ARAÇ İŞLETMECİLERİ DERTLERİNİ KİME ANLATSIN?
- | Kamyonum
ARAÇ İŞLETMECİLERİ DERTLERİNİ KİME ANLATSIN?
Demokratik ülkelerde halk katmanları çeşitli gruplar halinde örgütlenirler, sorunlarını örgütleri vasıtası ile devleti yönetenlere direk veya endirekt iletirler. Merkezi yönetim bu görüşleri alıp süzgeçten geçirerek; uzun, kısa ve orta vadeli olmak üzere çözüm yollarını hazırlayarak kamuoyuna açıklar.
Ülkemizin demokratik ve açık rejimle yönetilen ülkeler kategorisine girdiğine inanıyoruz. Kamyon işletmecileri senelerdir haksız rekabetten, kaçak motorinden, sektöre araç girişinin kontrolsüzlüğünden yakınmaktadır. Devleti yönetenler ise hep tali çözümlerle oyalama taktikleri geliştirmiştir.
4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Yönetmeliği gereği verilen belgelerin üzerinden nerede ise beş yıl geçti. Belge yenileme ücretlerini tahsil edemeyeceğini anlayan Ulaştırma Bakanlığı yenileme tarihini iki yıl erteledi. Çevir şapkanı iki yıl geldi, çattı. Ne yapacaksınız? Sektör ne kazandı ki ne alacaksınız?
Kamyon işletmecilerinin istekleri son derece basit. Defalarca yazdım, tekrar yazalım ve hatırlayalım.
1- Karayolu Taşıma Kanunu mutlaka olmalı, fakat kanun sektörün mevcut durumu ve ülkemizin sosyo-ekonomik koşulları çerçevesinde yeniden yorumlanmalıdır.
2- Belge ücretleri bir defaya mahsus 24.02.2006 tarihindeki rakamlara indirgenmeli ve tüm sektörün belgelenmesi sağlanmalı. Muafiyet, affın çıkartıldığı gün bile araç sahibi olmuş gerçek ve tüzel kişileri kapsamalı; daha önce belge alanların haklarının korunması için 24.02.2006’ da belge alanların, belge yenileme süreleri 10 yıl uzatılmalıdır.
3- Sektöre giriş mutlaka araç bazında kontrol altına alınmalı ve aftan sonra belgesiz taşımacılığa asla müsaade edilmemelidir.
4- Haksız rekabetin önlenmesi için kaçak motorinin önüne geçilmeli.
5- Ekonomik değeri olan ikinci yedek parça satışı bir yasal düzenlemeye kavuşturulmalı ve özendirilmelidir. Hurda araç alımı sadece istatistiki bilgiler anlamında değerlendirilmeli, yaşlı araçların parça desteği kesilmemelidir.
6- Motorlu Taşıtlar Vergisi, ticari ve gayri ticari diye mutlaka ayrılmalı ve ticari araçlardan mümkünse alınmamalı; alınırsa da harç niteliğinde, sembolik olmalıdır.
Bütün bunlar bir günlük düzenlemelerdir. İstenirse bu düzenlemeler yapılır ve ülkemiz taşımacılığı çağdaş normlarda hizmet kalitesini artırır. Ancak o zaman mesleki yeterlilik ve mesleki saygınlıktan bahsetmek mümkün olur. Aksi takdirde denetimsizlik neticesinde belge almayanların sayısı, yakın gelecekte belge alanları geçecek ve telafisi mümkün olmayan sonuçlar ortaya çıkacak. Maalesef 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve Mevzuatı güdük kalacak ve uygulanırlığı mümkün olmayacak. Bunca emeğimize de yazık olacak…






YORUMLAR
Yorum Yap