GÜNDEMHABERLERTESLİMAT FOTO GALERİ VİDEO GALERİ YAZARLAR
Menü Arama Facebook Twitter Whatsapp İhbar Hattı
kamyonum dergisi, youtube kanal, kooperatif,
İstanbul’da Düzenlenen Kaçak Akaryakıt Operasyonunda 61 Ton Yakıt Ele Geçirildi
İstanbul’da Düzenlenen Kaçak Akaryakıt Operasyonunda 61 Ton Yakıt Ele Geçirildi
Şah Lojistik Almanya Nakliye Çalışmalarına Devam Ediyor
Şah Lojistik Almanya Nakliye Çalışmalarına Devam Ediyor
Ayşem Ulusoy, If There Is No Drıver And The Delıvery Is Not Made Rıght, The Load Does Not Mean Anythıng

Ayşem Ulusoy, If There Is No Drıver And The Delıvery Is Not Made Rıght, The Load Does Not Mean Anythıng

1 2 3 4 5 6
kamyonum,otobüsüm,teknik tanker,üst yapı
5 Aralık 2017 Salı - 09:09

SCANIA XT Bir Devrin Kapılarını Açıyor

Scania 2 milyar Euro’yu geçen yatırımla geliştirdiği yeni nesil araçlarına XT serisini de ekledi. İsveç'in başkenti ve en büyük şehri olan Stockholm’de gerçekleşen lansmanı yakından takip ettik.

SCANIA XT Bir Devrin Kapılarını Açıyor

2018’in ikinci çeyreğinde Türkiye’ye gelecek olan araçlar, Avrupa’daki tüm testleri başarı ile tamamladı. İnşaat ve maden sektöründe yeni bir dönemi başlatacak olan Scania, yeni serisi XT ile en zorlu inşaat ve maden sahalarının üstesinden kolaylıkla gelecek! Scania, yeni XT serisi ile 4x2 çekicilerden 6x4 ve 8x4 kamyonlara kadar tüm dingil konfigürasyonlarıyla dikkatleri yeniden üzerine çekmeyi başardı. 

Yeni kabini ve eşsiz dizaynı, 150 mm çıkıntılı çelik tamponu, yüzde 100 SCR teknolojisi ile çalışan 13 motor seçeneği ve sektördeki en geniş ürün yelpazesiyle Scania, yeni bir devrin kapılarını aralıyor. Güçlendirilmiş şasisinin yanında ergonomi ve konforu da beraberinde sunan XT serisi, yüzde 10’a varan yakıt tasarrufuyla da müşterilerine avantaj sağlayacak.

- Yeni XT serisinin lansmanında bir araya geldiğimiz Doğuş Otomotiv Scania Genel Müdürü İlhami Eksin’e yeni araçları hakkında merak edilenleri sorduk.

- İnşaat-Kamyon Ürün Gamı, Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ürün Müdürü Mats Waldekrantz ile yeni seride öne çıkan teknik detayları konuştuk.

- Tasarım ve Endüstriyel Dizayn Departmanı Başkanı Kristofer Hansen’le yeni seri Scania XT kamyonlarının kabin tasarımı ve konforu hakkında bilgi aldık.

- Yakıt verimliliği üzerine 30 yıldır Scania’da çalışan Ar-Ge Departmanı Teknik Müdürü Andres Jensen’den enerji verimliliğini nasıl elde ettiklerini dinledik.

- Scania’nın özel olarak hazırlanan test sahasında yeni araçların performansını test ettik.

ZORLU SAHALARIN YENİ YILDIZI: SCANIA XT

Scania, 2017 Yılın Kamyonu Ödülü’nü kazanan yeni nesil araçlarının tanıtımına inşaat serisi ile devam ediyor. Bugüne kadar ürettiği en dayanıklı modeli XT ile en zorlu inşaat sahalarının bile üstesinden kolayca gelmeyi hedefleyen Scania, yeni kabin ve yüzde 100 SCR teknolojisiyle çalışan yeni motor seçenekleri ile ürün yelpazesini daha da zenginleştiriyor.

En Dayanıklısı: Scania XT

Zorlu iş ve arazi şartları için geliştirilmiş yeni XT ile Scania, verimli ve uzun çalışma süresini müşterilerine sunuyor. Scania XT’nin öne doğru 150 mm çıkan tek parça çelik tamponu ve alt koruma plakası aracın ön kısmını korumak için tasarlanmış. Performans gösterdiği sektör için çok önemli olan bu özelliklerle birlikte çıkıntılı ayna tasarımı, ön far koruma kafesi ve “XT” logosu aracın güçlü görüntüsündeki en önemli bileşenleri oluşturuyor. Yolcu tarafındaki çamurluğun üstünde yer alan yük kontrol basamağı, yüksek hava emiş ve dikey egzoz çıkışı ile kabin çevresindeki görüntü tamamlanıyor. Ayrıca kapı altı XT led farlarından XT koltuk döşemelerine kadar pek çok aksesuar müşterilerin tercihine sunuluyor.

Dikey egzoz ve filtreleme kapasitesi 40 kilograma yükseltilen dikey hava emiş, tozlu ortamlarda tıkanmalara bağlı araç onarım ihtiyacını ve yüksek yakıt tüketimini minimuma indiriyor. 40 tonluk kapasiteye sahip çeki pimi, alt koruma plakası ve güçlendirilmiş şasi gibi pek çok özellik araçların zorlu şartlarda, ağır darbelere rağmen kesintisiz çalışabilmesini sağlıyor.

Ayrıca araçlar üstün manevra kabiliyeti, Opticruise otomatik şanzıman ve mükemmel görüş alanı sayesinde, kent merkezlerindeki çalışma koşullarında bile rahatlıkla ve güvenle işi aksatmadan hizmet vermeye devam edebiliyor.

