GÜNDEMHABERLERTESLİMATDENİZ TAŞIMACILIĞI FOTO GALERİ VİDEO GALERİ YAZARLAR
Menü Arama Facebook Twitter
kamyonum dergisi, youtube kanal, kooperatif,
Karabük - Gerede Karayolu Trafiğe Kapandı!
Karabük - Gerede Karayolu Trafiğe Kapandı!
Bolu’da, Kar Yağışı Nedeniyle Yaşanan Kazalar D-100 Karayolunu Kapattı!
Bolu’da, Kar Yağışı Nedeniyle Yaşanan Kazalar D-100 Karayolunu Kapattı!
Zagrebtrans Relies on UltralightCombi Semi-trailer Combination From

Zagrebtrans Relies on UltralightCombi Semi-trailer Combination From

1 2 3 4 5 6
18 Eylül 2007 Salı - 00:00

Blok Muafiyeti Tebliği İle Rekabet Kızışacak Mı?

Blok Muafiyeti Tebliği İle Rekabet Kızışacak Mı?

Blok Muafiyet Tebliği… Yani birden fazla markanın aynı satış noktasında satılabilmesini sağlayan, yetkili servislerde farklı markalara hizmet vermenin önünü açan tebliğ. 1 Ocak 2006’da yürürlüğe giren “Motorlu Taşıtlar Sektöründeki Dikey Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemlere İlişkin Yeni Grup Muafiyet Tebliği” kamuoyunda bilinen adıyla “Blok Muafiyeti” 1 Ocak 2007 tarihinden itibaren işlerlik kazandı.

Avrupa’da uzun yıllardır uygulanan düzenlemenin Türkiye’de de uygulanmaya başlamasıyla otomotiv perakendeciliği köklü değişimlerin yaşanacağı farklı bir döneme giriyor. Tebliğ; satış, satış sonrası, servis gibi ana konularda üreticiler, distribütör/ ithalatçılar, satıcılar, yedek parça üreticileri, servis istasyonları ve tamircileri gibi tüm tarafların iş yapış şeklini yeniden tarif ederek düzenliyor. Son yıllarda ekonominin lokomotifi haline gelen otomotiv sektörüne büyük bir ivme kazandıran bu uygulamayla showroomlar da farklı marka araçlar sergilenebiliyor, özel bağımsız servisler de garanti kapsamında servis hizmeti verebiliyor. Böylece tüketicinin alım süreci kolaylaşırken, servis ve yedek parça hizmetleri de rahatça ve daha iyi koşullarda elde edilebiliyor. Üretici yönünden bakıldığında ise maliyet azalıyor. Yani bu kanun tüketiciye geniş seçim şansı sağlıyor. Öte yandan otomotiv firmalarını ise global ortaklıkları bulunan markalarını devreye sokma yönünde harekete geçirirken, yedek parça satıcılarının da iş hacmini hatırı sayılır bir biçimde arttırıyor.

Biz de bu sayımız da otomotiv sektörünü bu kadar yakından ilgilendiren “Blok Muafiyeti” konusunu Rekabet Kurulu üyesi ve Başkan Vekili Tuncay Songör ile konuştuk…

2005/4 sayılı Tebliğ niçin çıkarıldı? Böyle bir düzenlemeye ihtiyaç var mıydı?

