






Son dönemde gerçekleştirdiği yatırımlarla adından sıkça söz ettiren Mars Logistics’in Türkiye ve Avrupa’nın en genç ve en büyük filolarından birine sahip olduğunu belirterek sözlerine başlayan Günhan, son aylarda yapılan römork, çekici ve vagon yatırımlarıyla birlikte filodaki toplam özmal ekipman sayısının 5 bin 773’e ulaştığını ifade etti.
Yeni çekici ve dorse yatırımlarının sefer kapasitelerini artırarak mevcut ve yeni müşterilere daha kısa sürede hizmet sunulmasına imkan tanıdığını dile getiren Günhan, “Hem pazar payımızın hem de operasyonel verimliliğimizin artmasıyla birlikte ciro hedeflerimize katkı sağlamasını bekliyoruz.” dedi. Söz konusu yatırımların, şirketin uluslararası arenada güvenilir, yüksek kapasiteli ve kalite standartları oturmuş bir lojistik partneri olma konumunu daha da pekiştirdiğini aktaran Günhan, Avrupa hatlarındaki güçlü varlıklarını sürdürülebilirlik ve verimlilik odaklı bir yapı ile desteklediklerini dile getirdi. Günhan, “Yaptığımız yatırımlar sayesinde Türkiye–Avrupa hattındaki payımızı daha da güçlendiriyoruz.” ifadelerini kullandı. Yıl sonu sefer hedeflerinin ise 175 bin olduğunu aktardı.
“Otomotiv Lojistiğinde Önemli Bir Dönüşüm Yarattık”
Geçtiğimiz dönemde hayata geçirilen demiryolu ile bitmiş araç taşımacılığı projesinin, Mars’ın otomotiv lojistiğindeki uzmanlığını somut biçimde ortaya koyan önemli bir dönüşüm yarattığına dikkat çeken Günhan, Türkiye–Romanya hattında bitmiş araç taşımacılığını demiryoluna entegre eden operasyonun hayata geçirilmesiyle şirketin bölgede yenilikçi, sürdürülebilir ve güvenilir bir lojistik oyuncusu olarak konumlandığını belirtti.
Bu modelin yalnızca operasyonel verimlilik açısından değil, stratejik anlamda da Mars’ın bölgesel gücünü ve intermodal taşımacılık alanındaki gelişimini destekleyen önemli bir adım olduğunu vurguladı.
“Intermodal Yapı, Özellikle Bitmiş Araç Taşımacılığında Önemli Kazanımlar Sağlıyor”
“Farklı Pazarlarda Benzer Uygulamalar için Çalışmalarımız Devam Ediyor”
Intermodal yapının, özellikle bitmiş araç taşımacılığında yüksek hassasiyet gerektiren operasyonlarda, transit sürelerinin kısalması, daha istikrarlı hale gelmesi ve hasar oranlarında ciddi düşüşler gibi önemli kazanımlar sağladığına dikkat çeken Günhan; “Bu avantajlar hem üretim planlamasını hem de toplam lojistik maliyetlerini optimize eden bir yapı oluşturdu.” ifadelerini kullandı.
Bu modelin, operasyonel yapısı uygun olan diğer OEM ve endüstriyel müşteriler için de ölçeklenebilir nitelikte olduğunu söyleyen Günhan, farklı pazarlarda benzer intermodal uygulamalar için çalışmalarının devam ettiğini aktardı. Günhan demiryolunda mevcut hatlarda, haftada 54 sefer yönettiklerini de sözlerine ekledi.
“2025 Yılında Önemli Depo ve Lojistik Merkezi Yatırımlarında Bulunduk”
Önemli depo ve lojistik merkezi yatırımları gerçekleştirdiklerini de aktaran Günhan, 2025 yılında gerçekleştirdikleri yatırımlarını şu sözlerle paylaştı; “2025 yılında, FTL ve Milkrun Taşımalarımız için yeni yazılım ve ek araç yatırımları yaptık. Van, Diyarbakır ve Erzurum transfer merkezlerini açtık. Eskişehir’de iki farklı yerde bulunan depomuzu tek bir çatı altına alarak daha büyük kapasitede hizmet vermeye başladık. Adana’da 1, Mersin’de 2 ek depo açtık. Depolarımızda yürüttüğümüz atıkları kaynağında ayrıştırma ve geri dönüşüme yönlendirme çalışmalarımız sayesinde, Hadımköy, Esenyurt 1, Esenyurt 2, Tepeören, Tuzla 1, Tuzla 2, Eskişehir, Afyon, Adana, Mersin, Konya, Sakarya, Kocaeli Başiskele, Kocaeli Tavşanlı depolarımızda Sıfır Atık Belgelerimizi aldık.”
“Müşterilerimizin Tüm Hizmetleri Tek Noktadan Almasını Sağlayan Entegre Bir Yapı Sunuyoruz”
Müşterilerden gelen taleplerin şirket stratejileriyle uyumlu olması durumunda yatırımlarını hayata geçirdiklerini belirten Günhan, yeni bölgeleri belirlerken talebin yanı sıra ticaret hacminin dinamiklerini de dikkate alarak stratejilerini şekillendirdiklerini ifade etti. Bu yatırımlar sayesinde yurt içi pazarda daha geniş bir kitleye ulaştıklarını aktaran Günhan, tedarik zinciri yönetiminde müşterilerin ihtiyaç duyduğu tüm hizmetleri tek noktadan alabilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Mars Logistics olarak bu entegre yapıyı sunduklarını dile getirdi.
“Yurt İçinde İhtiyaç Duyulan Tüm Bölgelerde Hizmet Sunabilen Sayılı Lojistik Firmasından Biriyiz”
Şu anda Yurtiçi Dağıtım Kanalları operasyonları için kullanılan depolar dahil olmak üzere yurt içi ve yurt dışında 37 lojistik merkezinde 332.264 m²’lik alanda gümrüklü ve gümrüksüz depolama hizmeti ve yurtiçi dağıtım hizmeti sağladıklarını paylaşan Günhan sözlerine şöyle devam etti; “B2B ticaretinde faaliyet gösteren firmalar için yurt içinde ihtiyaç duydukları tüm bölgelerde hizmet sunabilen sayılı lojistik firmasından biriyiz.
Bu yatırımlar Mars Logistics’i Türkiye’de hizmet alanının genişlemesi sebebiyle, öncelikli tercih edilen bir firma konumuna getiriyor.”
“Yıl Sonuna Kadar İki İlave Depo Yatırımımız Daha Olacak”
2026 yılının başında Bursa ve Trabzon depolarını hayata geçirdiklerini belirten Günhan, yıl sonuna kadar ise iki ilave depo yatırımında daha bulunacaklarını paylaştı. Müşterilerinin talepleri doğrultusunda iş süreçlerini iyileştiren ve verimliliği artıran yazılımlar geliştirdiklerini de aktardı.
“Yüklerin 81 İlden 81 İle Daha Hızlı Sevk Edilmesini ve Maliyet Avantajı Sağlıyoruz”
81 ilden 81 ile dağıtım gerçekleştirdiklerini belirten Günhan, yurt içi dağıtım operasyonlarında rota optimizasyonu ile doğru araç–doğru bölge planlaması yaptıklarını aktardı. Aynı veya birbirine yakın noktalara sevk edilecek ürünlerin hacimlerine bağlı olarak doğru araç tipiyle eşleştirilmesini sağladıklarını ifade eden Günhan, teslimat noktalarına göre planlama yaptıklarını ve bu sayede yüklerin daha hızlı sevk edilmesini sağlarken aynı zamanda maliyet avantajı elde ettiklerini vurguladı.
İl ve ilçe bazında bölgesel hacimlere göre doğru frekans planlamasıyla dağıtımları gerçekleştirdiklerini kaydeden Günhan, “Mikro dağıtım yapan araçlarla iade toplamalarını gerçekleştiriyoruz. Bölgesel hacimlere bağlı olarak crossdock konumlandırmalarını doğru lokasyonlarda yapıyoruz.” dedi.