Her İhtiyaca Uygun Motor Seçenekleri ile Yüzde 10’a Varan Yakıt Tasarrufu

Scania, yüzde 100 SCR ile çalışan Euro 6 motor seçeneklerini sürekli olarak yenileyerek zenginleştiriyor. 9 ve 13 litre sıralı ile 16 litre V8’lerden oluşan üç motor ailesiyle, 280-730 beygir gücü aralığında 13 farklı motor seçeneği müşterilerin beğenisine sunuluyor. Üstelik Scania XT Türkiye’de bütün motor seçenekleri ile birlikte tercih edilebiliyor.

Yanma odasında yapılan geliştirmeler, sıkıştırma oranı değişikliği, soğutma sitemi ve yeni yazılım sayesinde yeni motorlarda ciddi yakıt tasarrufları elde edilebiliyor. Yeni 16 litre V8 motor serisinde yakıt tasarrufu yüzde 10’a kadar ulaşıyor. Motor seçimi ne olursa olsun, Scania’nın daha düşük yakıt tüketen tüm motorları, işletme maliyetlerinin düşmesine yardımcı oluyor. Örneğin; yılda ortalama 80.000 km yol yapan bir damperli kamyon müşterisi, bu sayede büyük bir kazanç sağlayabiliyor.

Yeni Kabinlerle Verimli Çalışma Ortamı

Yeni Nesil Scania kabinler dayanıklılığı, konforu ve güvenliği ile ön plana çıkıyor. Çelik kafes, genişlik, ferahlık ve kaliteli malzeme kullanımı sürücülerin verimli, dikkatli ve rahat çalışabilmesi için tüm olanakları sağlıyor.

Kabin içi zemini ve motor tüneli yüksekliğine göre 4 ana segment olan S, R, G ve P isimleriyle sunulan kabinler ayrıca tavan yükseklikleri ve kabin uzunluklarıyla her türlü müşteri ihtiyacına göre özelleştirilebiliyor. Kabin içleri yataklı, yataksız ve farklı saklama alanı seçenekleriyle müşterinin tercihine göre ayarlanabiliyor.

İnşaat müşterileri tarafından en çok tercih edilen G kabinlerle birlikte lansmanı yapılan P kabin, inşaat müşterilerine daha çok ihtiyaç duyduğu görüş alanı, iniş/biniş konforu gibi pek çok rahatlık sunuyor. Scania XT, tüm kabin seçenekleri ile birlikte tercih edilebiliyor.

Scania’dan bir ilk daha: Elektrikli El Freni (AutoHold)

Scania, yeni nesil inşaat araçları serisinde binek araçlara eşdeğer bir sistemle çalışan ve ağır vasıta boyutuna uyarlanan elektrikli el freni seçeneği sunuyor. Yokuş kalkış desteği (Hill Holder) ile tam uyum içerisinde çalışacak şekilde tasarlanan elektrikli el freni, aracı en dik rampalarda bile ileri-geri kaymadan tutabiliyor, trafikteki dur-kalklarda otomatik çalışıyor. Araç, uzun süre hareketsiz kalırsa, sürücü kapısı açılırsa ya da çok düşük hızlarda emniyet kemeri çıkartılırsa el freni kendiliğinden etkin konuma geçiyor.

Satış Sonrası Hizmetler

Scania, çözüm odaklı satış sonrası hizmetleriyle de iş ortaklarının her zaman yanında olmaya devam ediyor. Uzman servis danışmanları, 7 gün 24 saat yol yardım hizmeti ve bakım anlaşmaları ile inşaat müşterilerinin ihtiyaç duyduğu hizmet kalitesini eksiksiz sunuyor.

Scania, araçlarda standart olarak sunduğu, uydu ve GPRS ile iletişim kuran sistemler sayesinde, operasyonel verimlilik ve yakıt tasarrufunda fark yaratıyor. SESS (Scania Entegre Sürüş Sistemleri) çatısı altında, kişiselleştirilmiş sürüş eğitimi, sürücü koçluğu ve filo takibi uygulamaları bulunuyor. Bu uygulamalar ile yüzde 10’a varan yakıt tasarrufu sağlanıyor. Hem araç bilgileri hem de sürücü performansı anlık olarak web portal ve mobil uygulama üzerinden takip edilebilirken dönemsel performans raporları oluşturulabiliyor.

İlhami Eksin


“Artık İnşaat Araçlarımız da
Bağlantılı Olacak”

XT’nin Scania’nın bugüne kadar ürettiği en dayanıklı araç olduğunu ifade eden Doğuş Otomotiv Scania Genel Müdürü İlhami Eksin, zorlu koşullarda faaliyet gösteren firmalara Scania XT ile önemli bir avantaj sunacaklarını kaydetti. Eksin, “Kabin seçeneklerimiz, her türlü ihtiyaca cevap verebilen motor alternatiflerimiz, çözüm odaklı finansman ve satış sonrası hizmetlerimiz ile sektörde fark yaratacağız” dedi.

Artık inşaat araçlarının da bağlantılı olduğunu belirten Eksin, 2018’de yeni modelle birlikte bağlantılı servis hizmetini inşaat sektörüne de sağlayacaklarının altını çizdi.

Yeni XT serisi inşaat araçlarınıza birçok özelik eklenmiş durumda. Şasinin güçlendirilmesi, ilave donanımlar, güvenlik standartları, ön tamponun yapısı gibi değişkenler var. Ayrıca aracın değişik konfigürasyonları oluşturulmuş. Türkiye pazarı için öncelikle bu özelliklerden hangilerini daha önemli buluyorsunuz? Pazardan gelen taleplerle bunu nasıl eşleştiriyorsunuz?

 İnşaat şu anda ülke ekonomisinin lokomotif sektörlerinden biri. Ülkemizde kentsel dönüşüm ve mega projeler hız kesmeden devam ediyor. Bu dönüşümün içerisinde müşterilerimizin işlerini aksatmayacak çözümlere ihtiyacı var. Zorlu koşullarda faaliyet gösteren firmalarımıza Scania’nın bugüne kadar ürettiği en dayanıklı aracı olan, Scania XT ile önemli bir avantaj sunuyoruz. Ayrıca sunduğumuz hizmetlerle de aracın çalışma süresini üst seviyelere çıkarıyoruz.

