Kayserili Çalışıyor, Kazanıyor, Kazandırıyor
- | Kamyonum
Boytrans Lojistik Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. Boydak Holding bünyesinde 1996 yılında kurulan bir firma. Nakliye ve akaryakıt konularında çalışıyor. Boytrans, grubun asli faaliyet konuları olan İstikbal ve Bellona markalı ürünlerin yurt içi taşımalarını yapıyor. Bu hizmeti, 75 araç ve yedek dorse sistemiyle çalışarak yapıyor. Dönüşlerde ise gruba ait malzeme ve hammaddeyi taşımakla birlikte sadece dönüşlerde yüzde 20 gibi piyasaya yönelik taşıma yapılıyor. Boytrans Lojistik Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Muhammet Yakut ile Türkiye’deki taşımacılık sektörü konuştuk.
Türkiye’deki nakliye sektörünün durumunu nasıl görüyorsunuz?
İşin aslı çok da iç açıcı, cazip değil. Yeni kanunlar çıkıyor, düzenlemeler oluyor. Ancak kontrollerin yetersizliği ve firmaların duyarsızlığı ile yeterli sonuçlar alınamıyor. Yeniler uygulamaya alınamadığından çözüm bekleyen başka sorunlar haliyle erteleniyor.
Şimdi sektörde şöyle bir yaklaşım var. Fabrikalar ürettikleri malları nakliye firmalarına dağıtmak yerine kendi filolarını kurup kendi yüklerini kendileri taşıyorlar. Bu nedenle de piyasada iş hacmi düşüyor diyerek bu uygulamayı eleştiriyorlar. Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Büyüyen, markalaşan firmalar müşteri memnuniyeti, marka imajı gibi konulara çok önem veriyorlar. Dolayısıyla piyasadan yeterince alınamayan, kaliteli olmayan hizmet, fabrikaları böyle bir yola itiyor ve bence bu normal. Dediğimiz gibi önemsenen müşteri, marka değeri, kaliteden taviz verilmeyen bir anlayış, rekabet vs. konular daha maliyetli de olsa fabrikaları kendi filolarını kurmaya teşvik ediyor. Maalesef ülkemizde dönemler itibariyle üretim miktarı olarak bir standart yok. Bazen işler çok iyi oluyor ve piyasadan taşıma yapacak araç bulamıyorsunuz. Böylesi dönemlerde kendi filonuz işinizin sigortası gibi, acil siparişlerinizi yerine ulaştırabiliyorsunuz. Aslında piyasadan daha ucuza bu hizmeti almak mümkün, çünkü işinizi kurumsal bir çatı altında yapıyoruz. Takdir edilir ki kurumsallık bazı maliyet unsurlarını beraberinde getiriyor, ancak her şeye rağmen az önce saydığımız konulardan dolayı kendi filomuzun olmasını önemsiyoruz.
“Her hafta gruplar halinde şoförlerimize trafik, motor, ilk yardım vs. mesleki eğitimlerle kişisel gelişim ve stres yönetimi gibi eğitimleri aldırıyoruz.”
Bildiğimiz gibi taşımacılık sektöründe şoförler önemli bir yer tutuyor. Dolayısıyla onların sektörle ilgili eğitimlerinin iyi olması gerekiyor. Siz şoförlerinize yönelik ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz?
Öncelikle çalışma hayatını düzenleyen yasal tüm prosedürler ile ilgili en ufak bir problem ve eksiğimizin olmadığını söyleyebiliriz. Biz Boytrans olarak şoförün istihdamından itibaren bu konuya önem veriyoruz. İşe alınacak şoförde sektörün, mesleğin ve tabidir ki kendi kurumsal kültürümüzün niteliklerini arıyoruz. Deneme süresini çok iyi takip ediyoruz, her hafta gruplar halinde şoförlerimize trafik, motor, ilk yardım vs. mesleki eğitimlerle kişisel gelişim ve stres yönetimi gibi eğitimleri aldırıyoruz.
