Kamyoncular Kaybettikleri İtibarlarının Peşinde
"Mecburi Nakliyeciyim; Dönüşüm Yok" Ankara Nakliyeciler Sitesi'nde kamyoncuların arasında dolaşıyoruz. Kimi iş bekliyor; kimi kenarda iş beklemekten umudu kesmiş çaresizce düşünüyor. Herşey aynı burada; kahveler tıklım tıklım iş bekleyenlerle dolu... Çığırtkanlar daha ucuza malını...
- | Kamyonum
“Doğu’da yaman bir çelişki var!”
“Yönetmelik ne kadar değişirse değişsin; Şaşmaz’da herkes bildiğini okuyor”
“Devlet para koparmak için belge yenilemeyi icat etti”
“Yasanın çıktığı yerde Ankara’da, nakliyecilerin belge kontrolleri yapılmıyor ki; diğer yerlerde yapılsın”
“Biz kamyonculuğa ilk başladığımızda her yerde şerefimiz ve itibarımız vardı”
“Kamyonculuk serbest meslek ve girişi kolay diye herkesin tercih ettiği bir mesleğe dönüştü”
“Meslekle ilgili getirilen yasalarda biz umduğumuzu bulamıyoruz ve getirilen düzenlemeler bizim mesleği bir yere getirmiyor; çünkü sahipsiziz”
“Babacığım yeter artık bırak bu mesleği”
“Sektörü denetimlerle bir iyice ayıklamaları gerekiyor”
Abbas Çiçekli ise sözlerini şöyle noktalıyor; “Sektörü denetimlerle bir iyice ayıklamaları gerekiyor. Ayıkladıktan sonra zaten bu iş zengine kalır; garibana kalmaz. Ayrıca şunu söylemeden de geçemeyeceğim; nakliyeciler ve lojistikler arasında çekişme ve dengesizlikler var.”
“Kamyoncu çok gözü açık gözükür; ama gideceği yolun ötesinde bir şey düşünmez.” diyen Çiçekli dört çocuğuna da bu işten ekmek götürmüş; biraz hayıflanarak şunları söylüyor; “Dört tane çocuğum var; uzun yola gitmemden şikayetçiler. “Babacığım yeter artık bırak bu mesleği” diyorlar. Ben çocuklarımı kamyonculuktan kazandığım parayla okutup; büyüttüm. Başka gelirim yok; ancak yaklaşık bir yıldır hiç geçinemiyorum. Herkes kendi alacağını düşünüyor; bizi düşünen yok… Kamyonculuk düzeni bozulmuş. Ben bu işi Ekim ayında bırakmayı düşünüyorum.”
Şoförler odasında da yöneticilik yapan Çiçekli mesleklerine Şoförler Odası dahil kimsenin sahip çıkmadığını söylüyor ve ekliyor; “Şoförler odası kamyonculara sahip çıkmakta yetersiz kalıyor. Dertlerimizi dinliyor; çözeceğini iddia ediyor; ancak arkası gelmiyor. Meslekle ilgili getirilen yasalarda biz umduğumuzu bulamıyoruz ve getirilen düzenlemeler bizim mesleği bir yere getirmiyor; çünkü sahipsiziz. Arada kalarak bu işi yapmaya devam ediyoruz. İzmir de Aytekinler diye büyük bir firma var; sadece iş verirken o soruyor; işveren başka bir firmanın onun dışında sorduğunu duymadık. Nakliyecilerin çoğalıp kalitesiz iş yapmaları bu işi bozdu. Cep telefonu ile iş yapıyorlar.”
ABBAS ÇİÇEKLİ (Kamyoncu); 1972 yılından bu yana kamyonculuk yapan Abbas Çiçekli iki defa kamyonculuğu bırakmış; sonra tekrar başlamış. Mesleğini önceki dönemlerle kıyaslayan Çiçekli; “1986–1990 yıllarına kadar mesleğimiz çok güzeldi. Hep iyi para kazanıyorduk; hem de itibarımız vardı. Sonra araçlar değişti ve çoğaldı fiyat kırmalar başladı. Serbest meslek ve girişi kolay diye herkesin tercih ettiği bir mesleğe dönüştü.” diyor.
Sezai Şimşek’in son cümlesi ise; “Devletten tek beklentimiz kontrol… Nakliyecilere belge sorsun.” oluyor.
İşe ilk başladığı dönemlerle şimdiyi kıyaslayan Şimşek kaybettikleri itibarlarını tekrar kazanmak istiyor; “Biz kamyonculuğa ilk başladığımızda her yerde şerefimiz ve itibarımız vardı. Şimdi tarlasını satan, emekli olan herkes kamyonculuğa başladı. Getirdikleri mesleki saygınlık, mali yeterlilik ve mesleki yeterlilik lafları havada kaldı. Devlet lojistiklerin üzerinde durarak bireysel kamyonculuğu bitirmek istiyor.”