“Madenciyse Madene Uygun, İnşaatçıysa Şantiyeye Uygun Araçları Müşterilerimize Sunacağız”

Scania olarak inşaat çekicilerindeki yüksek pazar payımıza rağmen kamyon tarafında pazar payımızın düşük olmasının nedeni pazara tek tip ürünle çıkmamızdan kaynaklandı. Müşteriye;  ‘çok sağlam bir ürünümüz var; şasi kalınlığı iyi, performansı yüksek, al kullan rahat et’ dedik. Tüm bunlar doğru olmakla birlikte yeterli olmadı. Örnek vermek gerekirse, gördük ki, 500 kg’lık ekstra taşıma kapasitesi beton nakliyesinde en önemli kriter olabiliyor. Bu doğrultuda hafif mikserler ürettik. Bu yenilik pazarda kabul gördü. Bu örnekte olduğu gibi, bundan sonra daha terzi usulü üretim yapacağız. Madenciyse madene uygun, inşaatçıysa şantiyeye uygun araçları müşterilerimize sunacağız. Her inşaatın ve madenin kendine özgü koşulları var. İnşaat alanında, damperle kullanılan araçlarda plastik ve alçak tampon kullanırsanız sürekli kırılır. Bu tür araçlara yüksek ve çelik tampon takmanız, diferansiyel oranlarını da ona göre ayarlamanız gerekiyor. Bizim bu tür araçlarımız sektörden özellikle talep edilir hale geldi.

Üstyapı Montaj Kolaylığı

Scania Türkiye olarak uzun yıllardır ülkemizde kabul görmüş ürünlerimiz var. Scania, bugüne kadar yalın üretiminin yanında; ürünü güçlü, sürdürülebilir ve çevreye özenli olması ile bilinir. Yeni seri ile birlikte inşaat alanında bu modüler yalınlığın yanına özellikle üstyapıcıların hayatını kolaylaştıran esnek yaklaşım eklenmiştir. Bu esneklik montaj esnasında hız açısından üstyapıcıların işini oldukça kolaylaştıracaktır. Üstyapıların stokta bekleme süresini göz önüne alırsanız, bu alanda ciddi verimlilik artışı bekliyoruz. Kısaca, üstyapıcıların tercih edilen bir markası olalım istedik. Araca fiyatının iki üç katı ekipmanlar monte edilebiliyor. Aracınızın ona sağladığı destek yerinde olursa üstyapıcıların ve müşterilerin tercih edeceği bir marka olursunuz. Bu esneklik bizim için yeni serimizde önemli bir değişikliktir.

Bağlantılı Servisler ile Esnek Bakım

Bağlantılı servislerimiz ile sektöre ilk defa getireceğimiz esnek bakımla birlikte araçtan alınan bilgileri yorumlayarak müşteri ve kullanıcıya aktarılmasını sağlayacağız. Böylelikle aracın ömrünün uzatılmasıyla daha ekonomik bir bakım sistemini müşterimize sunacağız.

 “Aracın Başına Bir Şey Gelmeden Müdahale Edilmesi Çok Önemlidir”

Türkiye pazarı için servis, çok önemli ve hassas bir konu. Türkiye mega projeler ülkesi oldu. Bu projelerde de çok zor şartlarda çalışması istenen güçlü araçlara talep var. Çok dinamik bir süreç söz konusu. Aracın başına bir iş geldiği anda hemen onun çalışır vaziyete getirilmesi gerekiyor. Bu durumlarda Scania nasıl bir strateji izliyor?

Aracın başına bir iş geldiği zaman anında müdahale edilmesi çok önemlidir; ancak aracın başına bir şey gelmeden müdahale edilmesi çok daha önemlidir. Scania olarak proaktif olup önceden önlem almayı önemsiyoruz. Türkiye’de son sattığımız 6 bin araç bağlantılı ve bu araçlardan alınan bilgiler direkt müşterilerle paylaşılıyor. Sektör ortalamalarını alarak müşterilere en uygun kullanım şartlarını sunuyoruz. Aracın başına bir şey geldiği zaman sahada her türlü çözümü anında üretiriz. Doğuş Otomotiv’in müşteri odaklı yaklaşımı ve yaygın bayii ağı sayesinde zaten rekabetin çok önündeyiz. Son 5 yılda yaptığımız atılımların sonuçlarını da müşteri memnuniyetiyle görüyoruz. Çekici grubunda araçlarımızı takip edebiliyoruz. Artık inşaat araçlarımız da bağlantılı olacak. 2018’de yeni serimizle birlikte bu hizmeti inşaat sektörüne de vereceğiz. 

İnşaat segmentinde pazar payı noktasında ne kadarlık bir hedefiniz var?

Biz bugün dağıtım, uzun yol ve inşaat çekicilerindeki yüzde 25’lik pazar payıyla sağladığımız üstünlüğümüzle nasıl övünüyorsak, inşaat kamyonlarındaki yüzde 3’lerde olan pazar payımızı da yeni araçlarla birlikte ikiye üçe katlayacağımıza inanıyoruz.

Birçok işletmeci ve firma büyük projelerde yer alıyor ve de yeni araç talepleri oluyor. Müşterilere test aracı olarak yeni araçlarınızı vermeyi düşünüyor musunuz?

Şüphesiz müşterilerimize test etmeleri için araçlarımızı sunacağız. Bunun yanında referans müşterilerimizden kiralama usulüyle verdiğimiz araçlarımız da mevcut. Her iki yöntemi de uyguluyoruz ve müşterilerimiz bu durumdan oldukça memnun.

“Euro Bazında Yüzde 30 Fiyatlarımızı İndirdik”

Bağlantılı servis hizmetini inşaat segmenti araçlarda da kullanılabileceğinizi söylediniz. Servis konusunda aracı takip edebilmek ve servis öncesinden araca hemen müdahale edebilmek çok önemli. Bu kamyonlar her zaman hareket etmek zorunda olan araçlar. Duran her dakika onlar için bir kayıp. Araca öncesinden ve anında müdahale edebilmek, çözüm üretmek dışında müşteriye sunacağınız avantajlar neler?

