GÜNDEMHABERLERTESLİMATDENİZ TAŞIMACILIĞI FOTO GALERİ VİDEO GALERİ YAZARLAR
Menü Arama Facebook Twitter
kamyonum dergisi, youtube kanal, kooperatif,
Denizcilik Genel Müdürü Ahmet Selçuk Sert Oldu
Denizcilik Genel Müdürü Ahmet Selçuk Sert Oldu
Karabük - Gerede Karayolu Trafiğe Kapandı!
Karabük - Gerede Karayolu Trafiğe Kapandı!
Zagrebtrans Relies on UltralightCombi Semi-trailer Combination From

Zagrebtrans Relies on UltralightCombi Semi-trailer Combination From

1 2 3 4 5 6
25 Haziran 2009 Perşembe - 00:00

Sakarya Toplantısı UND ve Kooperatifleri Birleştirdi

Sakarya Toplantısı UND ve Kooperatifleri Birleştirdi

Kamyonum Dergisi Ülke genelinde yaptığı Bölgesel Bilgilendirme Toplantılarının dördüncüsünü Sakarya’da gerçekleştirdi. Toplantıya, Sakarya Vali Yardımcısı Şerefnur Oktay, Sakarya İl Emniyet Müdürü, Ulaştırma Bakanlığı Kara Ulaştırma Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Yılmaz, Sanayi Ticaret Bakanlığı Ölçüler Standartlar Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Özkan, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Şube Müdürü M. Kemal Oktar ile çeşitli Bakanlıklardan Temsilciler, Daire Müdürleri; ayrıca UND Başkanı Tamer Dinçşahin, RODER Genel Sekreteri Serdar Türkay, TOBB Ulaştırma ve Lojistik Meclis Başkanı ve UND Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Çetin Nuhoğlu, S.s. 88 Nolu Koop. Başkanı Nizamettin Karadağ, S.S. 15 Nolu Öz Arifiye Koop. Başkanı Ali Dayıoğlu ve Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Akgün altuğ’un yanı sıra çok sayıda sektör temsilcisi katıldı.

Oldukça hararetli tartışmaların yaşandığı toplantıdan UND ve kooperatiflerin sorunların belirlenip ortaklaşa görüşülmesi ve yetkililere bildirilmesi konusunda beraber hareket etmeleri müjdesi çıktı.

Nuray Pekcan; “Umutsuzluğa kapılmayın”

Kamyonum Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Nuray Pekcan;Hayatta en yanlış şey umutsuzluğa kapılmak” diyerek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü;  “Bence umutsuzluğa kapılmadan, enerjimizi doğru yöne kanalize edip, iyi bir şeyler yapmak için uğraşmamız gerekiyor. Bu ortamlar bunlar için iyi vesileler. Burada işi yapanlar bulunuyor; sıkıntılarınızı iletin; onlar aldıkları her mesajı değerlendirip, gereği üzerine çalışıyorlar.”

Pekcan konuşmasını toplantılara katkı sağlayan sponsorlara teşekkür ederek bitirdi ve şunları söyledi; “Sponsorumuz Tırsan’ın  çok değerli Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Çetin Nuhoğlu’na çok teşekkür ediyorum; bana inandıkları için; o olmasaydı bu yola çıkmam imkansızdı.”

Akgün Altuğ; “Tırların parklarda yattığı bir dönemi yaşıyoruz”

Ev sahibi sıfatıyla söz alan Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Akgün Altuğ konuşmasına  “Nakliye Sektörünün sorunlarının masaya yatırılacağı böylesine önemli bir toplantının, Avrupa’yı - Asya’ya bağlayan tüm ulaşım akslarının geçiş noktası olan, Coğrafi olarak önemli bir lokasyona sahip Sakarya ilinde ve ilin Ticaret-Sanayi Odasında yapılması son derece önemlidir”  sözleriyle başladı.

Altuğ konuşmasının devamında; “İçinde bulunduğumuz malum ekonomik durumdan en çok etkilenen sektörlerden birinin nakliye sektörü olduğunu görüyoruz. Gemilerin limanlarda, vagonların garlarda, kamyonların ve tırların parklarda (tabiri caizse) yattığı bir dönem yaşıyoruz.  Karayolu taşımacılığı sektörümüz gerek istihdam, gerekse sahip olduğu araç filosu bakımından Avrupa'nın en büyük ve en modern, dünyanın ise sayılı filolarından biridir. Buna karşın sektörün karşı karşıya kaldığı pek çok sıkıntı var. Bunlardan en önemlisi ağır vergi yükleri ve motorin fiyatlarının yüksekliği diye düşünüyorum. Bugün Türkiye’de motorin üzerindeki vergi yükü ÖTV ve KDV oranlarıyla birlikte yüzde 45’in üzerindedir. Yakıt, nakliye sektöründe operasyonel maliyetlerin en ağırlıklı kalemidir. Bu anlamda bütün dünyada en fazla vergiyi Türk nakliyecisi ödemektedir.”dedi.   

“En büyük sorun kotalar… “Kotasız Avrupa için Eylem Planını” destekliyoruz”

Altuğ uluslararası yaşanan sıkıntılara ilişkin ise şunları söyledi; “Diğer yandan Türk karayolu taşımacıları AB üyesi ülkelerde taşıma (geçiş belgesi) kotaları sorunları ile karşı karşıyadır. Bu durum, bir yandan içinde bulunduğumuz Gümrük Birliği koşullarıyla, diğer yandan Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) kurallarıyla aykırılıklar taşımaktadır.  2008 yılında UND tarafından yürütülen “Kotasız Avrupa için Eylem Planı” çalışmalarına Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası olarak biz de destek verdik. Hatta ilk toplantılardan birini Odamızda gerçekleştirdik. Türk nakliyecilerine karşı uygulanan kotalar sadece sektörün sorunu değildir. Türkiye’de üretim yapan ve özellikle ihracata çalışan herkesin ortak çıkar mücadelesidir. Dolayısıyla her kesimin bu mücadele de yer alması ülke menfaatimizedir.   Ülkelerin dünya ticaretinde yer alabilmeleri için ürettikleri malları ihraç etmeleri şarttır. Lojistik maliyetleri ürün fiyatlarında ortalama yüzde 10 civarında bir paya tekabül etmektedir. Türk firmalarının çok küçük kar marjlarıyla ihracat yaptıkları bir ortamda lojistik maliyetlerinin düşürülmesi rekabet stratejisi açısından önem verilmesi gereken bir parametredir.”

Akgün Altuğ nakliye sektöründe her yıl piyasaya ortalama 30 bin ticari araç girdiğini ve arz  fazlasının bu sektörden pay alma çabası sorunların daha da büyümesine, sıkıntıların daha da artmasına neden olduğunu ifade ederek; “Arzın- talepten fazla olması beraberinde çözüm bekleyen sorunları da getirmektedir. Bu sorunlar; haksız rekabet,  yüksek ama atıl bir kapasite, yaşlı ve bakımsız araç parkı, ülkemizde faciaya dönüşen trafik kazaları olarak karşımıza çıkmaktadır.  2003 yılında yürürlüğe giren Karayolu Taşıma Kanunu’nun eksiksiz uygulanması halinde sektörün disipline olacağına inanmaktayız. Kanunun yeterli işlevsellik kazanması ve kontrollerin yeterli sıklıkta yapılması sektöre kalite getirecektir.” dedi.   

Odalarında verilen K Belgelerine de değinen Altuğ; “Sektörü disipline etmek için karayolu ile yurt içinde taşımacılık yapanlara verilen K Türü Yetki Belgeleri Odamız tarafından da verilmektedir. Bu hizmeti başarı ile yerine getiren Odamızca bugüne kadar yaklaşık 5.200 Adet K Türü Yetki Belgesi tanzim edilerek ilgili kişilere ve kuruluşlara verilmiştir. Bu K belgeleri içerisinde yaklaşık olarak 11 bin adet araç kayıt altına alınmıştır” dedi. Altuğ sözlerine şu cümlelerle nokta koydu; “Birçok iş kolunu da peşinden sürükleyen nakliye sektöründeki sıkıntıların masaya yatırılacağı böylesine önemli bir toplantının ilimizde organize edilmesine vesile olan Kamyonum Dergisi’ne ve emeği geçen herkese teşekkür ederim.”

Nizamettin Karadağ; “Bizim en büyük problemimiz Karayolu Taşıma Kanunu”

Sektörün güçlü sesi S.S 88 Nolu Ovakoop Başkanı Nizamettin Karadağ salonda bulunan kooperatif başkanlarının yaklaşık 10.000 kişiyi temsil ettiğini söyleyerek başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü; “Şu anda Kocaeli, İstanbul Anadolu Yakası, Düzce ve Sakarya ili kooperatif başkanları buradalar. Kamyonum Dergisi bizi ulaştırma sektörü ile buluşturarak problemlerimizi anlatmamıza vesile oluyor. Değerli taşımacılar bizim en büyük problemimiz Karayolu Taşıma Kanunu.”

 Sektörün 50 yıl boyunca mevzuatı olmadığını ve çeşitli yönetmeliklerle idare edilmeye çalışıldığını ifade eden Karadağ 4925 sayılı kanunla ilgili eleştirilerini şöyle sıraladı; “4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu hazırlanırken biz hep “bu iş masa başında olmaz; sektörde ciddi sondajların yapılması gerekir” dedik. Bizim söylememize rağmen Bakanlık yine de kendi bildiğini yaptı. Hazırlanan kanun popülist bir anlayışla yapılmış; Türkiye koşullarına uymuyor. AB müktesebatına uyum çerçevesinde hazırlanmıştı; ancak AB ülkelerinin altyapısı ile Türkiye’nin altyapısı birbirine uymuyor. Aslında çok ciddi bir çelişki de var; navlunların artmasıyla Anadolu’daki üreticilerin KOBİ’lerin olumsuz etkileneceği düşünülmektedir; bu doğru bir yaklaşımdır.  Eğer kalite istiyorsanız navlun fiyatlarının şimdikilere nazaran % 400’lere doğru taşımanız gerekecek. Bu imkânsızlıklar düşünüldüğünde karayolu taşımacılığı da maalesef yerine oturmuyor.”

En büyük eksikliklerden birinin de belge ücretleri olduğunu söyleyen Nizamettin Karadağ; “Belge ücretleri o kadar fahiş rakamlarda tutuldu ki; gerçi müktesep hak çerçevesinde alanlara belirli indirimler sağlanmasına rağmen belge ücretleri çok yüksek kaldı. Belge ücretleri karayolu taşımacılığında sektörü belli bir kartelleşmeye doğru sürükledi. Bir de üstüne üstlük vergi oranlarına bağlı zamlanıyor. Biz bu belgeleri devletten satın almadık; tabiri caizse kiraladık. Her beş yılda bir yüzde % 15 oranında arttırılıyor. Sayın Genel Müdürümüz bu oranın % 5’e indirileceğini söylemişti; ancak bu anlamda da herhangi bir çalışma görmüyoruz. Bizim motorlu taşıyıcı kooperatifleri olarak en çok yaşadığımız sıkıntılardan biri de kurumsallaşmaktır. Karayolu taşıma kanununun ana ilkelerinden biri de kurumsallaşmaktı. Kurumsallaşmaktan anladığımız şeffaf yönetim ve profesyonel kadrolar. Motorlu taşıyıcılar kooperatiflerinden bahsedersek, 1163 Sayılı Kooperatifler Kanununa göre kurulan tüzel kişiliklerdir. Bunlar en az yedi kişiyle kurulur.  Motorlu taşıyıcılar kooperatifi mali kongresini her yıl kanun gereği yapmak zorundadır. Kongre sonucunu, bilançolarını Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlatmak zorundadır. Kooperatifler bu denli kurumsallaşmış ve yönetimi şeffaf olan çok ciddi kuruluşlardır. Kooperatif yönetimleri her sene değişebilir nitelikte yapılandırılmıştır.” dedi.

