Hem Vergi Borcundan, Hem Hurda Aracından Kurtul! Üstelik Üzerine Para Al!
- | Kamyonum
“Mesleğe giriş ölçüye bağlandı; bunun ölçü aracı olarak herkese yetki belgesi verildi. Bu işlerin üstesinden gelmek üzere idari ve teknik kapasitemiz geliştirildi. Taşra teşkilatımız düzenlendi; merkez teşkilatımızda yeni birimler oluşturuldu; otomasyon kuruldu. Hemen arkasından bunu destekleyici bir proje olarak 3,5 yıllık bir çalışma sonucunda araç muayene istasyonları başarıyla faaliyete geçti. Yine bu işlerin ayrılmaz bir parçası olarak hem yola, hem araçlara, hem de trafik güvenliğine ciddi riskler getiren fazla tonajlı taşımanın ve yetki belgesiz taşımanın önüne geçmek için yol kenarı denetimlerine ağırlık verildiğini ifade ettim.”
Efendim sektör için çok önemli bir karar niteliği taşıyan hurda araçların alımına yönelik bir çalışma sonlandırıldı. Bu çalışmayı kısaca sizden alabilir miyiz? Kimleri kapsayacak ve nedir çerçevesi?
Şöyle bir özetle başlayalım. Biliyorsunuz biz, son 5–6 yıldan beri karayolu taşımacılığı alanında kapsamlı bir reform diyebileceğimiz çalışmalar yürüttük; önemli bir kısmını da tamamladık. Bunları altı ana başlıkta şöyle ifade edeyim. İlki özellikle yurt içi taşımacılık olmak üzere taşımacılıkta mesleğe girişle ilgili hiçbir ölçünün bulunmaması dönemi sona erdi. Artık mesleğe giriş bir kurala bağlı ve bunun prensipleri de mali yeterlilik, mesleki yeterlilik ve mesleki saygınlık. Bu ilkelere göre mesleğe giriş ölçüleri belirlendi. Mesleğe girişin aracı olarak da yetki belgesi sistemi getirildi. Tüm sektör bugün itibariyle yetki belgesi sistemine dahil edildi. Bu çalışma başarıyla tamamlandı; işletmecilerin tamamı yetki belgelerini alarak faaliyetlerine devam ediyorlar. Yaklaşık 300.000 işletmeci faaliyetini sürdürüyor. Bu rakama hem yük, hem yolcu, hem yurtiçi, hem uluslararası, hem taşıtla, hem de taşıtsız faaliyet gösterenler dahil. Tabi böyle büyük bir işi yapabilmek için bizim idari ve teknik kapasitemizi geliştirmemiz gerekiyordu. Biz de teşkilatımızı düzenledik; taşra teşkilatında birleştirmeler yaptık. Teknolojiden ve bilişimden yararlanmayı birinci hedef koyarak; otomasyondan yararlandık.
Yine bu sektörün önemli bir ihtiyacı olan araç muayene istasyonları gerekli yasal süreçleri tamamlanarak en gelişmiş ülkelerdekilerden daha iyi biçimde özel sektör eliyle yürütülmeye başlandı. Yaklaşık 450 milyon dolarlık bir sabit yatırım yapıldı. 550 milyon dolar hazineye para aktarıldı; 3000 kişiye istihdam sağlandı; bu sayının 2000’i eğitimli teknik personel olarak çalışıyor.
