Yine Bir Kamyoncu Hikayesi
- | Kamyonum
23 senedir yollarda Metin Açar… Önce uzunmuş çıktığı yollar ama yaşlandıkça kamyonu, gidebileceği mesafeler de kısalmış gün geçtikçe; aracının yaşı nedeniyle bu gün sadece şehiriçi taşımacılık yapabiliyor. Ağabeyinin ardından heves edip başlamış kamyonculuğa. Okumadığı için çok pişman, şimdi çocukları okusun diye tüm çabas; okuyup ‘dağ bayır dolaşıp perişan olmasınlar’ diye. İlk başladığı günlerde kamyonculukta iyi paralar kazandığını, fabrikaların kendilerine iyi davrandığını, saygı gördüklerini özlemle anlatırken Metin Açar bu gün kamyoncuların bulunduğu konumdan rahatsız. “Artık fabrikalar uzak tutuyor biz”i diyor… Ailesinden ayrı yollarda geçen onca vefasız yıl… Şimdi işi bırakmayı düşünüyor Metin Açar, işi bırakıp daha ‘garanti’ bir iş bulmak istiyor. Kamyoncu Metin Açar ile 23 yıllık meslek hayatı üzerine söyleştik.
Neden Kamyoncu olmayı istediniz?
Okumadığım için bir iş sahibi olamadım ve zorunluluktan başladım. Zamanında iş bulamadığımızdan kamyonculuğa heveslendik. Köyde ihtiyaçlarımızı gidermek için taksitle kamyon aldık. Ağabeyimde kamyoncuydu. Kamyonu 1982 yılında onunla ortak aldık. Askerden geldikten sonra ben de başladım. Ağabeyime özendim o zamanlar, bu işte para vardı.
Nasıl bir meslek kamyonculuk, zor tarafları neler?
Bir kere umduğumuzu bulamadık. Eskiden, seksenli yıllarda kamyoncuya fabrikalar güzel davranıyordu. Şimdi fabrikalar uzak tutmaya başladı. İhtiyaç giderecek kadar iş olmadığı için kamyoncuyu uzaklaştırıyorlar. Ailemizden uzak kalıyoruz, gecemiz gündüzümüz yok, bir garantimiz yok, bağ-kura kayıtlıyız ama onu bile ödeyemedik. Şaşmaz’ da nakliyecilerle çalışıyorum, bir yere bağlı değilim. Bir sağlık sigortamız bile yok.
Hiç mi güzel tarafı yok bu mesleğin?
Yediğin, içtiğin bir de gezdiğin yerler yanına kar… Başka bir şey yok. Kamyonculuk güzel bir meslek değil tek güzel tarafı; farklı yerler gördüm çok gezdim değişik kültürler tanıdım.
“Çalışma azmimiz var ama iş yok…”
Gelecekte ne yapmayı düşünüyorsunuz?
Elimden gelirse kamyonculuğu bırakmayı düşünüyorum. Bırakabilirsem bir işe girmek istiyorum. Eğer işe de giremezsem üç beş hayvan alıp onu besleyeceğim. Kamyonculuktan iyi. Çalışma azmimiz var ama iş yok, Türkiye’ de işveren yok. Yolda rezillik yaşıyorsunuz. Fabrikalar kendi kamyonlarını aldığından, kendi nakliye işlerini kendileri yaptığından bize iş kalmıyor. Buradan 300 milyona İstanbul’a gideceksin de oradan 450 milyona geleceksin de sekizyüz milyon sadece araba yakıyor. Kalırsa ya otuz ya kırk milyon kalır onun yarısını da yolda gelirken trafik alır. Bu böyle!
“Ton km’ ye uyarsak iş alamayız”
Yapılan düzenlemelerle sektörde büyük bir değişim yaşandı. Siz yapılan bu değişikliklerin faydası olacağını düşünmüyor musunuz?