Şoförlerle ilgili ayrı bir yasal düzenleme yapılması gerektiği konusunda ne düşünüyorsunuz?
Kesinlikle gerektiğini düşünüyoruz. Mutlaka sektöre özgü yasal düzenlemeler yapılmalı. Bu insanlar, sabah girişte, akşam çıkışta kart basan fabrika işçisinin tİ¢bi olduğu kanunlara tİ¢biler. Günlük normal çalışma, fazla mesai ayrımının yapılması pratikte çok mümkün değil. Yük almak, boşaltmak için beklenerek geçirilen süreler var, şoförün aracı günlerce, hatta haftalarca evi olabiliyor. Ayrıca ücretlendirmelerle ilgili çok farklı, sosyal güvence sisteminin olmadığı uygulamaları da maalesef duyuyoruz. Konuyla alakalı daha esnek, denetime müsait bir çalışma şeklinin düzenlenmesi gerekir.
“Sektörün sahip olması gereken itibar biran önce kazandırılmalı”
Son olarak, kurulacak olan yeni hükümetten sektörünüze yönelik neler yapmasını istiyorsunuz?
Sorunlar ortada, sektör insanı ve meslek odalarınca bunlar biliniyor. Ben sadece yasal düzenleme ve müdahaleler ile sektörün sahip olması gereken itibar biran önce kazandırılmalı diye düşünüyorum.
“En Büyük Eksikliğimiz Bu İşi Profesyonel Olarak Yapamayışımız”
Günaydın Uluslararası Nakliyat, aktif olarak uluslararası nakliyelerde 1985’den itibaren Kayseri’deki en köklü firmalardan bir tanesi. 45’in üzerinde çekici ve 60’ın üzerinde de treylere sahip. Sadece uluslararası çalışan firma, ağırlıklı olarak Almanya, Fransa, Hollanda, Avusturya ve Belçika’ya beraberinde Balkan ülkelerine taşımacılık yapıyor. Türkiye’nin belli markalı mobilya şirketlerinin Kayseri’den Avrupa ihracatını gerçekleştiriyor. Günaydın Uluslararası Nakliyat Yöneticilerinden Şükrü Günaydın ile genel olarak uluslararası taşımacılık konusunda Türkiye ile Avrupa’daki taşımacılığın benzerliklerini ve farklılıklarını konuştuk. Şükrü Günaydın 22 yıl kadar Avrupa’da yaşamış. Günaydın, elimizdeki teçhizatlar bakımından Avrupa’nın gerisinde olmadığımızı fakat en büyük eksikliğimizin profesyonel olarak bu işi yapamayışımızı gösteriyor.
Bize kısaca Kayseri’deki nakliye potansiyelini değerlendirir misiniz?
Kayseri’de 90’lı yıllarla birlikte gelişen bir mobilya sektörü var. Bunlardan Boydak Grubu’nu örnek gösterebiliriz. Kayseri’deki potansiyel çok büyük ve bu potansiyel gördüğümüz kadarıyla daha da büyüyecektir.
Peki, bu potansiyel yeteri kadar değerlendirilebiliniyor mu?
Potansiyel çok fazla. Bu potansiyeli değerlendirmede Kayseri’deki firmalar yetmiyor. Konya, Sivas, Nevşehir gibi illerdeki nakliyeciler dahi yüklemelerini Kayseri’den yapıyorlar.
Uzun yıllar Avrupa’da yaşamış biri olarak sizden Avrupa’daki taşımacılık ile Türk taşımacılığını karşılaştırmanızı istesem bize neler söylersiniz? Ülke olarak Avrupa’dan çok mu gerilerdeyiz?
Elimizdeki teçhizatlar bakımından bakarsak, biz geride değiliz. Teçhizattan kastım kullandığımız araçlardır. Karayolu taşımacılığında Türkiye çok büyük bir potansiyel taşımaktadır. Ve Avrupa’da lider olma yolunda yürüyen bir ülkeyiz. Fakat burada en büyük eksikliğimiz bu işi profesyonel olarak yapamayışımız. Normalde işi ehline vereceksin. Ama burada işi ehline değil bu işte para var diye bu sektöre girmiş ehil olmayan kişilere veriyoruz. Ama bu mantığı aşmamız gerekiyor. Eğitilmiş profesyonel elemanlar çalıştırmamız gerekiyor ki verimlilik artsın. Ve de kalite artsın ki Avrupa’daki taşımacılar ile rekabet şansımız yükselsin. Lojistik ve uluslararası şoför eğitimlerine önem vermeliyiz. Bizim nakliyecilerimiz taşımacılıkta taşımayı yapan demirbaş olarak TIR’ı görürler. Fakat taşımayı yapan aracı yönlendirecek yöneticiler eksik. Yönlendirecek profesyonel kişiler eksik. Çoğu şirketlerimizde yabancı dil bilen elemanlarımız çok az.
“Avrupa’ya çıktığımızda Türk nedir diye sorsanız? Onlara göre Türk: ‘Sahtekİ¢rdır, eroincidir, katildir, kaçakçıdır’.”
Peki, uluslararası taşımacılık sektöründe ne tür sorunlar yaşıyorsunuz?
Bizim en büyük sorunumuz ülke geçişlerinde yaşadığımız sıkıntılardır. Geçiş belge sorunları ve Avrupa’da ülkemiz üçüncü ülke olarak görüldüğü için önemsenmemesi sıkıntı yaratıyor. Sınırlarımızdan Avrupa’ya çıktığımızda Türk nedir diye sorsanız? Onlara göre Türk: “Sahtekİ¢rdır, eroincidir, katildir, kaçakçıdır”. Avrupa bize bu mantıkla baktığı için biz bunu bir türlü aşamıyoruz. Bu yüzden hiç durmadan nakliye sektöründe önümüze engeller getiriliyor. Gümrük Birliği’ne imza atmış bir ülke olarak malların ve hizmetin serbest dolaşması lazım. Fakat maalesef benim edindiğim bilgiler ve Gümrük Birliği’ne göre malların dolaşımı serbest fakat hizmetin dolaşımı serbest değil. Hizmet sektörünün dolaşımı serbest olamadıktan sonra malların dolaşımının serbest olmasının hiçbir önemi yok. Tüm ülkeler Türkiye’ye geçiş belgesi zorunluluğu getirdi. Avrupalı bilinçli olarak Türk nakliyecisinin önünü kesmek istiyor.
“Geçen 5 yıllık sürede uluslararası nakliyede çağ atladık”
Ulaştırma Bakanlığı bu konuda üstüne düşen görevi yapıyor mu?
Biz geçen 5 yıllık sürede uluslararası nakliyede çağ atladık. Çünkü destekler olsun, sistemler olsun Ulaştırma Bakanlığı ile istişarelerimiz olsun fazla oldu. Fakat “görevinin tümünü yapıyor mu” derseniz, hayır yapmıyor. Yapamıyor. Çünkü belli bir temelimiz eksik. O da yapılanma içinde. Bunu da Ulaştırma, UND ve RODER’in beraber çalışmasıyla yapabiliriz.
Bu konuda sektördeki firmalara bir öneriniz var mı?
50’nin üzerinde aracı olan firmaların Avrupa’daki şirketlerle entegre olması, partner grupları oluşturmamız ve de sektörde bu işi bilen eğitimli profesyonel kişilerin şirket kurması gerekiyor. İşini bilmeyenlerin de bu sektöre girmesi fiyatları inanılmaz derecede aşağı çekiyor. Bu da Avrupalının ekmeğine yağ sürüyor. Bu iş böyle giderse biz bu işin köleliğini yapmış olacağız.
“En Çok Sıkıntı Çektiğimiz Durum Kapıkule’de Yaşanan Yoğun Sıralar”
Palamutlar Uluslararası Nakliyat Nevşehir’de uluslararası taşımacılık yapan bir firma. Şirket, Eczacıbaşı’nın sözleşmeli nakliyecisi olarak Almanya ayağını oluşturuyor. Bunlara ek olarak İstikbal ve Bellona Grubu’nun Romanya ayağını oluşturuyor. Yine Hes Kablo’nun Romanya ayağını oluşturuyor. Palamutlar Uluslararası Nakliyat Yönetim Kurulu Başkanı Atilla Palamut, Kapıkule Sınır Kapısı’ndaki Mazot Satış İstasyonu’nda yaşanan mazot kuyruklarının kendilerini olumsuz etkilediğini ve çözüm olarak da Hamzabeyli Sınır Kapısı’na yeni bir mazot istasyonu kurulmasını gösteriyor.
Büyük firmaların yüklerini taşıyan bir şirket olarak sizce bu tür büyük şirketlerin yüklerini taşıyabilmek için ne tür standartları yakalamış olmak gerekiyor?
En başta dürüstlük ve verilen sözün yerine getirilmesi gerekiyor. Verdiğiniz sözün arkasında durursanız bu size büyük bir itibar kazandırıyor. Biz bu firmaları verdiğimiz sözleri yerine getirmekle elde ettik. Önemli olan disiplinli çalışmaktır. Böyle çalışırsanız insanlar size güvenir. Disiplinli çalışırsanız her zaman piyasada var olursunuz.
Peki, bu sektörde ne tür sorunlar yaşıyorsunuz?
En çok sıkıntı çektiğimiz durum Kapıkule’de yaşanan yoğun sıralar. Buradaki mazot satış istasyonundan mazotu sağlıklı bir şekilde alamazsak bu bizi olumsuz etkiliyor. Orada mazot kuyruğu oluyor. Şimdi Hamzabeyli’ye bir pompa istasyonu kursalar bu sorun ortadan kalkacak. Kapıdaki araçlar beklemeyecek. Araçlar beklediği süre içerisinde teslimatlar gecikiyor. Zaman bizim için çok büyük bir dezavantaj. Zamanla yarışılan bir ortamda yaşadığımız için bizim için zaman çok önemli. Sırada kaybedilen zaman ülke ekonomisine verilen bir zarardır. Onun için milli servete zarar gelmemesi için kapıdaki sıraların kaldırılmasını istiyoruz.
Siz, UND ve RODER’in tek çatı altında birleşmeleri konusunda ne düşünüyorsunuz?
Bence çok seslilik Türkiye’ye hiçbir zaman fayda getirmiyor. İki kişi konuşuyor ama sadece konuşuyor. Neticede icraat gerçekleşmiyor.
Yeni kurulacak olan hükümetten ne tür talepler içindesiniz?
Eski Ulaştırma Bakanı bize söz vermişti. “Ben sizin eliniz, kolunuz, diliniz olacağım ve Avrupa’ya karşı sizi savunacağım” demişti. Şimdi iktidar değişmedi. Bu sözlerin yerine geleceğini umuyorum. Bizim araçlarımız ile Avrupa’daki araçların masrafları arasında çok fazla fark var. Bu masraflar karşısında yetkililerin bize verdiği sözler var. Bunlar belge sorunları. Ben korkumdan Macaristan’a çalışmıyorum. Macar belgemizin ve araçlarımızın tümünün yeni olmasına rağmen çok ağır cezalarla karşılaşıyoruz. Macar belgeleri çok pahalı olduğu için kazanç minimuma iniyor.
Damperde Markanın Adı Kayseri
Kayseri’de 15 civarında üst yapı firması var. Şehir özellikle damper grubunda marka bir il. Bu firmalardan beş tanesi Organize Sanayi Bölgesi’nde diğer on tanesi ise Yeni Sanayi Sitesi’nde üretimlerini gerçekleştiriyor. Kayseri’deki tüm firmaların aylık üretimi 250 civarında. Daha çok Mercedes araçlara üst yapı üretiliyor. Bunu BMC, Ford ve diğerleri izliyor. Sektör daha çok inşaat sektörün bağlı.