“Kooperatifler devletten destek bekliyor”

Kooperatiflerin kurumsallaşmış yapılar olduğunu ve gerekli değeri görmediğini ifade eden Karadağ sözlerini şöyle sürdürdü; “Pek çok firma biz daha kurumsallaşmış yapılara yüklerimizi taşıtmak istiyoruz gibi bahanelerle karşımıza çıkıyor; peki daha nasıl kurumsallaşmış bir yapı istiyorlar anlamakta zorlanıyoruz. Birçok sanayi kuruluşunda kooperatif başkanları ile farklı ilişkiler kurulamadığı için belki de şirketler tercih ediliyor. Bu anlamda da devletten destek bekliyoruz; çünkü motorlu taşıyıcılar kooperatifleri yarı kamusal kurumlardır. Bireysel kamyoncu devletten tek kuruş teşvik almamıştır; dolayısıyla tamamen sahipsizdir. Araçlarını yenileyecekler; ama bunun için en ufak bir katkı sağlanmıyor.  4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu bize çok ciddi külfetler getirdi; daha önce istemiyorduk; ama şimdi “aracını yenile ve bu kurallara uy” denilecekse belirli katkıların sunulması gerekiyor. Bizim çok haksız yere ödediğimiz motorlu taşıtlar vergisi vardı; ülkemizde halen ticari araçlar binek araçlarla karıştırılıyor; motorlu taşıyıcılar kanunu bunları ayırmıyor. AB müktesebatı incelediğinde onlarda motorlu taşıtlar vergisi 100 Euroyken biz de 1100 Euro. Kanunları uydururken bunları da uyduralım.”

“Araç muayeneleri araç üreticilerine ve yedek parça tedarikçilerine asla bırakılmamalı”

Araç muayene istasyonlarının standartlarının ülkemiz şartlarına oranla yüksek tutulduğunu belirten Nizamettin Karadağ şunları söyledi; “Bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de araç muayene istasyonları özelleştirildi; burada da bir kavram kargaşası var. Biz kesinlikle fenni muayeneye karşı değiliz. Eskiden devletin denetiminde olduğu zaman aracını muayene ettirmeden mühür basan yerler vardı; bunu itiraf etmek gerekir. Biz özelleştirilirken şunu söyledik; “Araç muayeneleri araç üreticilerine ve yedek parça tedarikçilerine asla bırakılmamalı.” Şimdi araç üreten ve yedek parça üreten bir firma; benim değiştirilmemesi gereken parçamı da değiştirtebilir. Araç muayenelerinde AB standartlarında muayene isteniyor; ancak bizim yollarımız AB standartlarında değil. Karayolları Genel Müdürlüğü’nün sitesinden aldığım kadarıyla stablize yollar, ayrılmamış yollar hala problemli. Yollardaki çukurlardan oluşan kazaların oranları % 38. Türkiye kaçak motorinle mücadele etmekte yetersiz kalıyor; yedek parça AB standartlarında değil; ancak kamyon AB standartlarında muayene olsun. Bu nasıl adaletsiz bir yaklaşım; önce kamyoncu mu girecek AB’ye.  Motorlu taşıtlar vergi borcu olan muayene edilmiyor; neden? Kurumlar arası koordinasyon sıkıntısı bir türlü aşılamadı; Maliye Bakanlığı’na mı Ulaştırma Bakanlığı’na mı anlatacağız bilemiyoruz. Bununla ilgili mevzuat problemi ve bahane duymak istemiyoruz.”

“Hurda araçlar MKEK’ye verilmesin”

Hurda araç alımlarında uygulama yanlışlığı olduğunu söyleyen Karadağ; “Hurda araç alımlarında çok ciddi bir istatistiki bilgi kirliliği var; bunun nedeni de motorlu taşıtlar vergi borcu. Aracını sistemden düşürmediği için sistemde gözüken araçlar vardı. Bu konuyla ilgili Bakanlığa müteşekkiriz. Vergi borçlarını silerek bu araçların istatistiki bilgi kirliliği de sona erdirdi. Hurda araçların MKEK’na verilmesi söz konusu. Türkiye’de Kocaeli, Kırıkkale ve İzmir olmak üzere üç yerde merkezler var. Bizim Urfalı kamyoncumuz İzmit’e getirip devlete satacak; bunu nasıl başaracak?  MKEK yüzünden yasaya çok ciddi bir talep olmadı; bu nedenle Bakanlık tonunu 1000 TL’ye kadar çıkardı. Talebimiz MKEK’ndan vazgeçilmesi.”

Karadağ konuşmasına şöyle devam etti; “Bakanlık sektörün % 96’sının belgelerini aldığını söylüyor; neye göre aldığını mevcut araç sayısına ilişkin ciddi bir veri yok. Trafik Tescil Müdürlüğü’nde araçlarla ilgili kayıtlar tutuluyor; yalnız online sistemine geçilmediği için çok ciddi kayıtların tutulduğunu, belgelerini almayanların tespit edildiğini söylemek zor. Bizim bir talebimizde sektöre giriş araç bazında zorlaştırılsın dedik; oysa bizim mevzuatımız sektöre girişi kişi ve kurum bazında zorlaştırıyor. Ancak araç bazında zorlaştırma yok. Sektörde zaten atıl bir kapasite var; atıl kapasite katlanarak devam ediyor; navlunlar da artamıyor.  Eğer sektöre giriş araç bazında zorlaştırılmayacaksa K1 Yetki belgelerinde af istiyoruz; çünkü bireysel kamyoncu hızla azalıyor; sektörümüzü kartelleşmeye götürüyor. Bizim en önemli konumuz denetimler… Bu konuda bizim de kabahatimiz var; kanunları beğenmeyebiliriz; ancak beğenmediğimiz kanunlara hukuk devletinde uymama gibi bir lüksümüz yok. Denetimler konusunda illa Emniyetin denetimine ihtiyaç duymamalıyız; kanun yürürlükte olduğu sürece hepimiz o kanuna riayet etmek zorundayız.”