Müşteri aracı alırken ona birkaç noktada kolaylık sağlanması lazım: Finansal kolaylık, aracın ikinci elinin kolay ve iyi fiyattan satılması, yedek parça maliyetleri ve servise ulaşılabilirlik müşteri açısından çok önemlidir. Doğuş Otomotiv’in Türkiye’deki başarısının ardında bayi ağının güçlü olması yatıyor. Aynı şeyler Scania için de geçerlidir. Yedek parça konusunda, önleyici hizmetler ve esnek bakımın yanında, Scania Global’den aldığımız özel desteklerle, Euro bazında yüzde 30 fiyatlarımızı indirdik. Bu sayede pazar payımız sürekli artıyor. Binek araçlarda olduğu gibi müşteri imaja göre ağır vasıta araç almaz. Aracı almadan önce test eder, aracı dener bakar öyle almaya karar verir. Bunun yanında aracın ikinci el değerine bakar. Satış sonrası hizmetlerin fiyatlandırmasına bakar. Bunlardan sonra pazar payına bakar. Aracı bugün çok ucuza verdim deseniz de satamazsınız. Biz, müşteri için her şeyi düşündük ve önlemini aldık. İyi bir satış ve servis ağımız var. Parça ve fiyat politikamız doğru. Bakım anlaşmalarıyla bunu ayrıca sağlıyoruz. Aracın ikinci el değerinin dalgalı olması müşteriyi tedirgin eder ve müşteri markanıza güvenmez. Scania  yıllardır fiyatlarını hep sağlıklı noktalarda tuttu. Spot piyasanın oluşmasına izin vermedik. İkinci el araçlarda da bireysel müşteri bu sebeple bizden memnun.  

“Kamyon Pazarı Yüzde 70, Çekici Pazarı Yüzde 30’larda Seyrediyor”   

Scania açısından pazar değerlendirmesi yaparsanız neler söylemek istersiniz? Yeni seri araçlarınızın pazar payındaki dağılıma etkisi nasıl olacak?

Bu yıl 14-15 bin aralığında kapanmasını beklediğimiz bir pazar gözlemliyoruz. Son 5-6 yılda çekici pazarı yüzde 60, kamyon pazarı yüzde 40’lar civarındaydı. Şimdi ise tam tersine döndü. Bugüne baktığımızda ise kamyon pazarı yüzde 70, çekici pazarı yüzde 30 olarak gerçekleşiyor. Bunu ekonomik açıdan değerlendirirsek, kamyon pazarının genellikle inşaat ve altyapı çözümlerinde kullanıldığını, çekicilerin ise uluslararası taşımacılık veya ulusal bazlı uzun yol taşımacılığı sektöründe kullanıldığını görüyoruz. Gelişmeler pazarı  bu şekilde doğrudan etkiledi. Scania olarak bu pazarda yüzde 24,5’lik bir payımız var. Gelecek yıl için de pazarın bu yıldan çok farklı olmasını beklemiyoruz. Ancak 2018’de biraz daha fazla  çekici satılabilir. Bu da pazarı 16-18 bin adetlik seviyeye taşıyabilir. Geçtiğimiz günlerde yüzde 3-5 arasında açıklanan Türkiye büyüme rakamları gerçekleşirse pazarın 16-18 bin adetler aralığında şekilleneceğini tahmin ediyorum. Scania olarak bu pazardan alacağımız payı da artırma hedefindeyiz.

“Scania’nın Tüm Araçları Modülerdir”

Scania, hem yakıt tüketimi hem dayanaklılık hem de aracın diğer özellikleri nedeniyle uzun yol taşımacılığı ve inşaat çekicilerinde daha iyi performans gösterdi ve rekabetçi konumunu korudu. İnşaat kamyonlarında Scania kendisini yenilemeye çalışıyor. Kalitesinden dolayı Scania’nın rakiplerine göre fiyatının biraz daha yüksek olması bu rekabetini zayıflattı. Scania, çekicilerdeki üstün rekabetçi özelliğini yeni seri araçlarıyla tüm inşaat araçlarına taşımak istiyor. Yeni araçlarda iki temel noktada değişim yapıldı. Birincisi; özellikle inşaat ve maden farklı kategorilerden oluşuyor. Moloz ve hafriyatın taşınması oldukça zor bir iştir. Beton pompalarının, mikserlerin ve çöp kamyonlarının kullanıldığı kentsel dönüşüm alanında üstyapıcılar çok önemli bir unsurdur. Bazı durumlarda üstyapı maliyetleri aracın 3-4 katına çıkabilmektedir. Scania ayarlanabilir çamurluğuyla birlikte üstyapının araca kolaylıkla monte edilebileceği bir ürün geliştirdi. Scania’nın tüm araçları modülerdir. Parça ortak kullanılır ve P,G, R kabinlere çıktıkça o parçalar sadece büyüklüklerine göre değişir. Üstyapıcıların memnun olacağı bir değişimi yeni serimizde yapmayı başardık.

