Uluslararası Taşımacılık Yapan Kamyoncuların Sorunları Neler?
- | Kamyonum
Abdurrahman Erkılıçoğlu… 25 yıldır yollarda, şu anda ise uluslararası taşımacılık yapıyor. Yedi çocuk babası 53 yaşındaki Abdurrahman Erkılıçoğlu, çocuklarını okutabilmek için bıkmadan usanmadan dünyanın bir ucundan diğer ucuna yük taşıyor. Eşini, çocuklarını ancak ayda bir ya da iki kez görüyor. Yollarda yaşadığı sorunlar ise yurt içi taşımacılık yapan meslektaşlarına göre daha farklı. Erkılıçoğlu uluslararası taşımacılıktaki en büyük sorunun rüşvet konusu olduğunu söylüyor. Diğer bir sorun ise “Dozvala” adı verilen geçiş belgesinin yarattığı sıkıntı.
İşte Abdurrahman Erkılıçoğlu’nun kendi ağzından uluslararası taşımacılığa ilişkin yaşadıkları sorunlar ve iktidardan beklentileri...
Uluslararası Taşımacılığın En büyük Sıkıntılarından Biri Rüşvet. Diğeri ise “Dozvala” yani Geçiş Belgesi’nin sınır kapılarına gönderilmemesi nedeniyle yaşanan uzun süreli bekleyişler…
Mesleğinizin zorlukları neler?
Bu kamyonculuk mesleğinin başlı başına zorlukları var. Her yerde hemen hemen aynı. Türkiye’de, Orta Asya’da, Rusya’da, -daha doğrusu gelişmemiş ülkelerde diyebiliriz- aynı sorunlar. Her zorluk var. Rüşvet konusu. İşte evrak üzerinden nasıl rüşvet alınır? Evrağından dolayı ben bu şoförü nasıl zora sokarım? Bu takım şeylere girişiyorlar. Örneğin ben şimdi Rusya’dan geldim. Bir hafta oldu. Gürcistan üzerinden tekrar Azerbaycan’a geçtim. Gürcistan’a bundan 10 sene önce silah altında geçerdik. Bunu her meslektaşım bilir. 950 dolar haraç verdiğimizi biliriz. Sadece ben değil o sırada kaç araç varsa. Bu 90’lardan sonraki durum. Ama şu an Gürcistan çok güzel, çok hoşuma gitti. Sarp Kapısı’ndan giriyorsunuz, Kırmızı Köprü’ye kadar trafik kurallarına uyduğunuz sürece hiçbir trafik polisi durdurmaz. Ta ki ne zaman Azerbaycan’a giriyorsun rüşvet orada başlıyor. Yük boşaltacağın yere kadar devam ediyor. Yok neymiş “Buraya kamyon giremez” Vatandaş kamyonuyla keyfi gezmiyor. Adres var elinde. Adrese gidiyor. Yön değiştirmek zorunda kalıyorsunuz. Para verirseniz düzgün yoldan geçersiniz.
“Rus Hattında Çalışan 4-5 Firma Var. Rus Belgeleri Onların Elinde”
Bir de “Dozvala” sorunu var. Geçen Samsun Limanı’ndayım. Kazakistan’a gidiyorum. Çorum’dan yükü yükledik. Samsun Limanı’ndan Rusya hattını kullanarak gideceğiz. Dozvala dediğimiz geçiş belgesi yüzünden 20 gün yattım ben o limanda. Sadece ben değil bütün arkadaşlar yattı. Nedir geçiş belgesi yok. Karşı tarafta müşteri mal bekliyor. Hemen buna bir çözüm getirilmesi gerekiyor. Bu Dozvala olayında Samsun ve Rus hattında çalışan, 4-5 firma var. İsim vermeye gerek yok zaten onları herkes biliyor. Rus belgeleri onların elinde. Onlar para karşılığı satıyor orada. Geçiş belgesi parasızdır ama…
Uluslararası çalışıyoruz, sahibimiz yok desek yeridir. Firma burada sana yükü yüklüyor. Paranı harcırahını veriyor, hadi devam et. Sınır kapılarına bir varıyorsun, önüne gümrük, Gürbulak geliyor. Biz bir saat, iki saat hatta beş saate bile razıyız. Ama gün geliyor bir gün, iki gün hatta üç gün dahi sürüyor bu durumlar. Neymiş? Memur çalışmıyor. Yapılacak zor bir iş de yok. Yapacağı 3 kalem iş var. Giriş muhafaza, tescil-muayene, çıkış. Hepsi bu yani. Ama adam keyfine oturup keyfine kalkıyor. Bir şey söylediğinde de suçlu duruma düşüyorsun.
Çalışma koşullarınız nasıl?
Trafik kuralları önemli. Mecburen uyuyorsun. Belli yerler var. Oralara ulaşmak zorundayız. Her yerde de kalamazsın. Gün geliyor oldukça önemli, değerli eşyalar taşıyoruz. Rastgele yerde yatamazsın. Can ve mal güvenliğimiz için devamlı kaldığımız yerler de kalıyoruz.
“Mazot Pahalı… Şoförler Motorun Yaktığı Yanık Yağı Çöpe Dökeceğine Tenekeden Alıp Deposuna Döküyor… Unutulmasın ki İhracat Şoför Esnafının Sırtından Geçiyor”
Seçim sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeni hükümetten beklentileriniz nedir?
Memlekete hayırlı uğurlu olsun diyoruz. İnşallah daha iyiye gider. Devletin bizzat kamyoncuya bakması lazım. Kamyoncu derken bir şehir içi taşımacılık yapan var bir de uluslararası taşımacılık yapan. Bunları ayırmak lazım. Mazot pahalı. Geçen gün Samsun’da bir arkadaşımı gördüm. Motorun yakmış olduğu yağı, çöpe döktüğümüz yanık yağı tekrar tenekeden boşaltıyor, deposuna dolduruyor. Bu çok acı bir şey. Bir de diyoruz ki Avrupa standartlarına uyacağız. Bu benim kafama yatmıyor. Eğer bir kamyoncu motorun yaktığı yanık yağı çöpe dökeceği yerde tenekeden alıp deposuna döküyorsa bence bu iş bitmiştir. Çoğu ayçiçek yağı kullanıyor.
Unutulmasın ki ihracat şoför esnafının sırtından geçiyor. Adrese kadar, boşaltılana kadar yük bizim sırtımızda. Alnımızın teriyle helal olarak bunu gidip teslim etmemiz lazım. Mecburen elimizden gelen gayreti gösteriyoruz.
Beklentimiz ise bu “Dozvala” denilen kağıt parçalarına bir an önce çözüm bulunması. Ben önemle rica ediyorum. Büyükler de bunu duysun. Geçen yine Samsun Valiliği’ne telefon açtım; ancak ulaşamadım. Orada büyük bir kargaşa yaşanıyor. Zonguldakta’da aynı durum var. Bunlar iyi şeyler değil. Şimdi biz bağırıyoruz “ihracat yapıyoruz” diye. İnsanın gülmesi geliyor. Neden? Sen beni limanda 20 gün yatırırsan bir parça kağıt için ihracatı nasıl yapacaksın? Çok anlamsız şeyler.
“Bu Dozvala Denilen Kağıt Parçalarını Devletimiz Tekrar Bir Göz Önüne Getirsin, Masaya Yatırsın”
Peki kamyoncular olarak bir şeyler yapamaz mısınız?
Bir fabrikada işçi temsilcisi oluyor. Sendikaları oluyor. Sendikaları doğrultusunda hareket ediyorlar. Ama bizim şoför esnafında böyle bir sendika düzeni yok. Olması gerekiyor. Mesela Derviş Günday Milletvekili oldu. Ama ben daha bir gün bile şoför kelimesini ağzından duymadım.
Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?
Dışarıya karşı sesimizi duyurmalıyız. Gümrük kapılarındaki bu “Dozvala” denilen kağıt parçalarını devletimiz tekrar bir göz önüne getirsin, masaya yatırsın. İhracat aracı bilhassa çıkış kapısında 20- 25 gün bir evrak bekleyemez. Çünkü karşı tarafta müşteri mal bekliyor. Ben bir haftalık yolu 5000 km’ lik yolu sadece 20 gün yatmayla geçiriyorum. 5000 km’de de mecburen gaza basmak zorundayım. Mal bir an önce yetişsin diye. Ne oluyor o zaman kazaya sebebiyet vermiş, karşı tarafı zarara sokmuş oluyoruz. Yani acil bir şekilde devletimizin buna bir çözüm getirmesi lazım. Madem mal satıyoruz, tüccar gibi davranılsın. Doğru düzgün hiçbir yerde beklenilmesin.






YORUMLAR
kamyoncunun hepsine 3G ceptelefonu soförlerodasınca verilmeli tıpkı takoğraf gibi maliye denetiminde (mal adedi,ebadı,kğ,kaç parti,litre vs)firmalar tarafından çağrı atılmalı veya yüklemeli belge eksikleri anında satıcı,alıcı arasında haberleşme olmalı araçvizesinde,ceza veya bandrlo ödemelerinde cihazlardaki bilgiler aktarılıp depolanmalı soför yorulmamalı!motorsesi yeter baba gıdasızlığı yeter aile için. BAŞARILAR.
Yorum Yap