Türkiye’nin Organik Atıkları Kamyonlara Yakıt Olabilir
Cespira’nın HPDI teknolojisi, organik atıklardan üretilecek Bio-LNG’nin uzun yol kamyonlarında dizel performansı korunarak kullanılmasını sağlıyor. BİYOYATDER’e göre Türkiye’nin yıllık 5 milyar metreküpe ulaşabilecek biyometan potansiyeli, yerli ve yenilenebilir kamyon yakıtına dönüşebilir.
- | Kamyonum
Cespira’nın HPDI Teknolojisi Türkiye’nin Biyometan Potansiyelini Kamyon Yakıtına Dönüştürebilir
BİYOYATDER’e göre Türkiye, yılda 5 milyar metreküpe ulaşabilecek biyometan üretim potansiyeline sahip. Volvo Group ile Westport Fuel Systems ortaklığında kurulan Cespira’nın HPDI teknolojisi, organik atıklardan üretilecek Bio-LNG’nin uzun yol kamyonlarında dizel motorlardan beklenen güç, menzil ve operasyon kabiliyeti korunarak kullanılmasına imkân sağlıyor. Ancak bu büyük potansiyelin değerlendirilebilmesi için Türkiye’de biyometan mevzuatının, üretim teşviklerinin ve dolum altyapısının geliştirilmesi gerekiyor.
Türkiye’de hayvancılık, tarım, gıda sanayisi ve belediye faaliyetlerinden kaynaklanan milyonlarca ton organik atık, enerji ve alternatif yakıt üretimi açısından önemli bir potansiyel barındırıyor. Bu atıkların biyogaza, ardından biyometana dönüştürülmesi; doğal gaz ithalatının azaltılmasından çevre sorunlarının çözümüne, yeni yatırımlardan karayolu taşımacılığının düşük karbonlu dönüşümüne kadar geniş bir fırsat alanı oluşturuyor.
Biyometanizasyon ve Organik Atık İşletme Tesisleri Yatırımcıları Derneği BİYOYATDER’in değerlendirmesine göre Türkiye’de yılda yaklaşık 200 milyon ton organik atık oluşuyor. Bunun yaklaşık 100 milyon tonluk bölümü toplanarak biyogaz tesislerinde değerlendirilebilir durumda bulunuyor.
Dernek Başkanı Cemil Direkçi, Türkiye’nin ulaşılabilir biyometan üretim potansiyelinin yılda yaklaşık 5 milyar metreküp olduğunu belirtiyor. Bu miktar, Türkiye’nin yıllık doğal gaz tüketiminin yaklaşık yüzde 10’una karşılık geliyor.
Söz konusu rakam henüz resmî bir ulusal üretim hedefi değil; sektörün Türkiye’deki değerlendirilebilir organik atık miktarı üzerinden ortaya koyduğu potansiyel hesabı niteliği taşıyor. Ancak gerekli mevzuat ve altyapının oluşturulması hâlinde biyometan yalnızca doğal gaz şebekesinde değil, BioCNG ve Bio-LNG biçiminde ağır ticari araçlarda da kullanılabilir.
Cespira yenilenebilir yakıtlarla dizel performansını buluşturuyor
Türkiye’nin biyometan potansiyelinin taşımacılıkta nasıl değerlendirilebileceğini gösteren teknolojilerden biri Cespira tarafından geliştiriliyor.
Cespira, Volvo Group ile alternatif yakıt sistemleri konusunda uzmanlaşan Westport Fuel Systems’ın ortak girişimi olarak Haziran 2024’te faaliyete geçti. Volvo Group’un yüzde 45 pay sahibi olduğu şirket, ağır ticari araçlar için geliştirilen Yüksek Basınçlı Direkt Enjeksiyon—HPDI yakıt sisteminin yaygınlaştırılmasına odaklanıyor.
Volvo Trucks, Cespira’nın bugün ilk ve ana müşterisi konumunda bulunuyor. Bununla birlikte şirketin Volvo Trucks ile münhasırlık anlaşması bulunmuyor. Cespira, HPDI teknolojisini diğer kamyon ve motor üreticilerine de sunmayı hedefliyor.
HPDI teknolojisi nasıl çalışıyor?
Cespira’nın HPDI sisteminde LNG veya Bio-LNG, aracın şasisi üzerindeki kriyojenik tankta sıvı hâlde depolanıyor. Gaz yakıt, yüksek basınç altında doğrudan motorun silindirlerine püskürtülüyor ve az miktarda pilot yakıt yardımıyla ateşleniyor. Pilot yakıt olarak dizelin yanında yenilenebilir HVO da kullanılabiliyor.
Sistem, kıvılcım ateşlemeli geleneksel gaz motorlarından farklı olarak dizel çevriminin yüksek veriminden yararlanıyor. Böylece ağır ticari araçlarda ihtiyaç duyulan yüksek güç ve tork, uzun menzil, taşıma kapasitesi, dayanıklılık ve operasyonel süreklilik korunabiliyor.
HPDI’nin bir başka avantajı ise mevcut dizel motor mimarisinin önemli bir bölümünden yararlanması. Bu sayede araç üreticilerinin tamamen yeni bir motor platformu geliştirmeden LNG, Bio-LNG ve ilerleyen dönemde hidrojen gibi alternatif yakıtlara geçebilmesi amaçlanıyor.
Türkiye’nin organik atıkları kamyon yakıtına dönüşebilir
Bio-LNG; hayvansal gübre, tarımsal artık, gıda üretim atığı, kanalizasyon çamuru ve diğer organik atıklardan elde edilen biyogazın saflaştırılarak sıvılaştırılmasıyla üretiliyor.
