Cespira CEO’su Carlos González Barberán: “Türkiye, LNG Açısından Bir Cennet”
Cespira Başkanı ve CEO’su Carlos González Barberán, IAA Transportation 2026’da Kamyonum’a yaptığı özel açıklamalarda ağır ticari araçların karbonsuzlaştırılmasında Bio-LNG ve hidrojenin rolünü anlattı.
- | Kamyonum
Volvo Group ile Westport Fuel Systems ortaklığı olarak faaliyet gösteren Cespira, ağır hizmet tipi dizel motorların performans özelliklerini koruyarak LNG, Bio-LNG ve gelecekte hidrojen gibi daha düşük karbonlu yakıtlarla çalışmasını sağlayan HPDI teknolojisini geliştiriyor.
González Barberán, Cespira’nın temel amacını şu sözlerle açıkladı:
“Dizel motorların yenilenebilir yakıtlarla çalışmasını sağlıyoruz. Dizel motorun güç, tork, bakım kolaylığı ve dayanıklılık gibi temel özelliklerini koruyoruz. Böylece filoların ve ağır ticari araçların karbonsuzlaşmasına yardımcı oluyoruz.”
HPDI 3.0, 2027 Başında Yollara Çıkacak
Cespira, IAA Transportation 2026’da yeni nesil HPDI 3.0 platformunu tanıttı. LNG ve Bio-LNG kullanımını destekleyen yeni platform, gelecekte hidrojen, etanol ve metanol gibi alternatif yakıtlarla çalışabilecek sistemlerin geliştirilmesine de temel oluşturacak.
Yeni sistemde yakıt basıncının daha hassas yönetilmesi ve enjeksiyon kontrolünün geliştirilmesi hedeflenirken, parça ve conta sayısı da azaltıldı. HPDI 3.0’ın seri üretiminin 2026’nın son çeyreğinde başlaması, bu sistemle donatılan ilk Volvo kamyonların ise 2027’nin başından itibaren pazara sunulması planlanıyor.
González Barberán, yeni platformla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
“HPDI 3.0’ı yakıt enjeksiyonunda daha yüksek hassasiyet sağlayacak şekilde tasarladık. Aynı zamanda hidrojenle uyumlu malzemeler kullandık. Böylece bugün LNG ve Bio-LNG ile çalışan motor bileşenleri, gelecekte hidrojen için de kullanılabilecek.”
Yakıt, 300 Bar Basınçla Doğrudan Silindire Püskürtülüyor
HPDI, yani Yüksek Basınçlı Doğrudan Enjeksiyon teknolojisinde yanmayı başlatmak amacıyla az miktarda dizel veya HVO pilot yakıt kullanılıyor. Ardından LNG, Bio-LNG ya da gelecekte hidrojen olabilecek ana yakıt, yaklaşık 300 bar basınçla doğrudan silindire püskürtülüyor.
González Barberán, bu yöntem sayesinde dizel çevriminin korunabildiğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Motor, hangi yakıtla çalıştığını adeta fark etmiyor. Dizel motorun termodinamik yapısı içerisinde çalışmaya devam ediyoruz. Böylece aynı güç ve tork değerlerini daha düşük karbonlu yakıtlarla sağlayabiliyoruz.”
Geleneksel buji ateşlemeli gaz motorlarında, dizel motora kıyasla çok sayıda bileşenin değiştirilmesi gerektiğini belirten González Barberán, HPDI teknolojisinin mevcut dizel motor mimarisi üzerine kurulmasının üreticiler, servisler ve filo işletmecileri açısından önemli bir avantaj oluşturduğunu ifade etti.
Cespira’nın verilerine göre HPDI teknolojisi bugün 30’dan fazla ülkede, 10 binden fazla araçta kullanılıyor. Sistemle donatılan araçlar bugüne kadar toplam 3 milyar kilometrenin üzerinde yol katetti.
“Uzun Yol Taşımacılığında Dizel Verimliliği Korunmalı”
González Barberán, ağır yük ve uzun yol taşımacılığında yüksek güç, tork, menzil ve operasyon sürekliliğinin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı.
Karayolu taşımacılığının karbonsuzlaştırılmasında bütün teknolojilere ihtiyaç bulunduğunu belirten González Barberán, “Farklı çözümlerin bu dönüşümde bir yeri olacak. Ancak ağır yüklerin taşındığı uzun yol operasyonlarında dizel motorun gücünün ve verimliliğinin korunması gerekiyor. HPDI’nin masaya getirdiği temel değer budur” dedi.