İnşaat sektöründe yaşanan durağanlık, özellikle Kayseri’de damper üretimi ağırlıklı olduğu için otomatik olarak bu üst yapı sektörünü etkiledi. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle başlayan Türkiye’deki siyasi krizin 22 Temmuz genel seçimlerine kadar devam etmesi ve bunun getirdiği belirsizlikler; inşaat sektöründe işlerin durmasına dolayısıyla da üst yapı sektöründe işlerin büyük oranda düşmesine neden olduğu dikkati çekiyor. Ama 22 Temmuz seçim sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte işler hızla eski düzeyine ulaşmış. Kayseri Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren bazı firmalarla kısa röportajlar yaparak sektör hakkındaki düşüncelerini aldık.
Tunalar Damper Dingil San. Tic.Ltd. Şti. Genel Müdürü Ahmet TUNA “Sektörümüz seçim nedeniyle bir durgunluk yaşadıysa da bunun ileriki günlerde düzeleceğini ve artan yatırımlarla birlikte eski haline geleceğine eminiz. Biz firma olarak artan ürün çeşidimiz ve yeni yatırımlarımızla sektördeki talep artışına hazırız.
Bizim devletimizden beklentimiz hammadde maliyetlerimizde istikrarlı fiyat ve sürekli yatırım. Ayrıca artan dış pazar fırsatlarını da değerlendirmeye çalışmakta ve sektörümüz içinde bunun bir fırsat olduğunu düşünmekteyiz.”
Kartallar Damper, Dorse ve Araç Üstü Ekipmanları San. Tic. Ltd. şirketinden Ömer Kartal, sektörde özellikle çelik konusunda hammadde sıkıntısı olduğunu söyleyerek hammaddeye kurdan kaynaklanan orantısız zamlar geldiğini, kur düştüğü zaman da saca zam geldiğini ifade etti. Kartal, “Mayıs-Temmuz dönemi durağan bir dönemdi. İnsanlar tamamen seçimi bekledi. İlk hafta telefonlar hareketlendi. Şimdi ise işlerimiz hareketlendi. Sirkülİ¢syon başladı. Daha da iyi olacağını ümit ediyoruz.” diye konuştu.
Bostancı Damper Makine Kalıp Mobilya ve Metal San. Tic. Ltd. Şirketi ortaklarından Makina Mühendisi Altan Arslan ise 1990 yılında Kayseri’ye geldiğinde bir mühendisin hiçbir öneminin olmadığını ama şimdi teknik adamların çabasıyla bu görüşün yıkıldığının altını çizdi.
Arslan şunları söyledi: “Biz kendi içimizde mücadele veriyoruz. Amaç aldığın parayla altına bir Mercedes alıp da bir bağ evi almak değil de kendi işimize yatırım yapmak, farklı teknolojileri takip etmek; yurt dışından gelen bir malzemeye ibretle bakıyoruz. Diğer firmaları gezin, bir tane teknik adam bulamazsınız. Bizim ülkemizin ileri gitmesinin tek şartı ilime ve bilime önem vermekten geçiyor. Bunun dışında, işlerin çok yoğunlaştığı zamanlarda kalifiye eleman sıkıntısı çekiyoruz.”
Kayseri’deki Nakliyeciler de Dertli
Taşımacılık sektörü hızlı bir şekilde kurumsallaşma süreci içine girmesiyle firmalar bu sürece ayak uydurmak için yeniden yapılanma içine girdi. Bu süreçte bu yapılanmaya ayak uyduramayanlar zor günler yaşıyor. Bu noktada sektörün sorunlarına yeteri kadar çözüm bulunmaması denetimlerin yeteri kadar yapılamaması sektörü daha da olumsuz etkiliyor. Kayseri’deki yurt içi taşımacılık yapan firmaların bazılarından sektörün durumu hakkında görüş aldık.