Yakıtın sıvılaştırılması, daha yüksek enerji yoğunluğu ve uzun menzil sağladığı için Bio-LNG’yi özellikle uluslararası taşımacılık yapan ağır vasıtalar açısından önemli hâle getiriyor.
Türkiye’de üretilecek Bio-LNG’nin şu operasyonlarda değerlendirilmesi mümkün olabilir:
Uluslararası karayolu taşımacılığı,
Uzun yol ve ağır yük operasyonları,
Frigorifik taşımacılık,
Liman ve lojistik merkezi operasyonları,
Belediye ve atık toplama araçları,
Yüksek kilometre yapan dağıtım filoları.
Bu model, Türkiye’nin ithal fosil yakıta bağımlılığını azaltırken hayvansal ve tarımsal atıkların ekonomik değere dönüştürülmesini sağlayabilir. Aynı zamanda lojistik şirketlerinin Avrupa Birliği’ndeki karbon düzenlemelerine ve müşterilerden gelen düşük emisyonlu taşımacılık taleplerine cevap vermesine katkıda bulunabilir.
10 binden fazla kamyonda kullanılıyor
Cespira’nın güncel verilerine göre HPDI teknolojisine sahip 10 binden fazla LNG kamyonu, 30’dan fazla ülkede faaliyet gösteriyor. Bu araçların toplam kullanım mesafesi 3 milyar kilometreyi aşmış durumda.
Araçlar fosil LNG ile çalışabildiği gibi uygun yakıtın bulunduğu pazarlarda Bio-LNG de kullanabiliyor. Böylece filolar, yeni bir motor teknolojisinin geliştirilmesini beklemeden yenilenebilir yakıta geçebiliyor.
Bio-LNG’nin sağlayacağı emisyon azalması; kullanılan organik ham maddeye, üretim yöntemine, nakliye mesafesine ve kullanılan pilot yakıta göre değişiyor. Cespira’nın açıkladığı “yüzde 100’e kadar CO? azaltımı” egzoz emisyonunu değil, uygun Bio-LNG ve yenilenebilir pilot yakıt kullanıldığında yakıtın yaşam döngüsü boyunca sağlayabileceği azaltımı ifade ediyor.
HPDI 3.0 IAA Transportation’da tanıtılacak
Cespira, yeni nesil HPDI 3.0 yakıt sistemini 15–20 Eylül 2026 tarihlerinde Hannover’de düzenlenecek IAA Transportation’da tanıtacak.
Yeni sistemde yakıt basıncı yönetiminin geliştirilmesi, enjeksiyon hassasiyetinin artırılması, güvenilirliğin yükseltilmesi ve işletme maliyetlerinin düşürülmesi hedefleniyor.
HPDI 3.0’ın LNG ve Bio-LNG’nin yanında gelecekte hidrojen, metanol ve etanol gibi farklı düşük karbonlu yakıtlara uyarlanabilecek ortak bir teknolojik platform oluşturması planlanıyor.
Cespira CEO’su Carlos Gonzalez, Bio-LNG’nin Avrupa’da yakıt bulunabilirliği, fiyat ve dolum altyapısı bakımından hidrojenin önünde bulunduğuna dikkat çekiyor. Gonzalez’e göre haftada binlerce kilometre yapan 16 tonun üzerindeki ağır araçlarda Bio-LNG gibi yenilenebilir yakıtlar önemli bir rol oynayacak. Carlos Gonzalez röportajı??
Bir sonraki aşama hidrojenli motor
Cespira, HPDI teknolojisinin hidrojenle çalışan ağır hizmet motorlarına uygulanması için Volvo Group ile bir geliştirme anlaşması da imzaladı.
Proje kapsamında Volvo Group’un 13 litrelik motor platformunun hidrojenle çalışacak şekilde geliştirilmesi ve ticarileştirilmesi hedefleniyor. Yol testleri devam eden hidrojenli uygulamanın Avrupa’daki sertifikalı ticari lansmanının 2030’dan önce gerçekleştirilmesi planlanıyor.
Bu sistemde hidrojen, yakıt hücresinde elektrik üretmek yerine doğrudan içten yanmalı motorda kullanılıyor. Böylece mevcut motor platformlarının, üretim altyapısının ve ağır vasıta mühendisliği birikiminin büyük ölçüde korunması amaçlanıyor.
Türkiye için kritik eşik mevzuat ve dolum altyapısı
Türkiye’nin biyometan potansiyelinin kamyon yakıtına dönüşebilmesi için üretim, sertifikalandırma, doğal gaz şebekesine enjeksiyon ve taşımacılıkta kullanım mevzuatının netleştirilmesi gerekiyor.
BioCNG ve Bio-LNG dolum istasyonlarının Türkiye’nin ana taşımacılık koridorları üzerinde kurulması, biyogaz tesislerinin saflaştırma ve sıvılaştırma üniteleriyle desteklenmesi ve filo işletmecilerine uzun vadeli yakıt güvencesi sunulması da pazarın gelişmesi açısından önem taşıyor.
BİYOYATDER, mevcut biyogaz ve çöp gazı tesislerinin biyometana dönüştürülmesi için yaklaşık 400 milyon avro, yeni tesislerin devreye alınmasıyla birlikte ise toplam 1,5 milyar avroya ulaşan bir yatırım alanı oluşabileceğini öngörüyor.
Türkiye’nin yılda 5 milyar metreküpe ulaşabileceği belirtilen biyometan potansiyeli, yalnızca enerji sektörünü değil, ağır ticari araç ve lojistik sektörünü de yakından ilgilendiriyor. Cespira’nın gerçek yol koşullarında kullanılan HPDI teknolojisi ise Türkiye’nin organik atıklarını yerli ve yenilenebilir kamyon yakıtına dönüştürmesinin teknolojik açıdan mümkün olduğunu gösteriyor.






YORUMLAR
Yorum Yap