NEW YORK’TAN ŞANGAY’A UÇURAN PROJE
Evet adı üstünde uçuran proje… Bu ayki ana konumuz İSTANBUL YENİ HAVALİMANI projesi ve inşaatı. Her yönüyle “uçuran” bir proje olan İSTANBUL YENİ HAVALİMANI Projesi…
Türkiye son yıllarda yeni bir tanımla tanıştı; “Mega Proje”! İşte bu “ Mega” Projelerin en önemlilerinden biri olan İSTANBUL YENİ HAVALİMANI Projesi başta da belirttiğim gibi bu sayıdaki lokomotif konumuz.
İstanbul Ekonomi ile Ekonomi ve Dış Politika Araştırma Merkezi (EDAM) tarafından Eylül 2016’da hazırlanan “İstanbul Yeni Havalimanı Ekonomik Etki Analizi”ne göre İstanbul Yeni Havalimanı’nın 2025 yılında GSHM içindeki payının yüzde 4,89 olması bekleniyor. Aynı zamanda yeni havalimanının 2025 yılında 225.677 kişilik istihdam oluşturacağı, turizm sektörüne ise 7 milyar ABD Doları katma değer sağlayacağı da öngörülmüş. Bu bilgi temel işlevi yolculara uçuş hizmeti sağlamak olan İSTANBUL YENİ HAVALİMANI Projesi’nin bu hizmeti ile sınırlı kalmayacağının; aynı zamanda ekonomiye önemli bir ivme kazandıracağının da kanıtı olabilir mi?
Ekonomiye sağlayacağı katkı, istihdam gücü ve dünya üzerinde çok geniş bir hinterlantta vereceği hizmet değerlendirildiğinde dikkatle incelenmesi gereken bir konumda olduğu aşikar.
Biz de hizmet verdiğimiz sektörlerle doğrudan etkileşim içinde olan bu çok önemli projeye yakından bakalım; kapsamı, inşaatın detayları ve bu projede hizmet veren firmalarıyla inceleyelim istedik. Sanıyorum genel hatları ile birçok bilginin toplu olarak bir arada bulanacağı önemli bir belge olarak arşivinizde yer alacaktır.
Bu çalışmayı oluştururken birçok önemli tarafa mikrofonumuzu uzattık. Kimi bu projenin pozitif öneminden ve katkılarından memnun bir tavır sergilerken; kimi çevreler de bu önemli projenin coğrafi dokuyu korumak açısından doğru konumlandırılmadığı ve bazı uzun vadeli riskleri de barındırdığı görüşünü savundu! Ancak bölgede yaptığımız çalışmalar esnasında, yerel halkın bu projeye yaklaşımının beklendiği gibi olmadığını da bizzat gözlemledik. Görüştüğümüz kişiler daha önceki dönemlerde bağımsız kömür ocakları işletmeleri nedeniyle fazlasıyla kirlenmiş olan doğal yapının, bu proje ile daha korunur ve bu tür faaliyetleri engeller durumda olduğunu; ayrıca bölgeye sağladığı istihdam gücü ve ekonomik katkıları ile kendilerini çok memnun ettiğini özellikle belirttiler.
Bize yorum yapmak düşmez! İnşaatın yapım aşamasında sağladığı ekonomik potansiyel, iş gücü, istihdam kapasitesinin yanı sıra projenin hayata geçmesini takiben sağlayacağı avantaj ve olanaklar da çeşitli araştırmalarla tespit edilmiş durumda.
Ayrıca bu önemli projenin Türk iş adamlarına ve ilgili sektörlere yurt dışında da önemli iş olanakları da sağladığı ve sağlayacağı aşikar!
Sektörümüz açısından değerlendirecek olursak; bu projede faaliyet gösteren firmalar bir sıfır öne geçmiş durumdalar. O kadar zor şartlarda çalışılan bir şantiyede faaliyet gösterebilmek ve istenen performansı yerine getirmek gerçekten sağlam ve fazlasıyla güçlü, özel bir yapı gerektiriyor. Bu nedenle şantiyede performans gösteren markaların araçlarını da yakından gözlemleyerek bu başarıya nasıl ulaştıklarını inceledik.
Bu dosyamız ile birlikte dergimizin içeriğinde önemli bir söyleşi de yer alıyor. Sektörümüzün doğrudan bağlı olduğu en önemli kurum olan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı Karayolu Düzenleme Genel Müdür’ü Sayın Saim İlçioğlu ile yaptığımız söyleşi…
Sektörü daha iyi seviyelere getirmek adına sürekli mevzuat çalışmaları yapan; mevcutların yürürlükteki etkilerini inceleyerek daha verimli sonuçlar almak adına radikal değişikliklere de imza atan Genel Müdürlüğün en son ve önemli kararlarından biri, bildiğiniz gibi Yetki Belgelerine ilişkin yeniden düzenleme ile belge sayılarını ciddi oranda azaltmak oldu. Bu konu ile birlikte diğer tüm merak ettiklerimize ilişkin sorulara Sayın İlçioğlu detaylı açıklamalarıyla cevap verdi. Merakla okuyacağınıza şüphem yok!
Sanıyorum dergimiz yine dopdolu içeriği ile ilginizi çekecek!
Keyifli okumalar dilerim.