“Servise Gelme Aralığını Müşteri Kendisi Belirleyecek”

Ülkemizde 22 binlik araç parkımızın dörtte biri bağlantılı araçlardan oluşuyor. Burada da Scania önemli bir oyuncu olmak istiyor. Ağır vasıta sektörünün belli başlı temel maliyet bileşenleri vardır. Bu bileşenler; araç bakımı, yakıt ve şofördür. Şoför bağıl bir değişken olduğu için bakım ve yakıt bileşenlerini etkiliyor. Kötü bir kullanıcı hem aracın ömrünü azaltıyor hem de yakıt açısından yüksek maliyetler oluşturuyor. Bağlantılı servis ile 99 noktadan (şoför ve araç performansı) ölçümlenebiliyor. Scania olarak çekici grubunda yüzde 24,5 Pazar payı ile bütün zamanların rekorunu kırdık. Bu rekorda, yapılan bu değişimlerin önemli olduğunu düşünüyoruz. Kendi içinde alınan verilerin sıralanıp analiz edilmesini hem bireysel hem de filolar kendileri yapabiliyor. Bunların dışında Scania merkezden sektör ortalamasını müşterilere kendimiz de bildiriyoruz. Bütün bu özellikleri inşaat araçlarında da sağlayacağız ve müşterilerimize ekonomik sürüş imkanı sunacağız. Bakım maliyetlerinde aracın ne kadar yakıt tükettiğini, ne kadar yağ yaktığını bütün veriler ile bildiğinizde standart bakım aralıklarıyla müşteriyi çağırmak yerine veriye dayalı sistemle servise gelme aralığını müşteri kendisi belirleyecek. Rekabeti, kalite ve müşteri odaklı bir strateji izleyerek yakalayacağız.

Mats Waldekrantz
“Müşterimizin Şantiyesine Özel Araç Tanımlayabiliyoruz”

İnşaat, Kamyon Ürün Gamı, Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Ürün Müdürü Mats Waldekrantz’dan XT serisinde öne çıkan teknik detaylar hakkında bilgi aldık.

Yeni XT serisiyle de son derece sağlam, dayanıklı araçlar ürettiklerine dikkat çeken Mats Waldekrantz, yeni seri araçlarda madenlerde ve inşaat sahalarında müşterilerin işlerini kolaylaştıran birçok özelliğin yer aldığına dikkat çekiyor…

Araçları test ettik, konforunu ve gücünü hissettik. Bu konularda Scania’nın adı ve konumu belli bir yere oturmuş durumda.  Off-road ve on-road araçların sürücünün aracı daha rahat kontrol edebilmesi ve kullanabilmesi açısından birtakım fonksiyonları da görme imkanımız oldu. Genel olarak yenilenmiş araçlara getirilen teknik detaylar neler?

Scania olarak sürüş konforu ve güvenliği noktasında zaten çok iyi bir noktadayız. Bununla her zaman gurur duyuyoruz. Yeni kasa ile bu konumumuzu daha da güçlendirdik. Bunda kabinin süspansiyon sisteminde yapılan geliştirmelerin yanında aracın kendi süspansiyon sisteminde yapılan iyileştirmeler de etkin bir rol oynadı. Scania’da sürücü aracı kullanır, araç sürücüyü zorlamaz. Sürücünün araç üzerinde tam kontrolü vardır.

“Bütün Motor Gamımız Yüzde 100 SCR Sistemine Geçiyor”

Daha önce Euro 6 ile birlikte SCR ve EGR birlikte kullanılırken şu anda sadece SCR kullanılıyor. EGR sistemi tamamıyla neden iptal edildi? Aracın toplam ağırlığının bu değişimde rolü var mı? EGR kullanılmaması taşıma kapasitesine nasıl bir katkı sağladı?

Biz EGR sisteminin iptaline gittiğimizde yakıt tüketiminde çok başarılı sonuçlar aldığımızı gördük. Bu sonuçlar yapılan tüm testlerle de kanıtlandı. Bunun da ötesinde EGR’siz bir sisteme sahip olmak teknik açıdan daha az komplike bir sisteme sahip olmanın yanında daha az sorunla karşılaşmak anlamına da geliyor. Bu da müşteri açısından bazı avantajlar sağlıyor. Rakiplerin çoğu sadece SCR sistemiyle Euro emisyon değerlerini sağlayamayabiliyor. Bu nedenle EGR’yi de üzerine koymak zorunda kalıyorlar. Bizim motor teknolojimiz sadece SCR ile birlikte Euro 6’nın ötesinde temiz emisyon sağlayabilir durumda. Bu da müşterilerimiz için ciddi bir avantaj. 410 beygirle başlamıştık, şimdi 500 beygirler ve V8 araçlarda da artık sadece yüzde 100 SCR kullanımına doğru gidiyoruz. Bütün motor gamımız yüzde 100 SCR sistemine geçiyor. Bu da yakıt tüketimi noktasında ciddi bir avantaj sağlıyor. Ağrılık açısından çok belirgin bir farktan söz edemeyiz. Sistem fark yaratacak bir ağırlık oluşturmuyor. EGR sistemi sonuçta 70’li yıllarda ortaya çıkmış eski bir teknoloji olarak da görülebilir. Yüzde 100 SCR sistemiyle Euro 6 emisyonlarını sağlamak için ciddi bir geliştirme gerekiyor. Kimyasal bir reaksiyon olduğu için bununla ilgili optimizasyonun çok iyi yapılması lazım. Scania, bu konuda da çok başarılı ve yol almış bir firmadır.

Kolay Bakım Süreci

Filtre sisteminde kendi kendini temizleyen teknolojiler söz konusu. DPF filtre sistemi nasıl işliyor?

İnşaat araçları off-road kondisyonlarda kullanılıyor ancak sürekli değil. Bu araçlar bir müddet sonra yola da çıkıyor. Bu açıdan baktığınızda inşaatlarda kullanılan motorlarla yollarda kullanılan araçların motorları arasında çok büyük farklılıklar olduğunu söyleyemeyiz. Aracın tamamıyla off-road alanlarda kullanıldığını varsaysak bile çok tozlu ortamlar olduğu için DPF filtre diğer filtrelere oranla daha kısa sürelerde bakıma girmesi gerekebilir. DPF filtresi, inşaat araçlarında bizim için limitleyen bir kriter olmuyor. Bu noktada Scania’nın çok önemli bir avantajı var. Araçlarımızın hepsi bağlantılı olduğu için esnek bakım aralıklarını takip edebiliyoruz. Bu esneklik müşterinin kullanım koşullarına göre DPF filtreyi de kapsıyor. Filtrelerde servise ihtiyaç olduğunu anlarsak, müşteriye bilgi verip aracı anında servise alabiliyoruz. Araçlar çok daha tozlu ortamlarda kullanılıyorsa filtre temizliği açısından servis ihtiyacı daha sık olabilir. DPF bizim açımızdan bir sorun teşkil etmiyor.

İşin teknik yapısı motor ve ilgili aksamları açısından inşaatlarda ve madenlerde kullanılan araçların ne tür farklılıkları var?

Scania’nın modüler sistemiyle bunu açıklayabiliriz. Yeni XT serisiyle araçlarımız son derece sağlam, dayanıklı bir dış yapıya da kavuştu. Burada anahtar nokta, var olan özellikler içinde o operasyona en uygun olan özellikleri bir araya getirebilmektir. Türkiye’ye özel araç yapılmıyor aslında çalışma alanına özel araçlar yapılıyor. Bunu da yapabilmek için o çalışma yerinin koşullarını çok iyi anlamak ve bilmek lazım. Bu noktada bağlantılı servislerin önemi ortaya çıkıyor. 250 bin araç bağlantılı olunca bunlardan akan veri bize çok önemli şeyler söylüyor. Örneğin; yeni bir müşterimiz var ve biz onu tanımıyoruz. Yeni müşterimizin yaptığı işin benzerini yapan çok fazla müşterimiz var. Onlardan aldığımız bilgi ile yeni müşteriye en uygun çözümü ulaştırmamız mümkün olabiliyor. En uygun konfigürasyonu bir araya getirdiğinizde bırakın ülkeyi, o şantiye için en uygun aracı konfigüre etmiş oluyorsunuz.

Yeni Debriyaj Sistemi

Yeni seri XT kamyonlarda, madenlerde ve inşaat sahalarında müşterilerin işlerini kolaylaştıran geliştirmeler var. Örneğin; hassas kullanıma izin veren yeni bir debriyaj sistemi geliştirildi. Arkada hooklift olan üstyapılı araçta hooklift için motor devrini yüksek tutmanız ama aynı anda da hareket ederken çok yavaş olmanız gerekiyor. Motor devri yüksekken hassas kullanımdaki debriyajı devreye alırsanız aracı çok yavaş hareket ettirerek motor devrini yüksek şekilde kullanabilirsiniz. Mermer ocaklarında yüksek devirle çok dik bir uçurumun üstünden geçerken yavaş hareket etmeniz gerekmektedir. Burada devriniz yüksek olabilir; ama hızınızın çok düşük olması gereklidir. Bu debriyaj pedalıyla istediğiniz gibi bu ayarlamayı hassas bir şekilde yapmanız mümkün. XT’de yer alan bu özellikler gibi sizin yaptığınız işe birebir uygun bir araç tanımlamak müşteri açısından son derece faydalıdır. Örneğin ülke için bir maden aracı tanımladınız. Karadeniz’deki madenlerle Akdeniz’deki madenlerin koşulları da farklıdır. Scania olarak bağlantılı servisler sayesinde en idealini müşteri için yapabiliyoruz. Müşterimizin şantiyesine özel araç tanımlayabiliyoruz.

Kristofer Hansen
“Bu Aracı Ortaya Çıkarmak
10 Yılımızı Aldı”

Scania XT modelini geliştirmek için yaklaşık 10 yıldır çalışma yürüttüklerine dikkat çeken Tasarım ve Endüstriyel Dizayn Departmanı Başkanı Kristofer Hansen, XT’nin atak, hakim ve güven veren dizaynının eşsiz olduğunu söylüyor.

Yeni seri araçların dış tasarımı da müşterilerden alınan veriler ile oluşturulmuş durumda. Bu konuda araçlara ilişkin en önemli değişiklik ne oldu? Alınan geri bildirimlerle aracın hangi noktasında ne gibi geliştirmeler yapıldı?

Yeni seri araçlarda değişiklik yapılan birçok parça ve bölüm mevcut. Örneğin; ön tampon 4 mm çelikten yapılmıştır. Her koşulda kırılmadan hizmet veren basamaklar, aracın içine bakabilmek için ön ve arka kısımlarda tutunabileceğiniz kol, farlardaki koruma önlemleri, aynaların dış yüzeyinin güçlü bir madde ile kaplanması bu değişiklerin başında yer alıyor.  Aracın dışında olduğu gibi içerisinde de bazı geliştirmeler oldu. Örneğin; ön göğüs malzemesi S kabinde yumuşakken yeni seride dayanımını artıracak şekilde biraz daha sert dizayn edildi. Aracın koltuğunda kullanılan kumaşlar daha ağır koşullara dayanabilmek üzere farklılaştırıldı. Aracın içerisindeki birçok buton ve diğer özellikler zor koşullarla başa çıkabilecek şekilde tasarlandı.

Şasiyle ilgili bir farklılaştırma oldu mu? Kullanılan malzemenin daha kuvvetli daha esnek olması gibi durumlar söz konusu mu?

Lastik seçiminden tutun, onların üzerindeki çamurlukların gücüne kadar tüm değişiklikler yeni XT araçlarında yapıldı. Şasiyle ilgili konularda da farklılaştırmalar var. Malzeme değişikliği olmadı ancak şasinin kalınlığı aracın durumuna göre değişebiliyor. Dayanımı artırmak için çift kat şasi imkanı da müşterilere sunuluyor.

Değişik ülkelerdeki pazarlardan farklı talepler ve yorumlar geliyor. Üretim de bu ihtiyaçlara göre yapılabiliyor. Özellikle Türkiye pazarından da spesifik taleplerin gelmesi söz konusu mu? Buradan nasıl geri dönüş alıyorsunuz?