Düzenlemeler ancak zorluk çıkardı zararı oldu. Ulaştırma Bakanlığında kasada açık olduğundan K belgesi çıkardılar. İki milyar harcadık belgeyi aldık, sonra SRC çıkardılar. Ama hiçbir avantajını görmedik. Ton km’ ye uyarsak zaten iş alamayız. Herkes fiyatın altında taşıyor iş alabilmek için. Böyle bir standart kamyonculukta olamaz. Herkes uygulayacak ki iş alınabilsin. Ama şu ortamda fiyatın altına düşmezsen iş alamıyorsun. Günlük elli milyon para gelir. Bir lokantada yemek on milyon, size kalan parayı düşünün. Karayolları tonajı uygulamalı. Denetimler asla şirketlere verilmemeli ve denetimleri karayolları kendi yapmalı. Bence denetimleri ulaştırma değil karayolları yapmalı. Karayolları düzgün çalışırsa belki bir lokma düşer bize. Ben daha bu güne kadar denetim görmedim. 15 ton benim kamyonun tonajı 23 ton mermer getirdim ve kimse çevirmedi gelirken, ne karayolları ne Ulaştırma Bakanlığı vardı yollarda.
“İş yaptırmayacaklar bize…”
Düzenlemelerde gördüğünüz eksiklikler neler?
“…yasalara uymayanlara bir hak tanınıyor bana bir hak tanınmıyor.”
Yirmi yaş üzerini toplayacaklar, dediler. Adamın yirmi milyar vergi borcu var onun aracını hiç parasız kabul ediyorlar, borcunu siliyorlar. Bizim arabaların borcu yok onu da getirin teslim edin diyorlar. Ben bu zamana kadar vergimi yatırmışım; bana da bir hak tanınsın. Yirmi milyar vergisini kapatıyor, borcunu ödüyor da bana niye bir hak tanınmıyor. Ben her şeyi yasalara uygun yaptım, yasalara uymayanlara bir hak tanınıyor bana bir hak tanınmıyor. Adamın yirmi milyar borcu var götürdü hurdaya teslim etti aracı, borcu silindi. Ben götürüp teslim etsem elime hiçbirşey geçmeyecek. Teslim ettiğimde bize de bir hak tanınsa aracı verelim. En azından bir avantaj sağlansa araçlarımızı değiştirsek ama onu da yapmıyorlar. Şehirlerarasına çıkamıyoruz. Bu gün şehiriçinde taşımacılık yapıyoruz; yarın onu da kaldıracaklar. İş yaptırmayacaklar bize.
“Dağda taşta bizim gibi sürüneceklerine okusunlar”
İki çocuğunuz var. Çocuklarınızın bu mesleği yapmasını ister misiniz?
Çocuklarımın bu mesleği yapmasını istemiyorum. Okumalarını istiyorum. Ya da bir devlet dairesine girip çalışsınlar istiyorum. Asla kamyoncu olmasınlar. Bir işe girebilirler çalışır da karınlarını doyurabilirlerse ne mutlu. Dağda taşta bizim gibi sürüneceklerine okusunlar. Biz köyümüzü terk ettik geldik okusunlar diye.
Hayalini kurduğunuz hayata erişebildiniz mi?
Aradığımızı bulamadık umduğumuzdan da daha kötüye gittik. Arabayı değiştiremediğimiz için karnımızı doyuramadık. 94 yılına kadar herşey iyiydi. Sonra bir bozulduysa bir daha düzen tutmadı. İlgilenen olmadı nakliyecilerle. İş şehiriçi çıkarsa gidiyorum. Araçlarımız eski diye şehirlerarası iş vermiyorlar. Buradan alıyoruz iyi kötü ama oraya vardığımızda üç beş gün yattığımızda kalan parayı da orada kendimiz yiyoruz zaten. Harcadığımız da zor geliyor. Araçlarımız yaşlı diye iş vermiyorlar zaten. Hayat zor…






YORUMLAR
Yorum Yap