Hisarcıklıoğlu TEPAV'da Konuştu
TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek TEPAV'da düzenlenen Dünya Kalkınma Raporu Lansman Toplantısı ve Türkiye Yatırım Fonu imza törenindeki konuşması şu şekildedir:
- | Kamyonum
- Sizleri şahsım, mütevelli başkanlığını yürüttüğüm TEPAV ve Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği adına saygıyla selamlıyorum.
- 2016 Dünya Kalkınma Raporu Lansman Toplantısı’na hepiniz hoş geldiniz.
- Bugün 2016 yılı için hazırlanmış olan Dünya Kalkınma Raporu’nun sunumu için bir araya geldik.
- Özellikle böylesine önemli bir raporu hazırlayan Dünya Bankası’na ve ekibine teşekkürlerimizi sunarım.
- Bu seneki Dünya Kalkınma Raporu’nu daha da önemli yapan ise bu seneki ana teması – yani Dijital Ekonomi
- Biraz önce raporun sunumunu dinlediniz. Konu cidden çok önemli.
- Dijital ekonomiden ne kadar faydalandığımız belki de önümüzdeki on yıllarda ülkelerin kaderini belirleyecek.
- Elimizin altındaki bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve tabletler artık yaşamımızın olmazsa olmazı haline geldi.
- Artık İnternet olmayan bir hayat düşünemez hale geldik.
- Önümüzdeki dönemde internet ekonomisinin, sadece G20 ülkelerinde, yılda yaklaşık yüzde 8 büyümesi bekleniyor.
- Eğer İnternet ekonomisi bir ülke ekonomisi olsaydı dünyada beşinci sırada olacaktı.
- Büyüme hızı Çin’den daha yüksek olacaktı.
- İnternet bir iş sektörü olarak kabul görseydi, küresel gayri safi milli hâsıladaki ağırlığı tarım ve hizmetlerden daha fazla olacaktı
- Bundan 10-11 sene önce, yani 2005 yılında, küresel nüfusun 6’da biri, yani yaklaşık 1 milyar kişi Internet kullanıcısıydı
- Bugün ise bu rakam 3 milyarı aştı.
- 5 yıldan kısa bir süre içerisinde bu rakam 4 milyara çıkacak.
- Ancak bir de madalyonun öteki yüzü var.
- Bugün dünya nüfusunun yaklaşık %40’ı İnternet erişimine sahip. Peki ya kalan %60’lık kesim?
- Bizim gerek iş hayatında gerek sosyal yaşantımızda olmazsa olmazımız olan İnternet’e dünya nüfusunun yarıdan fazlasının erişimi yok.
- Bu rakam 4.2 milyar insana tekabül ediyor.
- Afrika’da İnternete erişim oranı %13’e iniyor.
- Az gelişmiş ülkelerde ise bu yılın sonunda Internet erişimi oranının ise %10’unun altında kalması bekleniyor.
- Yani İnternet bir yandan yeni fırsatlar getirirken, bir yandan da dünyada yeni uçurumlar oluşturuyor.
- En tehlikeli uçurum da KOBİ’ler için.
- Yapılan araştırmalar gösteriyor ki, KOBİ’lerin büyümesinin temelinde inovasyona yönelik yatırımlar var.
- Bunun yolu da dijital teknolojilerin etkin kullanımından geçiyor. Bu teknolojileri etkin kullanamayan KOBİ’ler rekabet yarışında geride kalacak.
- Sadece KOBİ’ler de değil, tüm sanayi sektörü bir yeniden yapılanma sürecinden geçiyor.
- Bilgi ve iletişim teknolojilerinin sanayiyi yeniden şekillendirdiği bir dönemi yaşıyoruz.
- Birinci Sanayi Devrimi, buharın enerji üretiminde kullanılmasıyla başlamıştı, İkinci Sanayi Devrimi ise elektrik kullanımının can verdiği Henry Ford’un seri üretimiyle hayatımıza girmiştir.
- Üçüncü dalgayı ise bilgi ve iletişim teknolojilerindeki ilerlemeler ortaya çıkardı.