“Sürdürülebilirlik Vizyonumuz Çok Daha Olgun Bir Noktada”
Mars Logistics’in sürdürülebilirlik vizyonuna da değinen Günhan şu ifadelere yer verdi; “Sürdürülebilirlik vizyonumuzla uzun yıllar önce çıktığımız bu yolculukta, süreçlerimizin bugün çok daha olgun bir noktaya ulaştığını söyleyebiliriz. 2026 itibarıyla hem paydaşlarımızın beklentileri hem de sektörün değişen gereklilikleri doğrultusunda proaktif bir şekilde pozisyon almaya devam edeceğiz.
Önümüzdeki dönemde intermodal taşımacılık alanındaki tecrübemizle birlikte kapasitemizi daha da ileri taşımayı ve demiryolu yatırımlarımıza devam etmeyi planlıyoruz. Bu yatırımlar, sürdürülebilirlik performansımızı ve sürdürülebilir lojistik yaklaşımımızı güçlendirecek en önemli unsurlardandır. Bunun yanı sıra alternatif yakıt teknolojileri, dijitalleşme uygulamaları, rota optimizasyon çözümleri, izleme sistemleri ve operasyonel verimliliği artıran inovasyonları da stratejik bir çerçevede ele alarak gündemimizde tutacağız.”
“Biz Sürdürülebilirliği Bir Trend Olarak Değil, Geleceğe Yapılan Stratejik Bir Yatırım Olarak Görüyoruz”
Sürdürülebilirlik yatırımlarının kısa vadede bir maliyet gibi görünse de uzun vadede hem operasyonel verimlilik hem de marka itibarı açısından güçlü bir rekabet avantajı sağladığına dikkat çeken Günhan, “Biz Mars Logistics olarak sürdürülebilirliği hiçbir zaman bir trend olarak görmedik, geleceğe yapılan stratejik bir yatırım olarak gördük.” değerlendirmesinde bulundu.
Bu bakış açısıyla hayata geçirilen yatırımların şirketi doğal olarak rekabetçi bir konuma taşıdığını belirten Günhan; “Sürdürülebilirlik yatırımlarımız bizi bugünün rekabet ortamında daha dayanıklı kılarken gelecekteki lojistik ihtiyaçlarına da daha hazırlıklı olmamızı sağlıyor.” ifadelerini kullandı.
2030 Yılına Doğru…
2030 yılına doğru ilerlerken Mars Logistics olarak önceliklerinin, çevresel etkisini azaltan ve daha sürdürülebilir çözümler üreten lojistik yapılarını güçlendirmek olduğunu ifade eden Günhan; “Intermodal taşımacılık, demiryolu yatırımları, alternatif yakıt uygulamaları ve dijitalleşme gibi alanlarda istikrarlı bir gelişim göstermeyi hedefliyoruz. Yeşil lojistik alanında teknolojiyi doğru kullanan, etkilerini ölçebilen ve yönetebilen bir konumda olmayı öngörüyoruz. Depo ve tesislerimizde enerji verimliliği uygulamalarımızı sürdürmeyi, taşımacılıkta ise emisyon yoğunluğumuzu kademeli olarak azaltmayı hedefliyoruz.” dedi.
“Vize Sorununa Alternatif Olarak Demiryolunu Daha Çok Kullanıyor, Avrupa İçi Dağıtım Ağımızı Güçlendiriyoruz”
Son olarak Türk lojistiğini oldukça etkileyen konulardan biri olan vize sorunu hakkında da değerlendirmelerini paylaşan Günhan; “Avrupa ile entegre çalışan, üretim zincirlerinin vazgeçilmez bir halkası olan Türk taşımacılık sektörü; özellikle Schengen bölgesine yönelik sürücü vizelerinde yaşanan gecikmeler ve ret oranlarındaki artış nedeniyle ciddi sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Bu durum sadece taşımacıyı değil, ihracatçıyı, üreticiyi ve nihayetinde ülke rekabetçiliğini doğrudan etkiliyor.
Şirket olarak bu soruna alternatif çözümler geliştiriyoruz. Demiryolu taşımacılığını daha fazla kullanıyoruz ve Avrupa içi dağıtım ağımızı güçlendiriyoruz.
Bu tür çözümler, vizelere bağımlılığı nispeten azaltıyor.” dedi.
ÖZEL HABER/ÖYKÜ İMSET
![]() |
![]() |
|||||
|
||||||
![]() Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır. Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım. |