Dilerseniz ben size öncelikle biz niçin grup muafiyeti tebliğleri çıkarıyoruz onu anlatayım. Biliyorsunuz 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaları yasaklamaktadır. Ancak bazı anlaşmalar rekabeti kısıtlamalarının yanında yararlı sonuçlar da ortaya çıkarmaktadır. Nitekim Kanunumuzun 5. maddesi, bir takım koşulları saymış ve bunları taşıyan anlaşmalara Kanun’un 4. maddesindeki yasağın uygulanmamasını muafiyet sistemi ile öngörmüştür. Yani muafiyet Kanun’un 4. maddesinin uygulanmaması anlamına gelmektedir. Muafiyet koşullarını taşıyan anlaşmalara bunları tek tek değerlendirilerek izin vermenin yol açacağı zaman kaybı nedeniyle, Kanunumuz belirli anlaşma türlerine grup olarak muafiyet tanınmasına da olanak tanımıştır. İşte grup muafiyeti tebliğlerimiz bu imkİ¢n çerçevesinde, anlaşmalara muafiyet tanınmasının koşullarının belirlenmesi anlamını taşımaktadır. Rekabet Kurulu olarak Kanun’un 5. maddesindeki yetkiyi kullanmak suretiyle bugüne kadar tüm sektörleri kapsayıcı nitelikte 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği ile 2003/2 sayılı Araştırma Geliştirme Anlaşmalarına İlişkin Tebliği çıkarmış bulunmaktayız ve halen hazırlık çalışmaları devam eden başka tebliğ taslaklarımız da mevcuttur.

Buradan 2005/4 sayılı Tebliğ’e gelecek olursak hemen belirteyim ki motorlu taşıtlar sektöründe yapılan anlaşmalara muafiyet tanıyan 2005/4 sayılı Tebliğ yeni bir uygulama değildir. Bizim otomotiv sektörü için çıkardığımız ilk düzenleme 1998/3 sayılı Tebliğdir ve 2005/4 sayılı Tebliğ onun yerine geçmek üzere çıkarılmıştır. 1998/3 sayılı Tebliğ yaklaşık 6 yıl yürürlükte kalmıştır ve bu sürede bazı aksaklıklar tespit edilmiştir. Bu tespitler doğrultusunda;

·         sağlayıcılara dağıtım ve servis ağını oluşturmakta esneklik sağlayan,

·         yetkili satıcı ve servislerin sağlayıcı karşısındaki konumunu güçlendiren,

·         yedek parça üreticilerinin rekabete dahil olmalarını sağlayan

·         bağımsız tamircilerin bakım-onarım hizmetlerine ilişkin teknik bilgi, teçhizat ve teşhis cihazlarına erişiminin kolaylaştırılması yoluyla tüketicilere alternatif oluşturmalarının önünü açan,

Yeni bir düzenlemeye ihtiyaç duyulmuş ve böylece 2005/4 sayılı Tebliğ Kurulumuzca kabul edilmiştir.

O halde sorumuzu 2005/4 sayılı Tebliğin ne zaman yürürlüğe girdiği şeklinde soralım.

2005/4 sayılı Tebliğ 1 Ocak 2006 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Ancak 1998/3 sayılı Tebliğ ve 2002/2 sayılı Tebliğ kapsamında grup muafiyetinden yararlanan anlaşmaların uyumlu hale getirilmesi için bir yıllık bir geçiş süresi tanımıştır. Bu geçiş süresi 31 Aralık 2006 tarihinde sona ermiştir ve o günden bu yana Tebliğimiz tüm hükümleriyle yürürlüktedir. Burada Tebliğ kapsamına giren anlaşmaların Tebliğe uygun olarak düzenlenmesi halinde Kurulumuza bildiriminin zorunlu olmadığını belirteyim. Ancak teşebbüsler durumlarından emin değillerse bildirimlerinin önünde bir engel de bulunmamaktadır.

Araç Satışı Ve Yedek Parça Tebliğ Kapsamında Yer Alıyor…

2005/4 sayılı Tebliğin kapsamına ne tür anlaşmalar girmektedir?

Motorlu taşıtlar sektöründe yapılan her türlü dikey anlaşma Tebliğ kapsamındadır. Bunlar arasında yetkili satıcılık ve yetkili servis anlaşmaları başta gelmektedir. Ancak bunların yanında yedek parça üreticileri ile araç üreticileri, yetkili ve özel servisler ve yedek parça satıcıları arasında yapılan anlaşmaların da Tebliğ kapsamında olduğunu hatırlatalım. 

Peki ürün olarak Tebliğ neleri kapsıyor?