- Dördüncü Sanayi Devrimi, yani moda tabiriyle Sanayi 4.0 (dört-sıfır) bilişim teknolojilerini, Nesnelerin İnterneti, Bulut Bilişim, siber robot sistem tasarımlarıyla üretim sürecinin vaz geçilmez bir parçası haline getirecektir.
- Sanayi 4.0 Devrimi sayesinde ayrıca sürdürülebilir kalkınma hedeflerine de ulaşılması kolaylaşacaktır.
- Hem tüm üretim süreçlerinin hem de enerji kullanımında verimliliğin bu yeni teknolojilerle arttığını göreceğiz.
- Henüz arkamızda bıraktığımız 2015 yılı sürdürülebilir kalkınma açısından önemli bir yıl oldu.
- Önce Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri, ardından da Paris’teki İklim Değişikliği Taraflar Konferansı bize 2015 sonrasındaki kalkınma gündeminin çerçevesini çizdi.
- Pek çok uluslararası metinde de vurgulandığı gibi bundan sonraki dönem artık konuşma değil harekete geçme dönemi.
- Harekete geçmek için de verinin yeri ve önemi tartışılmaz.
- Bu nedenle 4. Sanayi devrimini kaçırma lüksümüz yok.
- Bu devrimi kaçırmamak için, politikacılar, bürokratlar, işadamları, hepimiz İnternet ekonomisini iyi anlamak ve önünü açmak için doğru kararları vermek zorundayız.
- Peki İnternet ekonomisinin gelişmesinin önündeki kısıtlar neler?
- Türkiye açısından konuşursak ilk olarak Yasal Altyapıdan bahsetmemiz gerekir.
- Türkiye’de İnternet ekonomisinin gelişmesinin önündeki en önemli kısıtlardan biri Yasal Altyapıdır.
- İnternet’in bugüne kadarki hızlı gelişimi açık yapısının bir sonucu oldu.
- İnternet’in bir sahibi olmadığı için, yeni iş modelleri kısıtlanmadan gelişebildi. İnternet girişimciliğin önünü açtı.
- İşte bu nedenle İnternet’in yönetiminde kamu, özel sektör, sivil toplum ve kullanıcılar beraber rol almalıdır.
- Tabii ki hiçbir mecra kuralsız gelişemez. Bu İnternet için de geçerli.
- İş dünyası olarak İnternet’le ilgili konan kurallarla ilgili beş beklentimiz var:
- Kurallar İnternet’i kısıtlayan değil, İnternet’in önünü açan bir rol üstlenmelidir.
- Kurallar hızlı teknolojik gelişime ayak uydurabilecek şekilde sade ve esnek olmalıdır.
- Kurallar özel sektörün görüşü alınarak konmalıdır.
- Kurallar girişimcilere işini nasıl yapacağını dayatmamalı, sadece bir genel çerçeve çizmelidir.
- Kuralların devletler arasında uyumlu olmasına özen gösterilmelidir.
- İnternet Ekonomisine ilişkin ikinci kısıt Fiziki Altyapı’dır.
- Herkes için hızlı ve ucuz İnternet erişimi, ve İnternet kullanım oranlarının artması temel şartlardan biridir.
- Beceriler ve Dijital Uçurum da diğer bir kısıt olarak karşımıza çıkmakta
- Türkiye’de İnternet kullanımına ilişkin beceriler, gerek bireysel düzeyde, gerekse firma düzeyinde yeterli seviyede değildir.
- Şirketlerin İnternet’i yeterince kullanmamaları ile ilgili önemli bir sorun, bilgi yetersizliğidir.
- Kamu Destek Programları, diğer bir önemli kısıtımız
- İnternet ekonomisine yönelik kamu destek programların sürekli yenilenmesi ve teknolojiye ayak uyduran bir yapıda tasarlanması gerekiyor.
- İnternet’e yönelik kamu destekleri alanında, birazdan sayın Başbakan Yardımcımız Mehmet Şimşek ile önemli bir başlangıca imza atacağız.
- TOBB ve Hazine ortaklığında Türkiye Yatırım Fonu’nu kuruyoruz.
- Türkiye Yatırım Fonu, ülkemizde erken aşama yatırım yapan girişim sermayesi fonlarına kaynak sağlayacak.
- Bu girişim sermayesi fonları da İnternet girişimcilerine kaynak sağlayacak.