“Tonxkm’nin altında taşıma yapanlara vergi kaçakçılığı cezası getirilmeli”

Karadağ üzerinde çok tartışılan tonxkm ile ilgili ise görüşlerini şöyle açıkladı; “Tonxkm uygulamasını istedik; ancak belirlenen fiyatlar bir öncekilerin bile altında kaldı; denetimlerle ilgili sıkıntılar çıktı. Tonxkm de bizim talebimiz tonxkm’nin altında taşıma yapanlara vergi kaçakçılığı cezası getirilmeli.”

Ali Dayıoğlu; “Eşya taşımacılığı K1’lere neden yasak… Açın önümüzü”

S.s 15 Nolu Öz Arifiye Koop. Başkanı ve Doğu Marmara Kooperatifi Üs Birlik Başkanı Ali Dayıoğlu Sakarya’nın sanayi bölgesi olduğunun altını çizerek başladığı konuşmasında şu ifadeleri kullandı;  Sakarya aynı zamanda sanayi bölgesi. Bu sanayi bölgelerinde 1163 sayılı kanunla kurulmuş kooperatifler var. Buna rağmen malını taşıtacak kişiler, İstanbul’dan araba çağırıp malını ona taşıtıyor.  Şirketle kooperatifler karşı karşıya geliyor. Bir de tonxkm fiyatları uygulanırsa bu problem de ortadan kalkar. 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu çıktığında C2 Belgesi sahiplerine K Belgesi verilmiyordu; daha sonra ne olduysa K 1 Belgesi verilmeye başladı. Biz bunlarla yarışamıyoruz; yurtdışından ucuz mazot alıyor; buradan da yükünü alıp gidiyor. Bu haksız rekabet ortamını doğuruyor. Eşya taşımacılığı bize neden yasak; neden illa K3 almak gerekiyor? Bize sakıncası nedir? Bu konuda bizim önümüzü açın.

Serdar Türkay; “Şu an en büyük sıkıntımız 25 Mayıs 2009 günü derneğimize tebliğ edilen 460 milyar tutarındaki mazot ÖTV ve KDV cezasıdır”

Uluslararası taşımacılarla yurtiçi taşımacıları bir araya getiren toplantıda diğer bir konuşmacı RODER Genel Sekreteri Serdar Türkay’dı. Türkay; “Sektörümüzde çok büyük sıkıntılar var; böyle bir toplantı hazırlandığı için Kamyonum Dergisi’ne çok teşekkür ediyorum. Şu an en büyük sıkıntımız 25 Mayıs 2009 günü derneğimize tebliğ edilen 460 milyar tutarındaki mazot ÖTV ve KDV cezasıdır. Biz yurtdışı taşımacılar olarak yıllardan beri devletimizden hiçbir teşvik istemedik. İhracatçıya verilen ucuz mazot teşvikinden sadece yararlandık. Bundan dolayı kanunda sınırlama getirilen 550 litreden dolayı ÖTV ve KDV cezasına muhatap olduk. Bunu Maliye Bakanlığı’na bildirdik; ancak henüz cevap alamadık. Bu çok büyük bir sorun teşkil edecek; uluslararasında 44.000 tır, 53.000 dorse, yılda taşınan 4 milyar ton yük büyük bir sıkıntıya girecektir. C2 Belgesi çıkmadan önce bu işin şartı 10 araç 300 tondu. Ama 12 yaş sınırı konuldu; 12 yaş sınırının Bakanlıkla ne gibi bir ilişkisi olabilir saygıdeğer arkadaşlarımız. 12 yaşında bir Bulgar aracı 15 yaşında bir Yunan aracı Türkiye’ye gelip yük alıyorsa ve Bakanlığımız buna müdahale dahi etmiyorsa bizi kısıtlamaya ne hakkı var.” dedi.

Türkay sözlerini şu eleştirilerle noktaladı; “C2 Belgesini iptal etmek için tam 67 firma kapsam içindedir. Yaş sınırının tamamen kaldırılmasını istiyoruz; teknik muayenesini alıyorsa bu aracın 12 yaşını geçti diye firmanın C2 Belgesinin iptal edilmesi hatadır.”

İbrahim Küçük; “UND ve RODER pastadan daha fazla pay almak için kooperatifleri sistem dışına itmeye çalışıyor”

RODER Genel Sekreteri’nden sonra söz alan S.S. Kocaeli Marmara Taşıma Kooperatifleri Bölge Birliği Başkanı İbrahim Küçük konuşmasına,UND ve RODER’in burada bulunması beni de görüşlerimi açıklamaya itti; bizler bir zincirin halkalarıyız.” diyerek başladı.  

Belgelerin aslıyla çeliştiğini ifade eden Küçük şikayetlerini şöyle sıraladı; “4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununda 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile kurulan kooperatifler konusunun neden dikkate alınmadığını anlayabilmiş değiliz. Bireysel kamyoncu K1 yetki belgesi alırsa “canlı hayvan dışında bütün yükleri taşır” denirken, bugün üzülerek görüyoruz ki; denetleyen arkadaşlar bu konuyu detaylı incelemediği için ev eşyası taşıyamayacağımızı söylüyor K2 Yetki Belgesi zaten K1’in altında kalan bir belge. Bu konuyla ilgili bilgilendirilmek istiyorum. Biz L1 ve R1 belgelerini almak için 2003 yılından sonra yaptığımız toplantılarda bize L1 belgesi alırsanız ve yurtiçinde nakliye yaparsınız dendi; peki biz R2 Yetki Belgesi alırsak ne olur? 2005 yılında kanun bir kalemde kanun değiştirildi; L2 yetki belgesi alan firmalar yurtiçinde nakliye yapar. L2 yetki belgesi olan Avrupa’ya çalışıyor; genellikle bizi tehdit eden Asya ülkeleri mazot konusunda haksız rekabet yapıp; yükü ucuza taşıyor. L1 yetki belgelerine teminat verilmiyor; bize yurtiçi taşıma yapar ve her türlü sorunu çözer mantığıyla bu belgeyi pazarladınız ve parayı böyle aldınız. Ondan sonra bazıları bastırdı ve L2’ler yurtiçi taşıma yapmaya başladı ve farkını ödeyerek bu yola gidildi.”

UND ve RODER’in kooperatifleri sistem dışına itmeye çalıştığını söyleyen Küçük sözlerine şöyle devam etti; “Ben kooperatiflerin alan dışına itilmek istendiğini düşünüyorum. RODER ve UND gibi kuruluşlar bizim alan dışına itilmemizi ve pastadan kendilerine daha fazla pay kalacağını düşünüyorlar.

Tamer Dinçşahin; “Karayolu Taşıma Kanunu çıkarken o dönemdeki en büyük eksiklik ulusal ve uluslararası taşımacıların örgütlü hareket etmemesiydi”

UND Başkanı Tamer Dinçşahin kota sorunlarının uluslararası taşımacılığı etkilediğini ısrarla vurguladığı konuşmasına  Biz karayolu taşımacılığı açısından bakıldığında ülke rakiplerimize göre çok güçlüyüz; Bizim 400.000 kişiye istihdam sağlayan 45.000 araçlık bir yapımız var; 5 milyar dolarlık bir katma değer sağlıyoruz ve 5 milyar doların üzerinde bir yatırımımız var. Bunun getirdiği sıkıntılarımız var; sektör olarak büyüdükçe rakip ülkeler tarafından önünüze engeller konulmakta.”diyerek başladı.  

Dinçşahin; “Aslında bulunduğumuz konuma bakarsak küresel kriz diye tabir edilen değişimin içinde sorunlarla karşılaşılabiliyor. Sektörle ve kamuyla ortak hareket edildiği zaman bu günlerin geçeceğini düşünmekteyiz. Eylül ayında bir ulaştırma şurası yapılacak; burada iç taşımacılık ve uluslararası taşımacılık açısından pek çok sorunun aşılıp dile getirileceğini düşünmekteyiz. Karayolu Taşıma Kanunu çıkarken UND, RODER ve diğer bazı kuruluşların etkin olduğu söylendi; evet bizler çalıştık; ancak istediklerimiz alamadık. O dönemdeki en büyük eksiklik ulusal ve uluslararası taşımacıların örgütlü hareket etmemesiydi.” dedi.

“Uluslararası taşımacıların en büyük sorunu kota sorunu.” diyen Tamer Dinçşahin; “Taşıdığımız ürünlerle taşımayı yapamamak ve önümüze engel çıkartılmasından ötürü sıkıntı çekmekteyiz. Yabancı araçların ülkemize rahatça denetimsiz dolaşmasından sıkıntılıyız. Bu araçlar Türk plakalı araç olmamalarına rağmen kabotaj hakkını çiğnememeleri gerekmesine rağmen iç taşımacılık yapmaktadırlar. Ulaştırmanın denetim polislerinin ülkemizde olmamasından kaynaklanan büyük bir sorun yaşıyoruz; ihtisas sahibi bir mekanizmanın oluşması gerekir.” dedi.

Taşıma türlerinin birbirinin gelişmesine katkı koymasını ve birbirinin önünü kesmemesi gerektiğini belirten Dinçşahin; “Diğer taşıma türlerinin gelişmesi zamana bağlı; demiryolu ve intermodal taşımacılık gibi; genel müdürümüz bir beyanından karayolu taşıma payını % 30 azaltacağız demişti; böyle bir yaklaşım olmamalı. Karayolu ile ilgili gelişmeyi sağlayacağız demeli ve bizler de demiryolu ile ilgili gelişmeye destek vermeliyiz.” dedi.  

Kooperatiflerin devre dışında bırakılmak istendiğini dile getiren kooperatif başkanları ile UND başkanı arasında hararetli tartışmalar yaşandı.

Eleştirilere “Biz iç taşımacıların da bir kanunun iki ayrı bölümü olarak değerlendirilmesini istedik.” diye cevap veren Dinçşahin konuşmasını şöyle sürdürdü; “Denetimler bu işin kilit noktasıdır. Muayeneden geçen aracımıza yaş haddi konulması oldukça mantıksız bir uygulama; madem araç muayenemize güveniyoruz ve belli bir yaşın üzerinde araç da bu muayeneden geçebiliyor o zaman sorun ne? Neden kişilerimizi yeni araç alma yoluna yönlendiriyoruz.”

Çetin Nuhoğlu; “4925 sayılı yasadan bir tane memnun olan var mı? Bu yasaya bizim yasamız diyebiliyor muyuz?”

“4925 sayılı yasadan bir tane memnun olan var mı? Bu yasaya bizim yasamız diyebiliyor muyuz? O zaman biz neyi tartışıyoruz.” diyerek konuşmasına başlayan TOBB Ulaştırma ve Lojistik Meclis Başkanı ve UND Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Çetin Nuhoğlu salondan büyük alkış aldı.

Sektöre herkesin sahip çıkması için UND Başkanı olduğu zamanda başkanlığı iki dönemle sınırladığını ifade eden Nuhoğlu bunun gerekçesini şöyle açıkladı; “2001 UND’nin başkanıydım ve gelir gelmez başkanların iki dönemden fazla oturmaması için bir sistem koydum. İlk yaptığım şey buydu; bu sektör herkesindir; herkes bir gün başkan olacağını bilirse bu sektöre sahip çıkar; o zaman katılımcı olur.”

“Bu sektörü emirle, parayla düzeltemezsiniz”

Mesut Yılmaz’ın Başbakan yardımcısı olduğu dönemlerde yapılan toplantılar ve sorunların masaya yatırılma süreci ile ilgili bilgiler veren Nuhoğlu şöyle devam etti; “Ulaştırma bir meslek değildir; tüm mesleklerin temel oluşturduğu bir yapıdır. Bakanımızın verdiği destek inanılmaz ve buraya kadar doğru. 2004 ve 2005 yıllarında bu yönetmelik çıkarken yaptığımız çalışmalarda çok somut bir halde bu sektörün AB ile uyumlaştırılması sürecinde ülkenin performansından bağımsız hareket edemezsiniz dedik. Ülkenin performansına uygun olmayan bir yapıya bu düzenlemeyi getiremezsiniz kanunlarla, emirlerle, talimatlarla değiştiremezsiniz. Plansız büyümüş, hiçbir destek almamış, hiçbir şekilde önemsenmemiş bu sektörü böyle parayla, emirle düzenleteceğinizi sanırsanız; açık söylüyorum “Şili’de olduğu gibi ülkeyi devirler bunlar” dedim. “Fransa’da olduğu gibi yolları kapatırlar; Almanya’da olduğu gibi ticareti kitlerler. Bunu anlayın” dedim. Geldiğimiz noktada Başbakanın da şikâyet ettiği oligarşik bürokrasi nedeniyle bu düzenlemeleri sağlayamadık. RODER ile bizim UND olarak söylemlerimiz tam anlaşılamamış; ya da anlatamamışız. Bunun üzerine RODER ile UND’nin anlaştığı ve uzlaştığı noktaları yazılı hale getirip Bakanlığa sundum.”

“Bireyin ön planda olmadığı hiçbir politika başarıya ulaşamaz”

Bireyin önemini ifade eden Nuhoğlu; Ekonominin giderek kötü sinyaller vermesi gördüm ki stresleri de arttırıyor; şunu açıkça ortaya koymalıyız ki bireyi ön plana koymayan hiçbir politika başarılı olamamıştır. Almanya’nın taşımalarının % 98,5’unu bireysel taşımacılar yapar. Her birinin güçlenmesi için net ve somut destekler verirler. Siz biz diye bir olay yok; hepimizin tek derdi var rekabetçi olmak istiyoruz. Bizim önümüzün serbestçe açılmasını, neyle muhatap olduğumuzun, sorumluluklarımızın bilinmesini istiyoruz. Nasıl destekleneceğimiz konusunun tam olarak bilinmesini istiyoruz.” dedi.  

ÖTV’nin indirilmesini de isteyen Nuhoğlu konuşmasını şöyle sürdürdü; “Bizim önümüzdeki engellerin kaldırılması ülkenin önündeki engellerin kaldırılması ve ülkenin gelişmesinin sağlanmasıdır. Bunları yapmadan yapılan bütün tartışmalar problemi tam olarak teşhis edemediğimiz sonucunda içinde bulunduğumuz ekonomik durumunun getirdiği noktadır. Zor durumdayız; satın alma maliyetlerimizin düşürülmesi lazım.”

“Gördüm ki, yurt içi ve uluslararası taşımacılık yapanlar birbirlerinden ayrı gitmenin acısını yaşamışlar”

UND Başkanı Dinçşahin’in konuşmasına atıfta da bulunan Nuhoğlu;  “Konuşmasında mesleğe giriş için getirilen üç şartın ikisinin zaten uygulanmadığını üçüncüsünün de yanlış anlaşıldığını söyledi; mali yeterliliği kişi devlete ödeyeceği para olarak algıladı. Kasım ayında Alman otobanlarında geçişlere % 40 zam geldi; ama Alman nakliyecileri dahil herkes isyan etti. Bunun üzerine devlet Alman nakliyecisine döndü dedi ki; “Biz % 40 zam yapmakla 600 milyon Euro ekstra gelir elde ettik. 600 milyon Euro geliri direk size veremeyiz; gelin size bunu eğitim planlayın, örgütlerinizle gelişim programları yapın ve bu parayı size aktaralım.” İşte gelişmiş toplumlarda rekabetçilik bunun üzerine oturuyor. Gelişmiş toplumlarda rekabet bireyin güçlenmesine odaklanıyor; böylece güçlü kurumlar oluşur. Gelişmiş toplumlarda kararlar kamu ve sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte verilir. Yurt içi taşımacılar ve uluslararası taşımacılar ayrı kalmanın veya sorunları paylaşmamanın acısını çektiğimizi görüyorum; derdimizi Ankara’ya anlatamıyoruz ve içine düştüğümüz durumdan ötürü birbirimizi suçluyoruz. Bunların tespitleri yapılıp mutlaka çözülmek zorunda.”

Hüseyin Yılmaz; “Kooperatifler, kanunu ve yönetmeliği iyi anlasın; Bakanlık olarak kimsenin karşısında değiliz…”

Protokol konuşmalarının ardından öğle yemeği arası verildi; yemek arasından sonra toplantı panellerle devam etti.  İlk panelist Kara Ulaştırması Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Yılmaz sözlerine kendilerine getirilen eleştirileri yanıtlayarak başladı; “Uzun yıllardır başı boş olup kendi halinde devam eden sektör bizim dönemimizle beraber yasalarla düzenlendi. 4925 sayılı kanun devreye girdi ve kanunda iki defa düzenleme yoluna gidildi. Bu iş masa başında sizlerden alınan görüşlerle oluşturuldu. Zaman zaman uygulamaları izledikçe şunu anladık ki; kanun güzel oluşturulmuş. Bize ters düşen fazla tarafı olmadığını gördük; bu işi tam rayına oturtmak için mücadele ediyoruz. Sektörden gelen görüşleri dikkate alarak yönetmeliği yeniden düzenleyip yayınlayacağız.”

Kooperatiflerin eleştirilerini ise Yılmaz şöyle yanıtladı; “ Kooperatifler, kanunu ve yönetmeliği iyi anlasın; Bakanlık olarak kimsenin karşısında değiliz; kimsenin işini engellemek gibi bir görevimiz yok sadece piyasayı düzenleyip bir başkasının işini haksız yere yapmamak için bir düzenleme yapıyoruz. Bakanlığımızca içinde bulunulan kriz ortamına ilişkin çeşitli tedbirleri aldı; denetimler konusunda eksikliklerimizi biliyoruz; ancak denetimlerin daha etkin ve verimli olması için gerçekten kadroya ve personele ihtiyacımız var. Araç muayene istasyonları bizim açımızdan bir övünç kaynağıdır ve hiç olmadığı kadar iyi ve etkin bir denetim yapılıyor. Bunların standartlarını biraz yumuşattık; ilk çıktığı gibi değil. Tabi ki bir ölçüsü olacak. Uluslararası taşımacıların kota sıkıntıları bir hayli fazla; bununla ilgili uluslararası platformlarda elimizden geleni yapıyoruz.”

 “Kapasite üzerinde alınan her bir kilogram yükün, diğer bir taşımacının taşıması gereken yük olduğunu unutmayınız..!”

Denetimlerle ilgili istatistiki bilgiler veren Yılmaz bu konuda ellerinden geleni yaptıklarını ve meclis komisyonunda bu konuyla ilgili bir yasa tasarısının görüşüldüğünü söyledi.

Yılmaz; “Kapasite üzerinde alınan her bir kilogram yükün, diğer bir taşımacının taşıması gereken yük olduğunu unutmayınız..!” diyerek ağırlık ve boyut denetimlerinin önemini vurguladı.

Hüseyin Yılmaz; “Araç muayene istasyonlarının modernizasyonu projesi, ülkemizdeki trafik kaza sayılarının azaltılmasında önemli rol oynayacaktır” diyerek araç muayeneleriyle ilgili ayrıntılı bilgi verdi; Bakanlığın denetiminde olan bu istasyonlardan bir personel değiştirilirken bile kendilerine bildirildiğini kaydetti.

Uluslararası son durumlarla ilgili ayrıntılı bilgi veren Yılmaz sektör mağdurlarına verilen desteği söyleyerek konuşmasını tamamladı.

Mehmet Özkan; “Kullanmakta olduğunuz takografları yasa yürürlüğe girdikten sonra size % 50’ye varan bir indirimle değiştirme imkanının sözünü biz takograf üreticilerinden aldık”

Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Ölçüler Standartlar Genel Müdürü Yardımcısı Mehmet Özkan; “Yakın gelecekte takografla ilgili düzenlemeler yapılacak.”  Müjdesiyle başladığı konuşmasını şöyle sürdürdü; “Takograf ulusal ve uluslararası boyutuyla incelenmeli; biz sektörü bütün olarak ele alıyoruz. Cihazı satan ve üreten kişi tüm yükümlülüklerini yerine getirerek müşteriye satmalı; dolayısıyla yasa daha çok üreticileri ilgilendiriyor. Hala kullanmakta olduğunuz takografları yasa yürürlüğe girdikten sonra size % 50’ye varan bir indirimle değiştirme imkanının sözünü biz takograf üreticilerinden aldık.”

Takografla ilgili yetkilendirilecek servislerin çalışmasının da son aşamaya geldiğini söyledi.

Kemal Oktar; “Hurdaya ayırma işlemleri motorlu taşıtlar vergi affı getirilmediği için bir ayağı eksik kalmıştı.”

Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Şube Müdürü Kemal Oktar; “Hurdaya ayırma işlemleri motorlu taşıtlar vergi affı getirilmediği için bir ayağı eksik kalmıştı.” dedi. Bu konuda yapılan çalışmalarla ilgili ayrıntılı bilgi verdi.

Temel Akkuş; “Uluslararası taşıma yapanlar süre aşımından dolayı cezai mağduriyetlerine ilişkin taleplerle ilgili çok sık bize başvuruyorlar”

Gümrük Müsteşarlığı Sakarya Gümrük Müdür Vekili Temel Akkuş ise, UND’nin yabancı plakalı araçların Türkiye’de dahili taşıma yaptıklarını öne sürdüğünü,  bunun doğru olduğunu düşünemediğini ifade etti. Akkuş; “Bunun cezası ve maliyeti var.” dedi.

Temel Akkuş sözlerini  “Uluslararası taşıma yapanlar süre aşımından dolayı cezai mağduriyetlerine ilişkin taleplerle ilgili çok sık bize başvuruyorlar.” diyerek tamamladı.

Transit geçiş güzergahı sorumluluk alanı ile ilgili bilgi veren Sakarya Bölge Trafik Denetleme Şube Müdürü Mustafa Ayancı;  “Emniyetin,    İçişleri Bakanlığımız tarafından Türkiye genelinde 01.01.2008 tarihinden itibaren uygulamaya konulan  “Trafik Güvenliğinde Yeni Açılımlar, Hedefler ve Çözüm Projeleri” kapsamında yürütülen çalışmalar sonucunda; Karayollarında trafik düzenini sağlamak, trafik kazaları ve sonucundaki ölüm yaralanma ve maddi kayıpları azaltmaya yönelik önlemleri belirlemek ve uygulamak, yol kullanıcılarını trafik kuralları ve karşılaşabilecekleri riskler konusunda bilgilendirmek ve bilinçlendirmek hedeflenmiştir. Son iki yılda ilimiz dahilinde ölüm ve yaralanma ile sonuçlanan trafik kazalarında; kamyon, çekici ve tankerden oluşan ağır taşıtların kazaya karışma oranının şehirlerarası karayollarında % 8, şehir içinde % 5 olduğu ve toplam ölümlerin şehirlerarası karayollarında % 28’inin, şehir içinde ise % 33’ünün bu araçların karıştığı kazalarda meydana geldiği tespit edilmiştir.” dedi.

Ağır vasıta kazaları ile ilgili istatistiki bilgi veren Ayancı kazaların nedenlerini de hatalı sollama, yorgunluk,  seyir halindeyken cep telefonu kullanımı trafik işaret ve levhalarına uymamak olarak açıkladı.

Ayancı; “Trafik kazaları kaderin değil, ihmalin sonucudur. Hız olmazsa ölüm olmaz. Lütfen emniyet kemeri takalım.” Uyarılarıyla sunumunu noktaladı.

Panelin sonunda Nizamettin Karadağ motorlu taşıyıcılar kooperatiflerinin yeterince dinlenmediği ve bireysel taşımacılığının desteklenmediği konusunda Ulaştırma yetkilisinden yorum istedi.

Yetki belgesiz taşıma yapmanın cezası 2.000 TL’ye düşecek

Kara Ulaştırma Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Yılmaz; Kooperatiflere ayrı bir yer verilmiyor; ticaret yaptıkları takdirde ticaret odalarıyla eşit tutuluyor. Tüccardan en istiyorsak kooperatiflerden de onu istiyoruz. Şura toplantılarına taşıma derneklerinden, üniversitelerden, imalatçılardan çağırdık. Şura toplantılarına dernekler ve katılımcılar gerekli ilgiyi göstermediler. Bireysel taşımacı bizim için hedef değildir; arzumuz az sayıda firma kaliteli hizmettir.  Hüseyin Yılmaz ayrıca yetki belgesiz taşıma yapanların cezalarının 2.000 TL’ye indirilmesi üzerinde çalışma olduğunu belirtti.

Takograf cihazının içine ağırlık ve boyutla ilgili bir unsurun eklenip eklenmemesi unsuru araştırıldı mı? Sorusunu ise Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Ölçüler Standartlar Genel Müdürü Yardımcısı Mehmet Özkan “Ölçülen şey hız ve ağırlık; ikisinin bir arada ölçüldüğünü şu an için görmedim. Olabilir mi olabilir; ama maliyeti var. Her imalat aynı zamanda maliyeti de ön plana almak durumunda.” diye cevaplandırdı.

Kooperatif yetkilileri tarafından toplantıların sıklıkla tekrarlanması çağrısı yapıldı. Toplantıdan UND ve kooperatiflerin bir araya gelip sorunlarını ve isteklerini yapacakları toplantılarla belirleyip bakanlığa isteklerini topluca iletmeleri sonucu çıktı.

Ayrıca toplantıda plaka tahdidi konulmasının mümkün olamayacağı ve sektöre yeni girişlerin zorlaştırılacağı da belirtildi.

Sponsorların yaptığı hediye çekilişin ardından toplantı sona erdi.

 
Sakarya ve Düzce'deki Kooperatiflerden Mesaj
 
KAMYONUM DERGİSİ CANLA BAŞLA YOLA DEVAM DERKEN; SEKTÖR HAREKETLENİYOR
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Nuray PEKCAN
Çözüm?
kamyonum,applicasyon,play store,cepte
  YAZARLAR
Av. Bilun ELMACIOĞLU
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU “KVKK” VE GETİRDİKLERİ
Nizamettin KARADAĞ
NİHAYET KARAYOLLARI YANMAYA BAŞLADI
Emre ELDENER
DÖVİZ KURUNDAKİ DALGALANMALAR
Doç. Dr. Onur DİKMENLİ
BİLMİ-YORUM!
  ÇOK OKUNANLAR
  FACEBOOK'TA KAMYONUM
  ANKET
     
 
Taşımacılık sektöründe çözüme kavuşturulması gereken en büyük problem nedir?

Çalışma sürelerine ilişkin sadece şoförün sorumlu tutulması (Takograf ve cezalar)
Komisyonların yüksek tutulması
Taşıma ücretlerinin düşük olması (Ton/km uygulaması)
Emeklilik sürelerinin uzun olması
Sınır kapılarında yaşanan sorunlar
Vergi oranlarının yüksek olması

Sonuçlar
 
     
 
  •Künye
  •İletişim
  •Reklam
  •Sitene Ekle
 
 
Ihale
Gündem
Haberler
Teslimat
Deniz Taşımacılığı
Lojistik
English
Aku
Lastik
 
 
Ağır Vasıtalarda Yeni Modeller
Hafif Ticarilerde Yeni Modeller
Özel Tasarım Araçlar
Modifiye Kamyonlar
Treyler Galeri
Üstyapı Galeri
Otobüslerde Yeni Modeller
Kamyon Magazin
Güzeller
 
 
Yeni Araç Tanıtımları
Test Sürüşleri - Kamyon
Test Sürüşleri - Hafif Ticari
Kamyon Yarışları
Monster Truck Yarışları
Kamyon Simülatörleri
Otobüs Simülatörleri
Yeni Teknolojiler
Kamyon Magazin
 
 
fahrer
lkw
kamyonum
türkiye
sondakika
kamyoncu
truck
src
treyler