1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Haber
  4. KARAYOLU YATIRIMLARI VE İŞSİZLİK FONU

KARAYOLU YATIRIMLARI VE İŞSİZLİK FONU

  • | Kamyonum

Karayolu taşımacılığı pahalı olduğu kadar seri, güvenli ve tercih edilebilir bir taşıma türüdür. Bu gerçek bilinmesine rağmen karayolu yatırımları maalesef istenilen düzeyde olmamıştır. 2000’li yıllardan sonra karayolu alt yapısına yapılan yatırımlar istenilen düzeyde olmamakla beraber sevindirici olmuştur.

Özelikle AB müktesebatına uyum anlamında taşımacılık tartışılırken ve taşımacılarımıza inanılması zor birçok yükümlülük getirilirken karayolu altyapısının yetersiz olduğu ne yazık ki göz ardı edilmiştir. Birçok toplantıda ve bu köşemde dilim döndüğü kadar karayolu alt yapı yetersizliğine değindim.

Karayolu taşımacılığında karayolu en önemli faktördür. Ülkemizde karayolu yatırımlarının kabul gördüğüne, uluslararası standartlarda yapıldığına inanmak ne yazık ki zor! AB ülkelerinde asfaltın ortalama ömrü 25 yılken, ülkemizde maalesef 2,5 yıl civarındadır. Hatta yolun bir şeridini ulaşıma açtıklarında, yapımı devam eden şerit açılmadan, daha önce açılmış olan şeridinin bakıma alındığına ne yazık ki şahit oluyoruz!

Mazeret hazır! Kamyoncuların istiap haddinden fazla yük taşımaları… Evet, aşırı yüklenme yolun bozulmasında sadece bir etken, ya diğer etkenler… Kamuoyu diğer etkenleri duymuyor. Karayolu yapım ihalelerinden başlayarak, yapımın sonlanmasına kadar yapılan kontroller ne kadar sağlıklı? Hak edişler ne kadar gerçekçi? Vatandaşlar olarak bütün bunlardan habersiziz. Köprü yapımlarında kullanılan inşaat malzemelerinin fiziksel ve kimyasal analizleri gerçekten yapılıyor mu? Yapılıyorsa ne kadar gerçeğe uygun, bunu da bilemiyoruz.

İnşaat malzemelerinden bahsetmişken! 17 Ağustos Marmara Depremine değinmeden geçmek istemiyorum. Bu felakete hayatını kaybeden tüm yurttaşlarımızın ruhu şad olsun. Deprem sonrası günah keçisi hazırdı: Belediye görevlileri ve müteahhitler… Bunlar tabi ki sorumlu; ama yalnızca bununla yetinilse asıl gerçek perdelenmiş olur. Maalesef öyle de oldu; hiç kimse inşaat malzemelerinin kalitesini tartışmadı. Binam sağlam olsun, diye birkaç çubuk fazla demir atarsınız; ya o demirde silis elementi istenilen düzeyde değilse, ya da hiç yoksa ilk sarsıntıda o demirler birer tahta parçası gibi kırılırlar. Halen belediyelerin bünyesinde yapı malzemeleri kontrol laboratuarları yoktur. Sadece fiziki kontroller görsel anlamda yapılmaktadır.

Karayollarımızın yeni patronu artık Ulaştırma Bakanlığı… Umarız eski ezberler bozulur; uluslararası standartlar çerçevesinde şeffaf karayolu yapım ihaleleri ve uluslararası standartlara uygun karayolu yapımı geçekleşir. Yurttaş olarak bunu istemek, en doğal hakkımız olsa gerek!

Kamuoyumuzda son günlerde tartışılan işsizlik fonunda birikmiş paraların bir kısmının karayolu yapımı için tahsis edilmesi konusu taşımacılarımızı memnun edebilir; fakat açık rejimlerle yönetilen ülkelerde alınması gereken tedbirler uzun araştırmalar sonunda alınır. Alelacele, masa başında, gerekli saha çalışmaları yapılmadan sivil toplum kuruluşlarının görüşlerine rağmen yasalar yapılırsa, günün birinde yasanın yersiz olduğu ortaya çıkar ki; hiç de hoş olmaz. Vatandaşın devlete olan güvenini sarsar. Bu işsizlik fonu neden oluşturuldu; oluşturulması doğru ise bu kadar para neden birikti; hak sahiplerine zamanında dağıtılmadı. “İşsizimiz yok” denilirse bunun doğru bir cevap olmayacağı herkesçe bilinir.

4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu kapsamında çıkarılan bir yönetmelikle kurulan bir fonda biriken kamyoncularımızın paralarının akıbetini de merak etmeye başladık. Yeni bir değişiklik olmadıysa, bu paraların % 20’si her yıl sonunda hazineye aktarılıyor. Kalan para ise fonda kalıyor; tıpkı işsizler gibi… Kamyoncu kan ağlıyor; motorlu taşıtlar vergisini bile ödeyemiyor; ama fonda parası yatıyor. Günün birinde, “Biz bu paraları verecek kamyoncu bulamadık; bu paraları uzay araştırmaları için harcayalım” derseler kimse şaşırmasın.

Karayolu yatırımlarına “evet, yok demek” bu ülkeye kötülük olur. Ülkemiz hızla gelişen bir ülke… Ayrılmış yollar hakkımız, işsizlik fonundan para ayrılmasına hayır! Yapım maliyetlerinin düşürülmesi bakım giderlerini de düşürecektir. Ülkemiz kurallar ülkesidir; kimse düş kırıklığı yaşamamalıdır.

Saygılarımla,

Nizamettin Karadağ

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz