyecanlanmak coşmak gibi… Bu yoğun koşturmaca bize sadece rekabet, korku, acımasızlığı mı getiriyor acaba sanki doğadaki diğer canlılarda olduğu gibi! İşte azıcık zaman aralıkları yaratıp bu duyguları yaşayacağımız anlar yakaladığımızda sınırları aşıp çocuklar gibi heyecanlanıyoruz, sınırları aşıp koy veriyoruz kendimizi, şaşırıyoruz, kopuyoruz, coşuyoruz… Bende böyle oluyor! Hayatımın her dakikasının iş olduğu bu düzende ufacık bir parantez tarifsiz mutluluklar veriyor bana. Dibine kadar anın keyfini çıkarmaya çalışıyorum.
İşte bu parantezlerden çoğu hatta tamamına yakını yine iş vesilesi ile oluyor. Tabii bu da ayrı bir paradoks! Günübirlik organizasyonlarda, gecelerde, yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerde yaşanan bu özel anlar sanıyorum benim gibi sektördeki diğer arkadaşlarıma da aynı hazzı veriyor… O zamanlarda işimi daha da çok seviyorum! Dostluklarım pekişiyor yeni dostlar ediniyorum. Yani özetle çok mutlu oluyorum.
Öyle olmalı değil mi; madem yaşamak çalışmak olmuş, işi yaşamın gerçek tatları ile harmanlamak lazım… İnsani duygularımızı daha yoğun yaşamak, hissetmek için.
Gelelim geçtiğimiz aya… Sektörümüz piyasanın bir miktar durağanlaşmasından yakınsa da siyasi konjoktür hareketin eninde sonunda istenilen seviyeye yaklaşacağına işaret ediyor. Belki yapılan açıklamalar ve dünyadaki gelişmeler talebin ertelenmesine sebep oluyor, belki belirsizlik hissi var! Ancak ben önümüzdeki günlerin daha güzel geçeceğine inancımı yitirmiyorum.
Böyle bir gündem olmasına rağmen firmalar pazarın çalkantısından bağımsız olarak kendi yollarında mücadelelerini sürdürüyorlar. Hep şunu görüyoruz; “daha iyi, daha güçlü, daha etkili, daha ulaşılabilir nasıl olabilirim?” Bu sorulara cevap arayışı ile sürüyor çalışmalar. Bize de tüm bu çalışmaları takip etmek düşüyor. Bu anlamda sektörümüzde geçtiğimiz ay içinde olanların tümü dergimizde yer alıyor. Ayrıca bahsi geçen o yenilik ve değişimlere de yakın plan yapıyoruz. Bunların yanı sıra değişik illerin değerli sektör mensupları ile yaptığımız söyleşiler de yine sayfalarımızda yerini buluyor!
Önümüzdeki günler yine yoğun gündemleri beraberinde getirecek. Özellikle 2014 mevzuatlar açısından bazı başlangıçların yılı olacak! ADR gibi… Biz koşmaya devam edeceğiz anları yakalamayı unutmadan… Mutlu ve keyifli yaşamayı es geçmeden! Siz de koşacaksınız mutlaka çok koşacaksınız hem de…. Tavsiyem siz de zaman zaman kendinize anlar çalın; coşun, çocuklaşın, boş verin gitsin!
Ve bir kere daha bir sonraki sayıya kadar mutlu kalın… sağlıklı kalın… hoşçakalın