Araç satışı ve yedek parçalarını kapsamaktadır. Yedek parça dediğimizde ise aracın üzerine takılan her türlü parça akla gelmektedir ki, bunlara madeni yağlar da dahildir. Aslında yedek parça bakımından belirleyici unsurun parçanın aracın montajı sırasında konulması olduğu söylenebilir. Ancak aksesuar olarak nitelendirilen parçalara ilişkin anlaşmalar 2005/4 sayılı Tebliğ kapsamına girmemektedir. Biraz önce söylediğim gibi bizim 2002/2 sayılı genel bir Tebliğimiz daha var ve aksesuara ilişkin anlaşmaların bu Tebliğ’in sağladığı grup muafiyetinden yararlanma imkanı mevcuttur.

Birden Fazla Marka Aracın Satışını Yapabilecek olan Yetkili Satıcılar Artık Başka Yerlerde de Şube Açabilecek…

Biraz önce 1998/3 sayılı Tebliğ’in eksikliklerinden bahsederken çok markalığa değindiniz. 2005/4 sayılı Tebliğ bu konuda neler getiriyor?

Tebliğin ana hedefleri arasında yer alan çok markalılık hem yetkili satıcıların birden fazla markanın dağıtıcılığını yapabilmeleri hem de yetkili servislerin birden fazla markanın aracına bakım-onarım hizmetleri verebilmeleri anlamına gelmektedir. Yeterli alana sahip olan yetkili satıcılar birden fazla marka aracın satışını yapabileceklerdir. Ayrıca bundan böyle bir markaya bağlı olarak faaliyet gösteren yetkili servisler, dilerlerse sağlayıcılar tarafından getirilen koşulları sağlamak kaydıyla başka marka araçlar için yetkili servis olarak hizmet verebilecekleri gibi yetki almaksızın diğer markalar için bağımsız tamirci olarak da faaliyet gösterebileceklerdir.

Yetkili satıcıların artık başka yerlerde şube açabileceklerini duyuyoruz. Bu konuyu biraz açabilir misiniz?

Seçici dağıtım sisteminin benimsenmiş olması halinde, otomobil ve hafif ticari araç satıcıları başka yerlerde de ek satış ve sunum yerleri açabileceklerdir. Bu yerleri açmak araç sağlayıcısının onayına bağlı değildir, ancak açılacak yerdeki bayilik standartlarının karşılanması gerekmektedir. Ancak ağır ticari araçların yetkili satıcılarına ek satış yeri açma hakkı tanınmamıştır. Çünkü bu tür araçların müşterileri araç alacakları zaman zaten farklı yetkili satıcılara çok daha rahat şekilde ulaşabilmektedirler.

Ek satış ve sunum yerine ilişkin bu düzenlemenin sadece araç satışı bakımından değil, bakım-onarım hizmetleri bakımından da geçerli olduğunu hatırlatayım. Bu ne demektir peki? Bu yetkili servislerin diledikleri yerlerde ek servis noktası açabileceği anlamına gelmektedir. Önemli bir nokta olarak ağır ticari araçların yetkili servislerinin de ek satış yerleri açabileceklerini vurgulayalım.

Ülkemizde çok sayıda tamirci var ve bunlar giderek pazar dışına itiliyorlar. Tebliğ bunlar için herhangi bir düzenleme getiriyor mu?

Biz Türkiye’de özellikle satış sonrası hizmetler olarak adlandırdığımız bakım-onarım hizmetlerinde rekabetin eksik olduğunun farkındayız ve bunun artması için bazı önlemleri Tebliğ ile aldık. Bizim Tebliğimizde tamirciler özel servisler olarak kabul edilmektedir ve onlar için de bazı haklar getirilmiştir. Örneğin özel servislere araçlara bakım-onarım hizmeti verebilmek için gerekli olan teknik bilgiye erişim hakkı tanınmıştır ki bu hak tamircilerin özellikle yeni modellerin nasıl tamir edileceğini öğrenmeleri bakımından son derece önemlidir. Ayrıca tamircilerin yedek parçaları yetkili servislerden elde edebilmelerini güvenceye almaya yönelik hükümler de Tebliğimizde yer almaktadır.

