1. Anasayfa
  2. Haberler
  3. Haber
  4. HAKSIZ VE YIKICI REKABETE KİM DUR DİYECEK!

HAKSIZ VE YIKICI REKABETE KİM DUR DİYECEK!

  • | Kamyonum

2003’lu yılların başında Karayolu Taşımacılığı Kanuna kavuşuyor diye hemen hemen her gün propagandalar, seminerler, toplantılar vs. birçok etkinlik yapıldı. Ne denildi; “AB standartlarında bir taşımacılık politikası geliştirilecek; kamyoncunun makus kaderi değişecek; sektör para kazanmaya başlayacak.” Bu anlamda öne çıkan üç ana ilke şöyleydi;

                1-Mali yeterlilik

                2-Mesleki saygınlık

                3-Mesleki yeterlilik

Sektörümüz zannetti ki, mali yeterlilik deyince kendilerine işletme kredisi verilecek veya işletme sermayesi nakdi olarak istenecek. Oysa, çoktan sözde sektör temsilcileri ile yapılan toplantılarda esnafın kefeni biçilmiş; mali yeterlilik belge parası olarak değiştirilmiş; bu sayede milyonlarca TL gelir elde edilip sektör küçültülebildiği kadar küçültülmüştü.

Mesleki saygınlık anladığımız kadarı ile sektör para kazanacak; saygınlığı artacak; kurumsal kimliği daha da güçlenecek; kredi imkanları daha fazla olacak; kısacası itibarlı bir taşımacılık sektörü doğacaktı. Karayolu taşımacılık mevzuatının yanlış uygulamalarından dolayı sektör para kazanacağına para kayıp etmeye başladı. Var olan saygınlık da maalesef bitti.  Sektör MTV vergisini bile ödeyemez hale geldi.

Mesleki yeterlilikse tirajı komik bir hal aldı. Bir yandan açılan kurslar, öte yandan ver 25 TL, al SRC diye başlatılan kampanyalar…  Mesleki yeterlilik de, karnını zor duyuran kamyoncunun cebine bir iki el daha girdiğinin ve soyulduğunun maalesef adı oldu.

Kimileri şöyle düşünebilir; “Nizamettin Karadağ çok sert eleştirilerde bulunuyor.”  Bulunmayıp da ne yapayım; bütün olumsuzluklara, sektörün çöküşüne rağmen “Oh ne güzel bir mevzuat hazırladınız elinize sağlık” mı deyiyim. Kimisi de “Ya bu mevzuatın hiç mi iyi bir yanı yok; onu niye söylemiyorsun” diye düşünebilir.  Fakat kamu yöneticileri zaten iyiyi, güzeli yapmak durumundalar; bu onların asli görevleri…  Yapamadıklarını ben söylemek durumundayım. Geçen makalemde de benzer bir açıklama yapmıştım; bu anlamda eleştiri aldığım için tekrarlama gereği hissettim.

Ortada bir kanun var; bu kanunun getirdiği çok ciddi bir mali külfet var.  Peki, taşımacılar bu yükün altından nasıl kalkacaklar? Kimsenin umurunda değil. Haksız ve yıkıcı rekabet had safhada. Kaçak motorin kullanan, devlete vergi vermeyenler her türlü taşımalara en alt düzeyde teklif verip, işleri alıyorlar.  “Serbest pazar ekonomisi bu kardeşim!  ihaleleri ortadan kaldıralım mı” diyebilirler ve diyorlar da… Sormak lazım, özelikle kooperatifler kendi bölgelerinde temayüller gereği ekmeklerini korumak amacı ile demokratik haklarını korumaya kalkıştıkları anda adını duyduğumuz ve duymadığımız tüm kanunlar devreye giriyor. Kaçak girdiler sonucu doğan haksız rekabet söz konusu olunca, hiç kimsenin sesi sedası çıkmıyor. Bunun adına adalet deniliyorsa takdir okuyucularındır.

Sektörümüzden parayı alan tek kurum Ulaştırma Bakanlığı; ama sıra sorunların çözümüne gelince onlarca kurum, hepsi ile tek tek mücadele et edebilirsen… Taşıma ihalelerinde yolsuzluk var; “O bizim işimiz değil; devlet ihale kurumuna müracaat et.”  Ülkenin öbür ucundan bir petrol şirketi çıkıp geliyor; Boğazlıyan Motorlu Taşıyıcılar Kooperatifinin işlerini yarı yarıya fiyat kırarak alıyor. Bu kooperatifteki kamyoncularımın bakan dayıları falan yok; ne yapsınlar, kime müracaat etsinler?

Kaçak motorin haksız rekabete sebep oluyor; “O da bizim işimiz değil;  İçişleri Bakanlığı’na müracaat et” derler. “Motorlu Taşıtlar Vergisi adil değil; adeta ek vergi konumundadır; AB standartlarında değerlendirilmeli ve ticari ile gayri ticari ayrılmalı” diyoruz. “Bu da bizim işimiz değil; Maliye Bakanlığı’na müracaat et” diyorlar. “Sektörde ihtiyaç fazlası araç var; sektöre girişi araç bazında kontrol altına alın” denildiğinde liberal ekonomik sisteme müdahale olur diye ayağa kalkıyorlar.

Yolcu taşımacılığında taban ücret yayımlanıyor; eşya taşımacılığında uygulanan taban ücret genelgesi rafa kaldırılıyor; ne imiş deneme amaçlı altı aylık yayımlanmış ve kaldırılmış.  Peki tavanı yok, tabanı yok, denetimi yok, bu nasıl disipline etmek? Dünyanın başka bir ülkesinde benzeri varsa, Allah aşkına birisi çıksın söylesin.

Kamyoncularımız en az herkes kadar ülkelerini severler. Edirne’den, Kars’a her gün cennet ülkemizin bir ucundan, diğer ucuna tabiri caizse bir seyyah gibi dolaşırlar. Ülkemizin ve yurttaşlarımızın sıkıntılarına bire bir vakıftırlar; ama onların da sabırlarının bir sınırı olduğunu hiç kimse unutmamalı.

Bütün devlet kurumları el ele vererek taşımacılıkta yaşanan haksız rekabeti bir an önce önlemeli.  Bol kazançlı günler dileği ile….

Nizamettin Karadağ

 

S.S. 88 NOLU OVAKOOP. BAŞKANI

YORUMLAR

Bu habere henüz yorum yapılmamış.İlk yorum yapan sen ol...

Yorum Yap

Bu Alan Boş Bırakılamaz
Bu Alan Boş Bırakılamaz
Yorum Yapma Şartlarını Kabul Etmediniz