Değerli misafirler,
- Türkiye Yatırım Fonu, ülkemizde yenilikçi şirketlere ve İnternet ekonomisine yönelik yeni nesil ilk destek modelidir.
- Biz artık desteklenecek şirketi bürokrat seçmesin diyoruz.
- Kamu, kaynağını İnternet ekosistemini geliştirmekte kullansın. Girişim sermayesi fonları bu ekosistem içinde doğru şirketleri seçerek kaynak aktarsın.
- Girişim sermayedarları yatırım yaptıkları şirketlere sadece mali kaynakla değil, mentörlük ve yeni bağlantılar sağlayarak da destek olsun.
- Türkiye Yatırım Fonu’nun kurulum çalışmaları 2011’de TOBB Genç Girişimciler Kurulu ve Girişim Sermayesi Sektör Meclisi’nin attığı adımla başlatılmıştı.
- Hazine Müsteşarlığı’mızın desteğiyle 5 yılda zoru başardık. Bu yeni nesil destek için gerekli kanun ve yönetmelikler çıkarıldı ve bugün son sözleşmeyi imzalıyoruz.
- Tüm bu süreçte bize desteklerini esirgemeyen Başbakan Yardımcılarımız Sayın Ali Babacan ve Mehmet Şimşek’e ve Müsteşarlarımız İbrahim Çanakçı ve Cavit Dağdaş’a teşekkürlerimizi sunuyoruz.
Değerli Misafirler,
- Dijital ekonomi yeni bir devrim ortaya çıkardı.
- Elbette, her zaman olduğu gibi, önce davrananlar da bu sürecin kazananları olacak.
- Türkiye Yatırım Fonu ile ülkemiz girişimcilerinin bu devrimde ilk davrananlardan biri olmasının önünü açıyoruz.
- Ama hiçbir devrim sancısız olmaz.
- Yaşanan bu büyük değişimin sorunsuz olması doğal olarak beklenemez.
- Bu dönüşümün en önemli sorunlarının başında, kişisel verilere ilişkin güven ortamı geliyor.
- Veri dijital ekonomide adeta para kadar kıymetli.
- “Paran kadar konuş diye bir söz” vardır biliyorsunuz, artık “verin kadar konuş” diyorlar.
- Nasıl kullandığımız paraya güvenmeden ekonomi işlemezse, veri kullanımına ilişkin güven olmadan da dijital ekonomi işlemez.
- Kişisel verilerin korunmasına ilişkin kurallar, kullanıcıların hassasiyetlerini giderirken, inovasyonun da önünü kesmemelidir.
- Bu alanda iş dünyası ve devletlerin ortak çalışması gerekir.
- Tabii ki yasal çerçeveyi hazırlamak ve uygulamak devletlerin görevidir.
- Biz de iş dünyası olarak elimizi taşın altına koymaya hazırız.
- Dünyada dijital ekonominin gelişiminin, kişisel verilerin korunmasına ilişkin karşılıklı güven ortamının tesisi ile olacağının bilincindeyiz.
- Biliyorsunuz uzunca bir süredir beklediğimiz Türkiye’de Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun için geçtiğimiz günlerde ilk adım atıldı.
- Kanun tasarısı alt komisyonda görüşüldü ve en kısa sürede yasalaşması sağlanacak.
- Ben öncelikle bu önemli husustaki çalışmaları için Başbakan Yardımcımız Sayın Mehmet Şimşek nezdinde hükümetimize teşekkürlerimi iletiyorum.
- Eminim bu kanun Dijital Ekonomi’den Türk girişimcilerinin daha fazla faydalanmasında bir dönüm noktası olacaktır.
Kıymetli Konuklar,
- Gördüğünüz gibi, dijital ekonomi bizlere 15 yıl öncesine kadar hayal dahi edemeyeceğimiz bir dünyanın kapılarını aralıyor.
- Bilgiye erişimin çok daha kolay olduğu, uzakları yakın eden bir dünya.
- Böyle bir dünya dijital ekonominin dönüştürücü gücü ile mümkün.
- Bu fırsatı en iyi şekilde kullanmak da bizlerin elinde.
- Bu duygularla, sizleri saygıyla selamlıyorum.






YORUMLAR
Yorum Yap