“Bir belge çıkarttılar başımıza; ancak uygulaması yok.” diyerek başlıyor sitemine ve şöyle sürdürüyor konuşmasını; “Sistem oturdu diyorlar; ancak sistemin filan oturduğu yok. Yasanın çıktığı yerde Ankara’da, nakliyecilerin belge kontrolleri yapılmıyor ki; diğer yerlerde yapılsın. 1000 kişide bir kişiye ceza kesildiği görüyoruz; denetimler yeteri kadar değil. Ankara çıkışında nerede denetim var; 24 saat çalışan hiçbir kantar yok. Kamyoncunun en büyük sorunu denetimin olmaması.”
SEZAİ ŞİMŞEK (Kamyoncu); 34 yıldır kamyoncu olan Sezai Şimşek, aynı zamanda Akdağmadeni Taşıyıcılar Kooperatifi’nde yöneticilik yapıyor.
Yetki belgelerinden de şikayetçi olan Hikmet Gümüşdağ devletin para koparmak için belgeleri icat ettiğini düşünüyor ve “Yetki belgeleri sektörü yeterince düzene sokmadı; yetki belgesi olmayıp da iş yapan bir sürü arkadaşımız var. 100 kamyoncunun içinde 20 tanesinin belgesi ancak var. Belgelerin yenilenmesine gelince devlet para koparmak için bu belge yenilemeyi icat etti.” diyerek sözlerini noktalıyor.
Değişen kanunların kendileri için bir anlam ifade etmediğini söyleyen Gümüşdağ, “Türkiye’de hangi yönetmelik değişirse değişsin; burada herkes bildiğini okur. Şaşmaz’da 400 tane yazıhaneci var; hepsi bildiğini okuyor. Masa başında hazırlamak farklı, uygulama boyutu farklı. Yönetmeliğin hükmü olması için buraların denetlenip kontrol edilmesi lazım. Şaşmaz’daki 400 yazıhanenin 300 tanesinin resmi kaydı bile yok. Devlet gelip kim vergisini ödüyor, kimin sermayesi var? Bunların kontrolünü yapacak. Sermayesi olmadan bir masa sandalyeyle burada iş çevirenler var. Devlet buraya gelip herkesin gelirini, giderini defterini kontrol etsin. Devlete vergi veren burada ayakta durmalı; ayakta duramayan kapanmalı.” diyor.
Kendi özmalı olarak dört kamyonu olduğunu belirten Hikmet Gümüşdağ krizden dolayı mı işler bu noktaya geldi? sorumuza şu cevabı veriyor; “ Krizi esnafımız kulağına küpe yapmış; kriz var diye bunu kullanmak istiyorlar. Türkiye genelinde 231 noktaya Milli Eğitimin kitabını çektiriyorum. Bunun kilosunu 75 TL’ye aldım. Nakliyesi, yüklemesi, boşaltması içinde… Buyrun hesabın içinden siz çıkın. 300 milyarlık işten 20 milyar kazanırsam ne mutlu bana… Bankadan kredi çekip işin içinden çıkmaya çalışıyorum. Doğu’daki insanlar işsizlikten şikâyet ediyor; ancak ben bir tırı 300 TL ‘ye indirecek adam bulamıyorum. Kahve köşesinde oturmak işine geliyor; devletten maaş alıp oturuyor. Bu ne yaman çelişki…”
HİKMET GÜMÜŞDAĞ (Tuzgölü Taşımacılık Şirket Müdürü); Tuzgölü Taşımacılık Şirket Müdürü Gümüşdağ, ilkokul okumamış. “6 yaşında bu işin içine girdim. Bu işten dönüşüm yok artık; mecburen bu işi yapacağım.” diyor. Şoförlükten geldiğini ısrarla vurgulayan Hikmet Gümüşdağ, sözlerini şöyle sürdürüyor; “35 yıldır bu sektörün içindeyim. Dünyanın 4/3’ünü gezdim; Türkiye’yi ise ilçeleriyle adım adım gezme olanağım oldu. Bu şoförlerin sıkıntısı hiç bitmiyor; her yer aynı. Hem piyasada para yok; hem de hiçbir şoförün cebinde yola gitmeye parası yok.” Bununla ilgili ise şu örneği veriyor; “Ordu’ya 45 TL para yazıyorum; adam 20 ton yük atacak. 900 TL’ye Ordu’ya gidecek. Ordu’nun dönüşü yok; geleceği yer Samsun. Samsun’dan da 25 TL’ye Ankara’ya gelecek. Bu şoföre kestiği faturanın KDV’si kalacak. Onu da devlete verecek; şoför aç. Çalışanlarımın hali perişan. Arkadaşımın kamyonu var; ayda 1 milyar TL taksit ödeyemiyor.”






YORUMLAR
Yorum Yap