Aslında Scania modüler sistemi ilk uygulayan ve bu konuda da öncü bir firmadır. Hemen hemen her türlü pazarın ihtiyacına cevap verebilecek uygulamaları hazır hale getiriyoruz. Türkiye’nin pazar koşullarını analiz eden arkadaşımız bu pazara ilişkin bilgileri topladığında ve nelere ihtiyaç olduğunu anlattığında bizim bu modüler yapımız içerisinde oraya en uygun kombinasyonu uygulama şansına sahip olabiliyoruz. Biz Türkiye’ye özel araç üretmiyoruz ama ürettiğimiz araçların modüler yapısı içinde oradaki arkadaşımız en uygun aracı ortaya çıkarabiliyor. Konfigürasyonlar Türkiye’ye, Almanya’ya özel olabilir ama Almanya’ya özel bir araç üretilmiyor. Konfigürasyonlarımız öyle güçlü şekilde uygulanıyor ki Türkiye’ye özel üretilmiş araçlar gibi görünüyor. Bu da modüler yapı sayesinde mümkün olabiliyor.

Yeni seri araçlarda yapılan en önemli değişiklik nedir?

XT’de olan ama diğer araçlarda olmayan en önemli özellik, genel dizaynında yer alan çizgilerdir. Özellikle omuz çizgileriyle, yan çizgileriyle araç öne doğru atak, hakim ve güven verici. Bu da başka hiçbir araçta göremeyeceğiniz önemli bir özelliktir. Bu aracı ortaya çıkarmak 10 yılımızı aldı ve her gün bu anlayış içerisinde her şeyi tek tek ele alarak geliştirdik. Yeni seride herhangi bir değişikliği öne çıkarmak çok zor, genel anlamda dizaynı aracımızın en önemli özelliğidir.

Andres Jensen
“Müşteriyi İyi Tanımak Çok Önemlidir”

Yakıt verimliliği üzerine 30 yıldır Scania’da çalışan Ar-Ge Departmanı Teknik Müdürü Andres Jensen, inşaat araçlarındaki yakıt verimliliği üzerine yaptığı sunumda XT serisinde yüzde 4’lük bir yakıt verimliliğine ulaştıklarını belirtti.

Araçlardaki enerji kaybını 6 ayrı dalda incelediklerini söyleyen Jensen; aerodinamik yapı, yuvarlanma direnci, motor içindeki sürtünmeler, klima, şanzıman, fren ve retarder gibi aksamların kendi içinde enerji kayıplarına neden olduğunu ifade etti.

Jensen, “İnşaat sektöründeki araçlar genelde tam yükle çalışıyorken kimi zaman da yüksüz olarak çalışıyorlar. İnşaat taşımacılığının en kritik noktaları yükleme ve boşaltma alanları oluyor. Bu alanlar genellikle çamurlu, kayalık ya da düz zeminli olmayan yerlerdir. Bu alanlarda sürücünün davranışı yakıt tüketimini ciddi anlamda etkiliyor. Düşük hızdaki sürücünün davranışı, yakıt tüketimi üzerinde önemli bir etken” dedi.

“Toplam Enerji Verimliliğini Hesaplıyoruz”

Enerji tüketimine iki açıdan baktıklarını ifade eden Jensen, motor ve aracı ayrı ayrı incelediklerini kaydederek şunları söyledi: “Bir motorun ne kadar verimli olduğu, 1 kW/saat enerji üretmek için kaç gram yakıt tükettiğinden hesaplanmaktadır. İkincisi ise araç tarafındadır. Araçta belli kademelerde enerji kayıpları meydana geliyor. Bu enerji kayıplarının ne kadar çok olduğuna bakıyoruz. Motor ne kadar verimliyse ve enerji kayıpları ne kadar az ise o araçta toplam enerji verimliliği o kadar yüksek oluyor. Yakıt tüketimi bu iki bileşenin çarpımı ile ortaya çıkan bir sonuçtur. Motor tarafından ne kadar gram yakıtla kaç kW/saat enerji üretiyoruz bunun verilerini kaydediyoruz. Bunun sonucunda da 100 metrede ve kilometrede harcanan yakıt miktarı ortaya çıkıyor. Araç tarafındaki enerji kaybı 6 ayrı dalda inceleniyor. Aerodinamik yapı, yuvalanma, motor içindeki sürtünmeler, klima, şanzıman, fren ve retarder gibi aksamların kendi içinde enerji kayıpları var.”

“Aracın Hangi Alanında Ne Kadarlık Yakıt Kaybı Olduğunu Anlık Görebiliyoruz”

Uzun yol araçlarıyla maden araçları arasında yaklaşık iki kat yakıt kaybı oluştuğuna vurgu yapan Jensen, yakıt verimliliğini artırmak için müşteriyi tanımanın önemine işaret ediyor. Jensen, “Uzun yolda kullanılan araçlarda hava direnci çok büyük bir yakıt kaybına yol açarken, madende bu etken çok küçük bir sebeptir. Madende kullanılan araçlarda frenleme ile kaybınız fazla olurken, uzun yol araçlarında bu kayıp daha düşük seviyelerde gerçekleşir. Bu sebeple müşteriyi iyi tanımak çok önemlidir. Sürekli off-road yolda mı, aracı nerede kullanıyor, bu araçlarla ne taşıyor bilmek çok önemlidir. Scania,  son 3 yıldır ürettiği tüm araçları bağlantılı olarak üretiyor. Şu anda 250 binin üzerinde araç bağlantılı durumda. Biz bu araçlar sayesinde çok değerli bilgilere sahip oluyoruz. Bu verileri gerçek zamanlı olarak elde edebiliyoruz. Değişik hız kademelerinde yakıt tüketimini görebiliyoruz. Aracın hangi alanında ne kadarlık yakıt kaybı oluyor anlık görebiliyoruz. Bu da müşteri için en uygun, en verimli aracı ortaya çıkarmamızda bize yol gösterici oluyor” şeklinde konuştu.