Buraya kadar Tebliğ’in neler getirmiş olduğunu kısaca gördük ama tüketicilerin ne şekilde yararlanacaklarına ilişkin somut bir şeyler söylemek mümkün müdür?

Tüketiciler Tebliğ’in getirdiği başta çok markalılık, ek satış-sunum ve servis yeri gibi düzenlemelerden yararlanacaklardır. Burada tüketicilerin sadece gerçek kişiler olarak algılanmaması gerektiğinin altını çizelim. Bizim açımızdan kamu kurum ve kuruluşları, fabrikalar, işletmeler, kooperatifler kısaca bir aracı nihai kullanıcı olarak alanlar tüketici olarak kabul edilmektedir.

 
Daha Az Çevre Kirliliği ve Daha Çok Verim İçin Gerekli Norm EURO 5
 
İhraç Eşyası Taşıyan Türk Plakalı Araçlar Çıkış Kapısı Değişikliği Yapabilecek
YORUMLAR
 Onay bekleyen yorum yok.

Küfür, hakaret içeren; dil, din, ırk ayrımı yapan; yasalara aykırı ifade ve beyanda bulunan ve tamamı büyük harflerle yazılan yorumlar yayınlanmayacaktır.
Neleri kabul ediyorum: IP adresimin kaydedileceğini, adli makamlarca istenmesi durumunda ip adresimin yetkililerle paylaşılacağını, yazılan yorumların sorumluluğunun tarafıma ait olduğunu, yazımın, yetkililerce, fikrim sorulmaksızın yayından kaldırılabileceğini bu siteye girdiğim andan itibaren kabul etmiş sayılırım.
 

Bu haber henüz yorumlanmamış...

FACEBOOK YORUM
Yorumlarınızı Facebook hesabınız üzerinden yapın hemen onaylansın...
KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER
Nuray PEKCAN
“KOOPERATİFLERİ BİTİRMEYE ÇALIŞIYORLAR!”
kamyonum,applicasyon,play store,cepte
  YAZARLAR
Av. Bilun ELMACIOĞLU
KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU “KVKK” VE GETİRDİKLERİ
Nizamettin KARADAĞ
NİHAYET KARAYOLLARI YANMAYA BAŞLADI
Emre ELDENER
DÖVİZ KURUNDAKİ DALGALANMALAR
Doç. Dr. Onur DİKMENLİ
BİLMİ-YORUM!
  ÇOK OKUNANLAR
  FACEBOOK'TA KAMYONUM
  ANKET
     
 
Taşımacılık sektöründe çözüme kavuşturulması gereken en büyük problem nedir?

Çalışma sürelerine ilişkin sadece şoförün sorumlu tutulması (Takograf ve cezalar)
Komisyonların yüksek tutulması
Taşıma ücretlerinin düşük olması (Ton/km uygulaması)
Emeklilik sürelerinin uzun olması
Sınır kapılarında yaşanan sorunlar
Vergi oranlarının yüksek olması

Sonuçlar
 
     
 
  •Künye
  •İletişim
  •Reklam
  •Sitene Ekle
 
 
Ihale
Gündem
Haberler
Teslimat
Deniz Taşımacılığı
Lojistik
English
Aku
Lastik
 
 
Ağır Vasıtalarda Yeni Modeller
Hafif Ticarilerde Yeni Modeller
Özel Tasarım Araçlar
Modifiye Kamyonlar
Treyler Galeri
Üstyapı Galeri
Otobüslerde Yeni Modeller
Kamyon Magazin
Güzeller
 
 
Yeni Araç Tanıtımları
Test Sürüşleri - Kamyon
Test Sürüşleri - Hafif Ticari
Kamyon Yarışları
Monster Truck Yarışları
Kamyon Simülatörleri
Otobüs Simülatörleri
Yeni Teknolojiler
Kamyon Magazin
 
 
kamyonum
sondakika
lkw
kamyoncu
Kamyon
şoför
fahrer
src
türkiye