Bio-LNG’nin organik atıklar, şehir atıkları ve hayvansal gübre gibi kaynaklardan üretilebildiğini hatırlatan González Barberán, bu yakıtın yalnızca taşımacılık emisyonlarının azaltılmasına değil, organik atıkların enerji kaynağına dönüştürülmesine de katkı sağladığını söyledi.
Hidrojenli Volvo Kamyonlar 2030’dan Önce Gelecek
Cespira ile Volvo Group arasında, 13 litrelik ağır hizmet motorlarında hidrojenle çalışan HPDI sisteminin geliştirilmesi ve ticarileştirilmesi amacıyla bir geliştirme anlaşması bulunuyor.
González Barberán, hidrojenli HPDI kamyonların 2030’dan önce ticari olarak pazara sunulmasının hedeflendiğini ancak ilk aşamada üretim adetlerinin sınırlı kalacağını belirtti.
Hidrojenli ağır ticari araçların yaygınlaşabilmesi için üç temel koşul bulunduğunu söyleyen González Barberán, bunları yeterli yakıt arzı, uygun dolum altyapısı ve dizelle rekabet edebilecek toplam sahip olma maliyeti olarak sıraladı:
“Hidrojenin gerekli ölçekte bulunabilir olması, bölgesel dolum altyapısının kurulması ve fiyatının dizel aracın toplam sahip olma maliyetiyle rekabet edebilmesi gerekiyor. Gerçek ölçeklenme ancak bu koşullar sağlandığında başlayacaktır.”
HPDI, Filolara TCO Avantajı Sunuyor
González Barberán, HPDI teknolojisinin toplam sahip olma maliyeti açısından da filolara güçlü bir alternatif sunduğunu belirtti.
González Barberán’ın verdiği operasyon örneğine göre, aynı koşullarda 30 litre dizel tüketen ağır ticari bir araç, HPDI sistemiyle yaklaşık 21 kilogram LNG, bir litre pilot yakıt ve bir litre AdBlue tüketebiliyor.
Bio-LNG fiyatlarının dizelden daha düşük olduğu pazarlarda, yakıt maliyetleri arasındaki farkın filolara önemli bir ekonomik avantaj sağlayabileceğini belirten González Barberán, “Yakıt fiyatları arasındaki fark dikkate alındığında HPDI, toplam sahip olma maliyeti açısından son derece güçlü bir değer önerisi sunuyor” dedi.
“Türkiye’de Büyük Bir Potansiyel Görüyoruz”
Türkiye’nin güçlü ticari araç üretimi, gelişmiş tedarik sanayisi ve Avrupa ile Asya arasındaki stratejik konumunun Cespira açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten González Barberán, şirketin Türkiye’de hâlihazırda çok sayıda tedarikçiyle çalıştığını açıkladı.
Son bir ay içerisinde üç kez Türkiye’ye geldiklerini söyleyen González Barberán, LNG’nin ağır ticari araçlarda daha yaygın kullanılabilmesi için sektörün farklı paydaşlarıyla görüşmeler gerçekleştirdiklerini ifade etti.
González Barberán, Türkiye’ye ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye’de çok büyük bir potansiyel görüyoruz. Türkiye yalnızca ağır ticari araçlar açısından önemli bir pazar değil, aynı zamanda Türkiye ile Batı Avrupa arasındaki taşımacılık koridorunun da kilit ülkelerinden biri. Ayrıca Türkiye’nin LNG’ye erişimi oldukça güçlü. Türkiye’yi düşündüğümde burayı LNG açısından adeta bir cennet olarak görüyorum. Bu, Türkiye’de taşımacılığın kısa vadede karbonsuzlaştırılması için önemli bir fırsat.”
“İçten Yanmalı Motorların Bir Son Kullanma Tarihi Yok”
González Barberán, ağır ticari araçlarda içten yanmalı motorların geleceğinin bulunmadığı yönündeki değerlendirmelere de karşı çıktı.
Yenilenebilir yakıtların kullanılmasıyla içten yanmalı motorların uzun yıllar boyunca ağır taşımacılığın bir parçası olacağını ifade eden González Barberán, sözlerini şöyle tamamladı:
“İçten yanmalı motor teknolojisinin belirlenmiş bir son kullanma tarihi yok. Bu teknoloji hepimizden daha uzun süre yaşayacak. Bio-LNG gibi yenilenebilir yakıtlarla toplumlarımızı daha dayanıklı ve enerji açısından daha bağımsız hâle getirebiliriz. Filo işletmecilerine önerim, HPDI teknolojili kamyonları kullanmaları ve bu araçların sürüşünü, gücünü, torkunu, dayanıklılığını ve toplam sahip olma maliyetini bizzat deneyimlemeleridir.”








YORUMLAR
Yorum Yap