“V8 Motorlarda Sadece SCR ile Emisyon Değerlerini Yakalayabiliyoruz”

İnşaat araçlarında yeni seriyle verimliliği oldukça yükselttiklerini işaret eden Jensen, 16 Lt V8 motorlardaki iyileşmenin dramatik şekilde arttığına değinerek şunları söyledi: “Özellikle inşaat koşullarında çalışan araçlarda yüzde 4’ün üzerinde bir yakıt tüketimi sağlamak mümkün. Yüzde 1’lik kısmı hava direnci kayıplarının azaltılmasıyla, yeni kabinle mümkün olabiliyor. Özellikle 13 Lt 450 beygirlik bir motorda yüzde 3’lük bir kazanım var. 16 Lt V8 motorlarda yüzde 7’ye kadar kazanım elde etmek mümkün. Eski V8 motorlar EGR ve SCR ile Euro 6 emisyon değerlerini sağlayabiliyordu. Yeni V8 motorlarda sadece SCR ile emisyon değerlerini yakalayabiliyoruz. Aracın önündeki rampa, yokuş, engebeli alan gibi yol koşullarını aracımız kendisi algılayabiliyor. Eğer müşterilerimiz bu sistemi de kullanırsa bahsedilen rakamların üzerinde kazanımlar elde etmek mümkün olabiliyor.”

“Scania’nın Bugün 250 Bin Aracından Gerçek Zamanlı Veriler Alıyoruz”

Müşterilerin gerçek çalışma koşullarından gelen verilere anlık ulaştıklarını belirten Jansen, yeni motoru tasarlarken ya da motordaki birtakım iyileştirmeleri yaparken bu bilgilerin temel girdileri olduğuna işaret ederek şu görüşlere yer verdi: “ Scania, 3 yıl önce bağlantılı servislere geçerken bütün araçlarını bağlantılı üretme kararı aldı. Bunun getirdiği maliyet artışını Scania araç fiyatlarına yansıtmadı. Bütün araçların gelecekte bağlantılı araçlardan oluşacağını düşünen Scania’nın bugün 250 bin aracından gerçek zamanlı veriler alıyoruz. Verilerin 87 adeti araçla, 12 adeti şoförün kullanımıyla ilgili bilgilerden oluşmaktadır. Bilgiler sürekli akıyor ve yeni nesil araçlarda, motorlarda yapılan her türlü değişim tamamıyla büyük veri havuzundan gelen bilgiler doğrultusunda geliştirmeler yapılıyor.”

 

 
TEMSA’dan 14 Araçlık Teslimat
 
Ford Trucks Her Şartta Her Zorlukta Müşterisinin Yanında
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
DAF Türkiye Pazarına İddialı Girdi!
Dünyanın önde gelen kamyon üreticilerinden DAF Trucks, geçtiğimiz senenin ...
Hyva, Alpha Damper Silindirleriyle Farkını Gösteriyor
1979 yılında kurulan, damper silindirleri konusunda global pazar lideri ...
Hayvana Saygı Ekonomiye Katkı
Araç üstü ekipman ve treyler sektöründe öncü marka olan OKT Trailer, yüzde ...
 
Mercedes-Benz Arocs 3363 LS - 120 Ton Çekici Türkiye Pazarında
2016 yılı itibarıyla Euro 6 dünyasına yepyeni ürünler sunan Mercedes-Benz ...
Schmitz Cargobull, 125 Yıllık Tecrübe ve Bilgisini Türkiye’ye Taşıdı
125 yıllık köklü geçmişiyle treyler pazarının güçlü markası Schmitz Cargobull, ...
‘Dual System Teknolojisi CNG ve Motorin Bir Arada
CNG dönüşümünde ‘teknolojik devrim’ olarak adlandırılan SOCAR “Dual System”  ...
 
Krone Filo Kiralama Hizmetiyle Sektöre Dinamizm Getiriyor
Türkiye’de üretim fabrikası, ikinci el hizmeti, servis ve yedek parça ...
Ağır Vasıta Filo Kiralama Hama İle Çok Karlı
Her yıl artış gösteren operasyonel ağır vasıta filo kiralama hizmeti, ...
Karayolları Genel Müdürlüğü Mega Projeleri
Ülkemizin ihtiyaç duyduğu güvenli, ekonomik ve rahat erişilebilirliği ...
 
Nuray PEKCAN
ÇOK ÇALIŞMAYA HAZIR MIYIZ?
  YAZARLAR
Nizamettin KARADAĞ
Gelecekte Ülkemizin Uluslararası Bir Lojistik Üs Konumuna Geleceği Öngörülmekte…
Av. Bilun ELMACIOĞLU
Covıd-19 Virüsü Kaynaklı Küresel Salgının Ticari Sözleşmelere Etkisi
Emre ELDENER
DÖVİZ KURUNDAKİ DALGALANMALAR
Doç. Dr. Onur DİKMENLİ
BİLMİ-YORUM!
  ÇOK OKUNANLAR
  FACEBOOK'TA KAMYONUM
  ANKET
     
 
Taşımacılık sektöründe çözüme kavuşturulması gereken en büyük problem nedir?

Çalışma sürelerine ilişkin sadece şoförün sorumlu tutulması (Takograf ve cezalar)
Komisyonların yüksek tutulması
Taşıma ücretlerinin düşük olması (Ton/km uygulaması)
Emeklilik sürelerinin uzun olması
Sınır kapılarında yaşanan sorunlar
Vergi oranlarının yüksek olması

Sonuçlar
 
     
 
  •Künye
  •İletişim
  •Reklam
  •Sitene Ekle
 
 
Ihale
Gündem
Haberler
Teslimat
Deniz Taşımacılığı
Lojistik
English
Aku
Lastik
 
 
Ağır Vasıtalarda Yeni Modeller
Hafif Ticarilerde Yeni Modeller
Özel Tasarım Araçlar
Modifiye Kamyonlar
Treyler Galeri
Üstyapı Galeri
Otobüslerde Yeni Modeller
Kamyon Magazin
Güzeller
 
 
Yeni Araç Tanıtımları
Test Sürüşleri - Kamyon
Test Sürüşleri - Hafif Ticari
Kamyon Yarışları
Monster Truck Yarışları
Kamyon Simülatörleri
Otobüs Simülatörleri
Yeni Teknolojiler
Kamyon Magazin
 
 
türkiye
fahrer
treyler
dikkat
Kamyon
truck
haberler
kamyonum
src