Yine sektör için önemli bir sorun olan fazla tonaj konusunda fiziki bir altyapı geliştirildi. Türkiye tarihinde olmayan miktarda bir denetleme yapıldı. Yaklaşık 3,5 milyon taşıt yol kenarı denetimine tabi tutuldu. Bir başka önemli iş, bildiğiniz gibi mesleki eğitim yeni düzenlemelerin ana unsurlarından birisi olarak zorunlu hale getirildi. Bu mesleki eğitim için, önceden bu işi yapanlar için bir müktesep hak uygulaması getirildi. Yaklaşık 1,5 milyon karayolu trafik taşımacılık faaliyetinde daha önceden beri faaliyette bulunan vatandaşımız bu belgeleri müktesep hak olarak alma hakkını kazandı; almak için başvuranların incelemeleri yapıldı. Yaklaşık 1 milyon 300 bin civarındakilerin bunu almaya hakları olduğu tespit edildi. Bunlardan bir milyon civarındakinin belgeleri düzenlenip kendilerine teslim edildi. Bu müktesep hak ile ilgili büyük bir işti ve tamamlanmak üzere. Ayrıca ilk defa bu mesleğe girecekler bakımından ya da müktesep hakkı bulunmayanlar için eğitim ihtiyaçlarını karşılamak üzere yaklaşık 200 tane sağlam altyapıyla eğitim merkezi açıldı; yedi tane başarılı sınav yapıldı. Hak edenlere belgeleri verildi
Tekrar bunları başlıklar halinde söylersek; mesleğe giriş ölçüye bağlandı; bunun ölçü aracı olarak herkese yetki belgesi verildi. Bu işlerin üstesinden gelmek üzere idari ve teknik kapasitemiz geliştirildi. Taşra teşkilatımız düzenlendi; merkez teşkilatımızda yeni birimler oluşturuldu; otomasyon kuruldu. Hemen arkasından bunu destekleyici bir proje olarak 3,5 yıllık bir çalışma sonucunda araç muayene istasyonları başarıyla faaliyete geçti. Yine bu işlerin ayrılmaz bir parçası olarak hem yola, hem araçlara, hem de trafik güvenliğine ciddi riskler getiren fazla tonajlı taşımanın ve yetki belgesiz taşımanın önüne geçmek için yol kenarı denetimlerine ağırlık verildiğini ifade ettim.
Şimdi bu sektörde başlangıçta yaptığımız bir tespit vardı. Taşıma potansiyeli ile karşılaştırdığımızda çok ciddi ölçüde atıl kapasite yani araç sayısı bakımından bir fazlalık var. Bunun nedenleri arasında mesleğe girişte bir ölçü olmaması, araçlar bakımından ciddi bir muayenenin olmaması, ciddi bir tasfiyenin olmaması gibi pek çok şey sayılabilir.
“30 yaşın üzerindeki yaklaşık 164.024 tane kamyon, çekici, tanker ve otobüsü piyasadan toplamak için gerekli altyapıyı hazırladık.”
Bunu ortadan kaldırmayı bir hedef olarak belirledik; mesleğe girişin ölçüye bağlanması bir imkan ve fırsat olarak tespit ettik. Yetki belgelerini belli bir ücret karşılığı dağıtarak döner sermayemizde bir fon oluşturduk. O fon aracılığıyla da şimdi 30 yaşın üzerindeki yaklaşık 164.024 tane kamyon, çekici, tanker ve otobüsü piyasadan toplamak için gerekli altyapıyı hazırladık. Daha önceden vardı bu. 2008 yılında bir düzenleme yaptık; 1972 model ve önceye ait 60.000 aracı piyasadan toplamak istedik; bu cari bir uygulama olarak hayata geçti. Tebliğin süresi bittiğinde sadece 1511 tane araç toplayabilmiştik; neden böyle olduğunu araştırırken gördük ki; yaşlı yani ekonomik ve teknik ömrünü doldurmuş araçların çok büyük bir kısmının motorlu taşıtlar vergisi ve bundan kaynaklanan gecikme cezası borçları var devlete.
“1979 model ya da daha önceki yılları kapsayan modeldeki araçlar için, eğer hurdaya ayırma işlemi gerçekleştirilirse; motorlu taşıtlar vergisinin, bundan kaynaklanan gecikme cezalarının, faizlerinin, hatta trafik para cezalarının affını kurala bağlayan bir yasa çıkararak yürürlüğe koyduk.”
Aracı getirip devlete vermesi için, araca ödediğimiz bedelin misli kadar ya da daha fazla oranda borcunu ödemesi gerekiyor; bundan dolayı aracını getiremiyor. Bu engeli ortadan kaldırmak için Sayın Bakanımız, Hükümet ve Maliye Bakanlığı nezdinde yoğun bir çalışma başlattı; bir yıla yakın sürdürülen çalışmalar meyvesini verdi; 28 Şubat 2009 tarihinde 5838 Sayılı bir kanun yayınlandı. Bu kanunun bir maddesinde, 1979 model ya da daha önceki yılları kapsayan modeldeki araçlar için, eğer hurdaya ayırma işlemi gerçekleştirilirse; motorlu taşıtlar vergisinin, bundan kaynaklanan gecikme cezalarının, faizlerinin, hatta trafik para cezalarının affını kurala bağlayan bir yasa çıkararak yürürlüğe koyduk. Bunun üzerine daha önce var olan yetkimizi kullanarak 23 Mart’ta yeni bir tebliğ yayınladık; 25 Mart’ta da Maliye Bakanlığı vergi affına ilişkin usul ve esas belirleyen bir tebliğ yayınladı. Şu anda 1979 model ve daha önceki model araçları almaya karar verdik.
“Yaklaşık 164.024 tane bu cinsten araç var; bu araçları halen almaya devam ediyoruz. Bunun karşılığında yaklaşık 600-700 milyon TL ödeme yapacağız. Araç başına yaklaşık 5 bin TL ödeme yapılacak.”
Yaklaşık 164.024 tane bu cinsten araç var; bu araçları halen almaya devam ediyoruz. Bunun karşılığında yaklaşık 600-700 milyon TL ödeme yapacağız. Araç başına yaklaşık 5 bin TL ödeme yapılacak. Ayrıca devletle olan borç alacak ihtilafı sona erecek. Bizim de hedefimiz atıl kapasiteyi azaltmış olmak. Eski araçlardan kaynaklanan çevre kirliliğinden kurtulmuş olacağız; yine eski araçlardan kaynaklanan daha fazla enerji tüketiminden kurtulacağız. Çünkü o araçların teknik özellikleri km*ton başına daha fazla enerji tüketecek cinsten. Bir de o araçların taşıma kapasitesi daha düşük; ondan da kurtulacağız. Bir de değeri 2–3 milyar olan bir araçla değeri 50–60 milyar olan aracın aynı işi yaparak rekabet etmeleri mümkün değil. Taşıma fiyatları açısından daha gerçekçi bir seviyeye ulaşmayı elde edeceğimizi düşünüyorum.
79 model ve öncesi araçlar için söz konusu olan bu alımlarda vergi borcu olanlar ve olmayanlar var. Vergi borcu olanlardan sizin vereceğiniz maddi destek mahsup mu edilecek? Yani hem vergi borcu silinip hem de bu parayı alacaklar mı? Yoksa bir mahsup mu söz konusu olacak?
Vergi borcu tamamen affedilecek; bizim verdiğimiz para da kendisine kalacak.
“İlerde imkânlar ölçüsünde bunu 25 yaşa çekmeyi hedefleriz.”
Sektörle iç içe olduğumuz için bize olumlu anlamda bu konuyla ilgili görüş geliyor. Sektördekilerin bazı yaş sınırının biraz daha öne çekilmesini ve 20 yaşa kadar indirilmesini talep ediyorlar; bu proje ileri ki tarihlerde bu kapsamda geliştirilebilir mi?
Bizim hedefimiz şu an için ilan ettiğimiz kapsamdakileri başarıyla piyasadan çekmek. 164.024 araçtan yaklaşık % 80’inin bundan yararlanacağını düşünüyoruz. Aracının fiziki olarak varlığının sona erdiğini belgelerse onların da borçları affediliyor. Bizim hedefimiz veri sistemine girdiğimizde 850.000 gözüken araç sayısı 700.000’lere düşürmek. Bizim sahip olduğumuz mali kaynak şu an için buna yeterli. İlerde kaynaklarımız gelişirse bunu biraz daha yükseltiriz; ancak hiç kimse 15 yaşa 20 yaşa çekmemizi beklemesin. Bundan sonra zaten doğal olarak araç muayene istasyonları aracılığıyla alttan onların tasfiye olacağını öngörüyoruz. İlerde imkânlar ölçüsünde bunu 25 yaşa çekmeyi hedefleriz.
Şimdi daha önceki çıkardığımız hurda araç alımlarına yönelik kanunda kişiler, vergi borçlarını ödeyerek araçlarını verdiler. Kısmı bir adalet sağlamak üzere daha öncekilerde kg’nı 80 kr alırken, şimdi 70 kr’a alıyoruz.
“Takvime uygun araçlarını teslim edemeyenler için de 1 Ocak 2010’dan - 30 Haziran 2010’a kadar bir model ayrımı yapmaksızın araçlarını alacağız.”
