1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Haber
  4. “1,5 Liraya ÖTV’siz Alınan Mazotla Rekabet Edemiyoruz”

“1,5 Liraya ÖTV’siz Alınan Mazotla Rekabet Edemiyoruz”

Nakliye sektörünün sorunları ile ilgili konuşan Yük, bundan 10-15 sene sonra şoför bulanamayacağını belirterek “Benim 3 tane oğlum var. Hangisine diyebilirim ‘gelin nakliyecilik yapın’ diye? Yaptırmam da zaten. Biz baba mesleğini yapıyoruz ama ben çocuklarımın yapmasını istemiyorum." diyor.

  • | Kamyonum
Bu ay Türkiye’de 22 derneği temsil eden Türkiye Nakliyeciler Federasyonu Başkanı Deniz Yük’ün konuğu oluyoruz. Kamyonun Dergisi ile görüşlerini paylaşan Yük, nakliye sektörünün içinde bulunduğu sıkıntıları; nakliyecilerin Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’ndan beklentilerini dile getiriyor.

1 Temmuz itibariyle yürürlüğe giren Araçların Yüklenmesine İlişkin Ölçü ve Usuller İle Tartı ve Boyut Ölçüm Toleransları Hakkında Yönetmelik ile ilgili olarak büyük felaketlerle karşı karşıya kalınmadan bu uygulamadan vazgeçilmesini dile getiren Yük, “Şu anda limanlara çalışan TIR’larımızın ve kamyonlarımız standart ölçüleri belli. Siz ‘bu ölçünün altına in’ diyemezsiniz. Bu ülkeye ve ekonomiye çok büyük külfet ve zarar getirir.” diyor ve şöyle devam ediyor: “Bakın limanlarda teker küçültmeye başladılar, konteynerler değil araçların dingillerini, lastik ebatlarını düşürüyorlar. Ama nakliyecinin attığı tonaj o küçük lastiği kaldırmayacak. Nakliyeci için işin en kolayı bu. Bu olay çok büyük kazalara sebebiyet verebilir.”

Türkiye genelinde nakliye sektöründe çok büyük sıkıntıların olduğunu ifade eden Yük, “Türkiye’de bin kamyonluk iş varsa piyasada 10 bin kamyon var. Irak’ın kapalı olması; şoförün oraya gitmek istememesine sebep oluyor. Can güvenliği yok, yük güvenliği yok. Bu yüzden burada çalışan kamyoncular diğer yerlere yöneldi. Irak’tan olsun Suriye’den olsun hiçbir şekilde Arap ülkelerine geçilemiyor. Irak yolunu kullanıyoruz, orası da aynı, Işid’den dolayı kimse gitmek istemiyor ki haklılar.”

“Yeni Plaka Verilmemeli”
Yeni plaka verilmemesi gerektiğinin altını çizen Yük, “Her gün binlerce kamyon ve TIR piyasaya çıkıyor. Zaten elimizdeki kamyon ve TIR çok fazla. Bunun için kamyon ve TIR plakalarının dondurulması gerekiyor. Aracı eskiyse gitsin yenisini alsın eski plakasını taksın. Biz bunu yıllardır söylüyoruz, anlatıyoruz ama devletimiz hiçbir zaman kamyon ve TIR’cının arkasında olmadı, hiçbir kolaylık sağlamadı.” diyor.

Yol kenarı denetim istasyonlarının olmasının çok faydalı olduğunu, kontrollerin yapılmasının olumlu olduğunu söyleyerek yeterli denetimlerin yapılmadığını belirtiyor. Özellikle yetki belgeleri konusunda yapılmayan denetimlerin haksız rekabeti doğurduğunu vurgulayan Yük, “Bizim R1 belgemiz var. Şuanda 263 bin TL değerinde. Bu belgeyi alan firmalarla almayan firmalar eşit şekilde çalışıyor. Yani organizatörlük belgesi olmadan istediği şekilde fatura kesiyor, istediği şekilde araç gönderiyor. Ulaştırma Bakanlığı sadece parayı aldı, aldığı gibi de bize hiçbir şekilde alınan paralarla hizmet verilmedi. Bu konuda yeterli denetimler yapılmıyor. Bu paralar bizden alındıysa, bize hizmet olarak geri dönmesi lazım. Bu hizmet bize yapılmadı.” diyerek yetkililerden bu konuya hassasiyet gösterilmesini istiyor.