“Küçük firmalar yavaş yavaş yok oluyor”
İncesu Taşımacılık Genel Müdürü Ertaş Çopur, artık küçük firmaların yavaş yavaş yok olduğunu söyleyerek, “Avrupa’daki gibi büyük firmalar ayakta kalacak. Dört sene öncesini düşünürseniz vatandaşın borçsuz kamyonu şimdi borçlu durumda. Risk çok kazanç yok. Masraf çok olduğu için para kalmıyor kamyoncuya. 10 bin YTL’si olan gidip bir kamyon alabiliyor. Mesleği olmadığı halde bu işi yapan çok. Arabanın çokluğu işsizliği getiriyor. İşe kamyoncu tarafından talep çok olunca kiralar düşük. Bunu da iş çevreleri çok güzel kullanıyor” diye konuştu.
Çopur, hükümetten beklentisini ise şu cümlelerle özetledi: “Hükümetten bizim aldığımız belgeler karşılığında aldıkları paranın karşılığını vermelerini istiyoruz. Belgelerin denetiminin yapılmasını istiyoruz. Bir de bu tonaj konusunda kontrollerin iyi yapılmasını istiyoruz. Ve de plaka tahdidinin artık konmasını istiyoruz. 20 yaş üstü araçların trafikten çekilmesini istiyoruz. Bunları yaparlarsa bu sektör ayakta kalır.”
“Kamyoncu arkadaşların problemleri olur, Şoförler Odası ilgilenmiyor”
Babadağ Nakliyat’tan Seyfi Saçlıoğlu ise, sektördeki en büyük sıkıntıları olarak mallarının çalınmasını gösteriyor. Saçlıoğlu sözlerini şöyle sürdürüyor: “Biz 3 kamyon mal çaldırdık. Hırsızı bulup Emniyet’e bildirdiğimiz halde Emniyet tutuklama yapmadı. Gözaltına aldı. Savcılığa gönderdi. Savcılık bizden önce bıraktı. Bu güveni suiistimal oluyormuş, yeni AB yasalarına göre suç kapsamına girmiyormuş. Biz de buradan doğan zararı karşı tarafa ödedik”
“Herhangi bir dernekten yardım almadınız mı?” sorusuna ise Saçlıoğlu şöyle yanıt verdi: “Biz Şoförler cemiyetine bağlıyız. Bizim burada Nakliyeciler Derneği var ama onun da kendine hayrı yok. Kamyoncu arkadaşların problemleri olur, Şoförler Odası ilgilenmiyor. Şimdi Derviş Bey (Günday) milletvekili oldu. ‘Kesinlikle siz benim esnafım değilsiniz! Ben taksici esnafının derneğiyim’ demiş. Ama paraya geldi mi de topluyor.”
“Hükümetten tonajın uygulanmasını istiyoruz”
Şeker Nakliyat’tan İbrahim Arslan ise sıkıntı olarak özellikle Doğu’dan dönüşlerde işlerin zayıf olması nedeniyle araçlarını boş gelmesinden rahatsız.
Bunlara ek olarak denetimler konusunda memnuniyetsizliğini dile getiren Saçlıoğlu, “Tonajdan memnun değiliz. Tam uygulanmadı. Ya hep olsun ya da hiç olmasın. Bunun dışında nakliyat fiyatları düşük. Mazotlar pahalı. Nakliyeler düşük olduğu için tonaj atmak zorundayız. Hükümetten tonajın uygulanmasını istiyoruz. Her türlü evrakımız tam tonaj da uygularlarsa memnun oluruz” şeklinde konuştu.
Develi Nakliyat’tan Naci Nayman ise şunları dile getirdi: “Demek istediğim sade ve sadece R yetki belgemiz ya bir işe yarasın ya da artık paramızı versinler ki biz de başımızın çaresine bakalım. Buna ek olarak inşallah km bazında bir fiyat tarifesi çıkar. Tonaj uygulanır. Eski arabalar piyasadan kaldırılır. Eski model arabayla benim son model arabam aynı yükü, aynı parayla taşıyor. Bu adil midir?”






YORUMLAR
Yorum Yap