Gelelim bu sürecin takvimine… Biz 23 Marttan beri 1972 model ve öncekileri alıyoruz. 1972 model ve öncesi taşıt sahibi olanlar 23/3/2009-31/12/2009, 1973 model taşıt sahibi olanlar 1/5/2009- 29/5/2009, 1974model taşıt sahibi olanlar 30/5/2009-30/6/2009, 1975 model taşıt sahibi olanlar 1/7/2009-31/7/2009, 1976model taşıt sahibi olanlar 1/8/2009-15/9/2009, 1977model taşıt sahibi olanlar 16/9/2009-30/10/2009, 1978 model taşıt sahibi olanlar 31/10/2009-26/11/2009, 1979 model taşıt sahibi olanlar 1/12/2009-31/12/2009 tarihleri arasında araçlarını getirebilecekler. Bu takvime uygun araçlarını teslim edemeyenler için de 1 Ocak 2010’dan - 30 Haziran 2010’a kadar bir model ayrımı yapmaksızın araçlarını alacağız.
“Araç Makine Kimya Endüstrisi Kurumu’na girdikten sonra kıymetli parçaları korunuyor.”
Şimdi bu araçlar Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumunda preslenerek parçalara ayrılacak. Araç sahiplerinin araçlarını nereye teslim etmeleri gerekiyor. Türkiye’nin birçok yerinden gelecek olanlar için pratik ve daha kolay bir teslim olanağı var mı?
Daha önceki 1511 aracı alırken bu sistem başarı ile uygulandı. Makina ve Kimya Endüstrisi Kurumu’nun Türkiye’de üç yerde toplama merkezi var. Bunlar; Ankara-Kırıkkale, İzmir - Aliağa ve İzmit – Seymen. Bu toplama merkezlerinin zemini beton, aydınlatması var, koruma alanları var; muhafazalı bir yer yani. Bu araçları söküp parçalara ayırma ekipmanları var. MKEK aracı söküp araç vasfını kaybettirmekle yükümlü. Ancak aracı yok ettikten sonraki parçaları değerlendiriyor; ahşabını, plastiğini, üçüncü sınıf demirini üçüncü sınıf demir olarak, ikinci sınıf demirini ikinci sınıf olarak ayırıyor. Kıymetli parçalar korunuyor.
“Vatandaş bizim Bakanlığımızla hiç muhatap olmuyor; aracını hurdaya ayırıyor; vergi borcu varsa, ilgili vergi dairesine aracını hurdaya ayırmak istediğine dair dilekçe veriyor. Vergi dairesi bu dilekçe üzerine kişinin aracına ilişkin bir belge düzenleyip bunu trafik tescile götürüyor. Trafik Tescil Müdürlüğü hurdaya ayırma işlemini gerçekleştiriyor. Oradan arabasını getirip hurda merkezlerine teslim ettiği anda, banka hesap numarasını bildiren bir dilekçe veriyor; bir hafta içerisinde verilen hesap numarasına parası yatıyor.”
Ödeme konusunda da bilgi verir misiniz?
Çok pratik bir ödeme şekli var. Vatandaş bizim Bakanlığımızla hiç muhatap olmuyor; aracını hurdaya ayırıyor; vergi borcu varsa ilgili vergi dairesine aracını hurdaya ayırmak istediğine dair dilekçe veriyor. Vergi dairesi bu dilekçe üzerine kişinin aracına ilişkin bir belge düzenleyip bunu trafik tescile götürüyor. Trafik Tescil Müdürlüğü hurdaya ayırma işlemini gerçekleştiriyor. Oradan arabasını getirip hurda merkezlerine teslim ettiği anda, banka hesap numarasını bildiren bir dilekçe veriyor; bir hafta içerisinde verilen hesap numarasına parası yatıyor.
Ayrıca Bakanlığımızdan para almak istemeyenlerin de vergi borcu affediliyor. Biraz önce bahsettiğimiz üç merkeze aracını getirme zahmetine katlanmak istemeyenler, araçlarını İl Özel İdarelerine araçlarını teslim edebilirler. O zaman da vergi borçları affediliyor; ancak herhangi bir ödeme yapılmıyor.






YORUMLAR
Yorum Yap