“Trafik Sigortası Zorunlu Olmasın”
Zorunlu trafik sigortalarının sektörü zor duruma soktuğunu bu konunun da üzerinde durulması gerektiğini vurgulayan Yük, gerekli düzenlemeler yapılırken sektör temsilcilerinin görüşlerinin alınarak yapılması gerektiğini belirtiyor.  

“Ben kamyoncu olarak zorunlu trafik sigortasını istemiyorum.” diyen Yük şöyle devam ediyor; “Eğer ben taksiye çarpmışsam parasını ödeyeyim. Bana trafik sigortasını mecbur tutmayın. Ben kaza yapıp karşı tarafa zarar verdiysem aracım var, sattır arabamı ödettir bana. Bugün 1000 liraya yapılan trafik sigortası bir sefer kaza yapınca sonraki sene 4000 - 5000 lirayı buluyor.”

“Her İnsanın Üzerinde Emeğimiz Var”

Kamyoncunun her insanın üzerinde emeği olduğunu belirten Yük, “Çocuk bezinden tutun kefene kadar her şeyi taşıyan kamyoncudur. Ama kamyoncunun değeri bilinmiyor. Devlet, hükümet sahip çıkmalı bize!” diyor.

Özellikle yurtiçi taşıma yapan nakliyecilerin C2 Belgeli taşımacılar konusunda büyük sıkıntı çektiğini ifade eden Yük, C2 Belgeli taşımacıların yurt içinde taşıma yapmasının haksız rekabete yol açtığını vurguluyor. “1.5 liraya ÖTV’siz mazotu getirip burada çalışan C2 belgeli nakliyeci benim hakkımı yiyor. Yurtdışına götürsün yüklesin Türkiye’nin içerisinden götürsün. Ama yurtiçinde nakliye yapmaması gerekiyor. Çünkü haksız rekabet oluşuyor.” şeklinde konuşan Deniz Yük, aynı şekilde yabancı plakalı taşımacıların da aynı şekilde haksız rekabet oluşturduğunu belirtiyor. Özellikle son yıllarda yabancı plakalı taşımacıların artan payına dikkat çeken Yük Türkiye’deki nakliye sektörünün ayakta kalabilmesi için gerekli düzenlemelerin acilen yapılması gerektiğini vurguluyor.

“Mesleğin Geliri Olmazsa Şoför Yetişmez”
Mesleğin geliri olmazsa yeni şoförler de yetişmez. Hangi çocuğu getireceksin? ‘Gel ehliyet alalım da sen kamyon şoförü ol’ diye. Emin olun ki bundan 15 sene sonra bir tane şoför bulunmayacak piyasada.” diyen Yük, üç tane oğlunun olduğunu ancak hiçbirinin şoför olmasını istemediğini söylüyor.

“Öncelikle Ulaştırma Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı’nın bir şekilde masaya oturup anlaşması gerekiyor.” diyen Deniz Yük şöyle devam ediyor; “Ben belge alıyorum Ulaştırma Bakanlığı’ndan. Benim verdiğim belgenin parası nereye gidecek? Maliye Bakanlığı da bunun şartlarını oluşturacak. Bu şartlar oluşturulmazsa, Maliye Bakanlığı ‘Bu işi herkes yapabilir’ derse ve Ulaştırma Bakanlığı ‘Yapamazsın ben sana ceza yazarım’ tutumuna girerse biz ortada kalırız. Ulaştırma Bakanlığı ‘Ben bu işe izin vermiyorum’ derken Maliye Bakanlığı da ‘Hayır, yapamazsın fatura kesemezsin.’ demesi gerekiyor.”  

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz